3. Hukuk Dairesi 2018/6812 E. , 2018/11006 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 04.04.2007 tarihinde davalı adına kaçak su tutanağı tutulduğunu, bu tut…
**3. Hukuk Dairesi 2018/6812 E. , 2018/11006 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 04.04.2007 tarihinde davalı adına kaçak su tutanağı tutulduğunu, bu tutanağa istinaden (davalıdan vergi kaydı, ikametgah ilmuhaberi, kira kontratı vb. evraklar alınmak suretiyle) davalı adına re'sen abonelik yapıldığını, dava konusu borçlardan sorumlu olduğunu, ayrıca davalının vergi kaydından, davaya konu yeri bu faturaların tahakkuk ettiği dönemde işlettiğinin anlaşılmakta olduğunu, bu sebeple davalının, suyun bedelinden fiili kullanıcı olarak sorumlu olduğunu ve davalının borcu ödemediğini, toplam 3.531,53 TL alacağın (asıl alacak kısmına dava tarihinden itibaren İSKİ Tarifeler Yönetmeliği gereği işleyecek gecikme cezası ile birlikte) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; kaçak su tutanağı tutulan adreste 22.01.2007 tarihte işe başladığını ve 01.02.2007 tarihinde işi bıraktığını, vergi dairesine bildirdiğini, davaya dayanak teşkil eden ve borcu doğuracak sözleşmeyi ve üzerindeki imzayı kabul etmediğini, borçlardan sorumlu tutulmasına neden olan kira sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını, sözleşmeyi kabul etmediğini, bu nedenle davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacı kira kontratını inkar etse bile, vergi dairesinde, bu yerin işyeri adresi olarak belirlendiği gibi, kontratta bildirilen tarihte orada kiracı olduğu vergi dairesi yazısından belli olduğu, dinlenen tanıkların, işyerini kullananın davalı olduğunu belirttiğini, davalı vekilinin, müvekkilinin o yerde kiracı değil, çalışan olduğunu iddia ettiğini belirtilerek, icra takip dosyasına davalının yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, inkar tazminat talebinin ise reddine, karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-) Davacının temyiz itirazları bakımından, Davacı tarafından, 21.07.2016 tarihli temyize cevap dilekçesi ile birlikte hüküm temyiz edilmiş ise de; dilekçenin HUMK'nun 433.maddesin de öngörülen 10 günlük cevap süresi içerisinde temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırılmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine, karar vermek gerekmiştir. 2-) Davalının temyizi itirazları bakımından,