(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13813 E. , 2008/15410 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 6.9.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal birleşen davalarda davacılar ... ve ... tarafından verilen 16.10.2006 tarihli dilekçeler ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleşen davaların reddine dair verilen 16.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı/davacı …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13813 E. , 2008/15410 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 6.9.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal birleşen davalarda davacılar ... ve ... tarafından verilen 16.10.2006 tarihli dilekçeler ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleşen davaların reddine dair verilen 16.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı/davacı ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, adına kayıtlı 654 parsel numaralı taşınmaza bina yapmak ve ağaç dikmek suretiyle elatan davalıların müdahelesinin önlenerek yapıların yıkılması isteğinde bulunmuştur. Davalılar birleştirilen dosyalarda açmış oldukları davalarda; yapıların iyiniyetli olarak inşa edildiği gibi bina değerinin arazi değerinden fazla olduğunu belirterek TMK.nun 724. ve devamı maddeleri gereğince tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece davanın kabulüne, birleştirilen davaların reddine karar verilmiş olup hüküm davalılar-davacılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir. 2-Dava, elatmanın önlenmesi ve kal, birleştirilen davalar ise temliken tescil isteğine ilişkindir. Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanununun 684. ve 718.maddeleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi Türk Medeni Kanununun 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Konunun bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir. Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde bina sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, taşınmaza sonradan malik olan kişiye karşı da bu kişisel hak ancak bina sahibini bu haktan mahrum bırakmak amacıyla arsa sahibi ile el ve işbirliği içinde olduğu iddiasıyla ileri sürülebilir. Malzeme sahibinin Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır;