11. Hukuk Dairesi 2013/8558 E. , 2013/22133 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2013 tarih ve 2013/182-2013/405 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2013/8558 E. , 2013/22133 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2013 tarih ve 2013/182-2013/405 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...tarafından ciro edilen davalı bankanın Yenişehir Şubesi'ne ait, 6.750 TL değerinde garantili çeki davalı bankaya ibraz ettiğini, ancak davalı tarafından çek üzerinde yer alan imzanın hesap sahibine ait olmadığı gerekçesiyle herhangi bir işlem yapılamadığının çekin arkasına şerh edildiğini, müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 6.750 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, çek üzerindeki imzanın keşideciye ait olmadığını, bu nedenle yasal unsurları taşımadığını, müvekkilinin bedelini ödemekten imtina edebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, çek üzerindeki imzanın keşideciye ait olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, muhatap banka tarafından garanti edilen çek bedelinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin uyulan bozma kararında çekteki imzanın keşideciye ait olup olmadığı incelenmeden davanın kabulüne karar verildiği, oysa bankanın basiretli bir tacir gibi hareket ederek gerekli dikkat ve özeni göstermesi, tereddüt halinde çeki uzman kişilere inceletmesi gerektiği hususlarına işaret edilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmakla, usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu itibarla, mahkemece imza incelemesi yaptırılması, davacı tarafça ölüm kaydının 03.04.2009 tarihinde düşüldüğü iddia edilmekte olup, davaya konu 17.03.2008 tarihli çekin keşidecisinin 18.09.2000 tarihinde ölümüne ilişkin kaydın ne zaman tescil edildiğinin tespit edilmesi ve dosya arasındaki diğer deliller de değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın bozma ilamı gereği yerine getirilmeden reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.