İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..." markasıyla insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler, beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler, parfümeri, parlatma ve …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1187 KARAR NO : 2025/1660 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 07/04/2023 NUMARASI : 2022/106 E. - 2023/113 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..." markasıyla insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler, beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler, parfümeri, parlatma ve bakım ürünleri gibi alanlarda Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescilli şekilde faaliyet gösterdiğini, ... markalarının sahibi sıfatını haiz olduğunu ve piyasada oldukça yüksek bir bilinirliği olduğunu, davalıya ait https://www...com.tr/ URL bağlantılı internet sitesi incelendiğinde, davacıya ait "..." markasıyla neredeyse aynı sayılacak şekilde logo, renk ve tasarım kullanıldığının tespit edildiğini, "..." markası ile bahsi geçen internet sitenizdeki logo karşılaştırıldığında, kelime benzerliğinin yanı sıra yazı fontu ile renk tonunun dahi ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gösterdiğinin görüldüğünü, davalının faaliyet alanları ile müvekkilinin faaliyet alanlarının benzer olduğunu, davalıya haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz niteliğindeki eylemlerine son vermesi için ihtarname gönderildiğini, ancak taleplerinin yerine getirilmediğini, davacının ... esas unsurlu birden çok tescilli markası bulunmaktayken, davalının marka başvurusunun 07.10.2021 tarihli olduğunu, davacı tarafından marka başvurusuna itiraz edildiğini, markanın tescil edilip edilmeyeceğinin dahi müphem olduğu belirtilmiş ve davalının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerinin tespiti ile men’ine ve davalının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil eden fiilleri nedeniyle müvekkilin uğradığı zarara karşılık olmak üzere, şimdilik 15.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili ... Hayvanlar Turizm Gıda İthalat San. Tic. Ltd. Şti.’nin uzun yıllardır her türlü canlı hayvanı toptan ve perakende almak, satmak, ithalatını ve ihracatını yapmak, besicilik ve hayvan üretimi, yetiştiriciliği yapmak, her türlü kedi, köpek, balık, kuş, kaplumbağa, iguana ve sürüngenler, kemirgenler, hamster, papağan, tatlı su balığı, tuzlu su balığı, deniz bitkileri, tatlı su bitkileri, tuzlu su bitkileri, tatlı su canlıları, tuzlu su canlıları, hayvan konserveleri, kedi ve köpek kuru mamaları ve yaş mamaları, kedi kumları oyuncakları ve ödül krakerleri gibi tüm evcil ve evcil olmayan hayvanları yetiştirmek, çoğaltmak, her türlü evcil ve evcil olmayan hayvanlarla ilgili hayvan yemi, aksesuarları, kuş kafesi ve tüm ihtiyaçlarını, muhteva eden emtia ve mamulleri toptan ve perakende olarak alıp satmak, akvaryum süs ve aksesuarlarını toptan ve perakende olarak alım satım, ithalat ve ihracatını yapmak gibi alanlarda Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmiş şekilde faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin 2011 yılından bu yana tescilli markaları ile sektörde hizmet verdiğini, Türkiye çapında geniş hizmet ağı ile de tanınırlığa sahip olduğunu, markayı ilk kullanan gerçek hak sahibi olduğunu, "..." esas unsurlu markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, davacı tarafından "..." isimli markanın aktif olarak kullanılmadığını, davacının gayesinin, bir marka hakkını elinde tutmak, şantaj yapabilmek, sebepsiz zenginleşme gayesi içinde hareket ederek hakkı olmayan maddi bir menfaat sağlamak olduğunu, davacı tarafından kullanımları dahi tespit edilemeyen markanın davaya konu edilmesinin mümkün olmadığını, markalar arasında herhangi bir benzerlik olmadığı halde kötüniyetle iktisap edilmiş davanın reddi yönünde karar tesis edilmesi gerektiğini, somut müvekkillerinin 2009 yılından bu yana hem "..." isimli markayı hem de dava dilekçesinde karşılaştırmaya konu olan logoyu kullandığını, davacı tarafından, dava dilekçesinde mahkemeyi yanıltma kastıyla bir markanın ismiyle bir başka tescil edilmiş markanın logosunu karşılaştırmaya konu ettiğini, somut olayda "..." markasının ilk tescilinin müvekkillerince 2013 yılında sağlandığını, gerçek hak sahipliğinin müvekkilinde olduğunu, açıklanan nedenlerle, öncelikle zamanaşımı ve yetki itirazları göz önünde bulundurularak davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız, dayanaktan yoksun açılmış işbu davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Somut olay bakımından, gerek taraf markalarında yer alan şekillerin ve renk kombinasyonlarının farklılığı, gerekse "..." kelimesinin İngilizce hayvanat bahçesi; "..." kelimesinin Baskça "kara kuş"; Fransızca "kaçık, üşütük" gibi anlamlara gelmesi davalı markasındaki ... kelimesinin İngilizce anlamının bilinirliğinin daha yüksek düzeyde olması nedeniyle bu anlamı itibarı ile de davacı markasından farklı algılanarak akılda kalacak olması ve anlamsal farklılığın bulunması, fonetik olarak kelimelerin farklı okunuşları nedenleri ile taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenimde, bütünsel olarak farklı algılanarak hatırlandıkları, benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Davalının önceye dayalı fiili markasal kullanımlarının farklı şekil, hayvan figürü ve renk ile "..." kelimesi havi olduğu, davalının 2011 yılına dayalı fiili kullanımlarının, faturalarında "pet shop ..." şeklinde yer aldığı, söz konusu markasal kullanımların asli ve ayırdedici unsurunun "..." kelimesi olması sebebiyle markada yer alan şekil, renk ve tertip unsurlarının değişiklik arz etmesinin esaslı olmadığı, özellikle faturalarda yer alan kullanımların davalının güncel ve tecavüze konu markasına benzer kabul edilmesi gerektiği ve davalı lehine müktesep hak oluşturduğu kanaatiyle bilirkişi raporundaki benzer görüşlere iştirak edilmiştir. Marka tecavüzü oluşturmayan davalı kullanımlarının özellikle Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 esas ve 2022/1852 karar sayılı ilamı da nazara alınarak haksız rekabet oluşturmayacağı anlaşılmış ve davacının davasının tümden reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkilinin “...” markasıyla insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler, beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler, parfümeri, parlatma ve bakım ürünleri gibi alanlarda Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescilli şekilde faaliyet gösterdiğini, müvekkili ..., ... ... ... markalarının sahibi olup, bilinir olduğunu, Davalıya ait https://www...com.tr/ URL bağlantılı internet sitesi incelendiğinde, müvekkiline ait “...” markasıyla neredeyse aynı sayılacak şekilde logo, renk ve tasarım kullanıldığının tespit edildiğini, “...” markası ile bahsi geçen internet sitesindeki logo karşılaştırıldığında, kelime benzerliğinin yanı sıra yazı fontu ile renk tonunun dahi ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gösterdiğini, davalının faaliyet alanları ile müvekkilinin faaliyet alanları da benzer olduğunu, -Davalının kullandığı “...” ibaresi ile müvekkilinin “...” ibareli markalarının faaliyet gösterdikleri mal ve hizmet alanlarının oldukça benzer olduğu hususunun bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, eksik ve hatalı inceleme ve değerlendirmeler neticesinde davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı adına tescilli “...” esas unsurlu markalar bulunduğunu, Müvekkilinin faaliyetlerini sürdürdüğü alanda ... markasıyla tanındığını, Davalının markasının fonetik olarak müvekkilinin markasına oldukça benzediğini, davalı, markasının logo tasarımını da müvekkilinin markasının logo tasarımına benzeterek haksız rekabete neden olacak bir adım attığını, Davalı 2016 yılında 44 numaralı Nice sınıfında tescil ettirdiği markasının logosunda harflerin etrafının hayvanlarla çevrili olduğu; benekli beyaz, yeşil, mavi renklerin bulunduğu bir logo tercih ettiğini, davalının, https://www...com.tr/ URL bağlantılı internet sitesinde müvekkilinin markasının logosuyla neredeyse aynı sayılacak bir logo kullanmaya başladığını, bu logoyu kullanarak 2021 yılı sonunda ... markası için bu kez 35 numaralı Nice sınıfında marka başvurusu yaptığını, davalının logo değişikliği yaptığı tarihin müvekkilinin ... markasıyla tanınır hale geldiği zamana tekabül ettiğini, Davalının son başvurusunda markasının logosunu müvekkilinin markasının logosuyla neredeyse aynı olacak şekilde değiştirmesinin, bu şekilde marka başvurusu yapması ve aynı logoyu internet sitesinde de kullanması kötü niyetli tutumunu açıkça ortaya koyduğunu,"..." markası ile müvekkilinin “...” ibareli markaları arasında fonetik ve görsel benzerlik söz konusu olduğunu, kelime benzerliğinin yanı sıra yazı fontu ile renk tonunun dahi ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gösterdiğini, Davaya konu markanın kullanılması haksız rekabete neden olduğu gibi, müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini, markalar arasındaki benzerliğin esinlenmeden ibaret olmadığı ve davaya konu markanın müvekkili adına tescilli markaların logosuyla hem görsel hem de işitsel olarak aynı marka olarak algılanmasına neden olabilecek şekilde tasarlandığını,-ilk derece mahkemesi tarafından, taraflarınca yapılan itirazlar dikkate alınmaksızın, “...” kelimesinin İngilizce olduğu ve hayvanat bahçesi anlamına geldiği, “...” kelimesinin Baskça kara kuş, Fransızca kaçık, üşütük gibi anlamlara geldiği şeklindeki tespitle hazırlanan eksik ve hatalı nitelikteki bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesis edildiğini, tek başına kullanılabilecek bir kıstas olmadığını, Müvekkili adına tescilli “...” markası ile davalının kullandığı “...” ibaresinin logosu karşılaştırıldığında, kelime benzerliğinin yanı sıra, yazı fontu ile renk tonunun dahi ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gösterdiğini, sadece anlamdan yola çıkılarak benzerlik bulunmadığı sonucuna varılmasının açıkça hatalı olduğunu, Markalar arasında tek farkın müvekkilinin markasında bir adet “Z” harfinin fazla olması olduğunu, bilirkişilerin tek tek tespit ettikleri farklılıklar değil, ortalama tüketici nezdinde oluşan markalar arasında benzerlik bulunduğuna ilişkin genel intiba olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.01.2016 tarihli, 2015/3127 E. ve 2016/114 K. sayılı kararında da marka karşılaştırmasında -yabancı kelimelerin Türkçe okunuşları da dahi olmak üzere- orta düzeydeki tüketici nezdinde bıraktığı toplu intibanın dikkate alınacağı vurgulandığını, -Davalının kullandığı “...” ibaresi ile müvekkilinin “...” ibareli markalarının görsel ve fonetik benzerliğinin yanı sıra faaliyet gösterdikleri mal ve hizmet alanları da oldukça benzer olduğunu, bu hususun bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, Bilirkişilerin, davalının internet sitesi üzerinden satışa sunduğu malların, müvekkilinin dayanak markaları kapsamındaki mal listesindeki bazı emtialarla benzerlik taşıdığını tespit ettiğini, davalının halihazırda kullandığı ve marka başvurusuna konu ettiği “...” ibaresi de aynı müvekkilinin markaları gibi hayvanlar için yem, vitamin, aksesuar ve bakım ürünleri satışı gibi faaliyetlerde kullanıldığını, her ne kadar markaların Nice sınıfları farklı görünse de, Nice sınıfları içinde belirtilen mal ve hizmetler incelendiğinde markaların aynı sınıfta tescil edildiği sonucuna varıldığını, Müvekkilin “...” ibareli markaları genelde 3 ve 5 numaralı Nice sınıflarında tescil edildiğini, Davalının “...” ibareli markaları ise genelde 35 numaralı Nice sınıfında tescil edildiğini, söz konusu Nice sınıflarının içerdiği mal ve hizmetler ise birebir aynı olduğunu, müvekkili adına tescilli ... esas unsurlu markalar ile ... markası bakımından, ortalama tüketici kitlesi nezdinde her iki marka arasında bağlantı kurulacağı, tüketici nezdinde mal ve hizmetlerin aynı markaya ait olduğu kanaatinin oluşacağı ve iltibas tehlikesinin ortaya çıkacağını,-Davalının uzun süre farklı logolar kullandığını, müvekkilinin “...” ibareli markalarının tanınmışlığının artması üzerine logosunu tamamen değiştirdiğini, İlk derece mahkemesi tarafından, yapılan itirazlar dikkate alınmaksızın, davalıya ait marka başvuruları dahi incelenmeksizin sadece davalının sunduğu belgelerden yola çıkarak logodaki değişikliklerin gençleştirmeden ibaret olduğu ve davalı lehine müktesep hak oluşturduğu yönündeki kanaat ile hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda tesis edilen hükmün haksız ve hukuka aykırı nitelikte olduğunu, davalı tarafından sunulan belgeler incelendiğinde, davalının kullandığı logonun yıllar içinde değiştiği, ilk kullanımlarındaki logoyla halihazırdaki logonun tamamen farklı olduğu, raporda davalının faturalarında kullandığı ... markasının, davalının ... markasına benzer olduğu, raporda sadece davalının sunduğu siyah-beyaz belgelerdeki işaretlerden yola çıkarak tespit yapılmış olduğunu, işbu markaların arasındaki farkların tam olarak anlaşılmadığını, davalının “pet shop ...” ibareli ... başvuru numaralı, 22.10.2015 tarihli marka başvurusu incelenmiş olsaydı, faturada yer verilen siyah-beyaz işaretin tespit edilebileceğini,, davalının 2015 yılında kullandığı marka logosu ile halihazırda kullandığı marka logosu arasında büyük farklılıklar bulunduğunu, Müvekkilinin ise “...” ibareli muhtelif marka başvurularında, işletmesi için yaptırdığı ürünlerde, faturalarında aynı logoyu kullandığını, davalının kötü niyetli marka başvurusuna itiraz edildiğini, ret kararına da süresi içerisinde itiraz edildiğini, henüz sonuçlanmadığını,-Dosyada alınan bilirkişi raporunun, eksik ve hatalı inceleme ve değerlendirmeler neticesinde hazırlanmış olduğunu, yapılan tespit ve hesaplamaların da eksik ve hatalı nitelikte olduğunu, ek rapor alınmaksızın karar verildiğini, SMK m. 151/2 uyarınca yoksun kalınan kazancın değerlendirme usullerinin farklı olması nedeniyle 23.08.2022 tarihli dilekçelerinde her üç usule göre hesaplama yapılması ve hesaplama yapılmasının ardından hangi hesaplama usulünün seçileceği konusunda taraflarına süre verilmesi talep edildiğini, hazırlanan bilirkişi raporunda davalının 29.07.2020 tarihinden itibaren ortalama satış karı hesaplamakla yetinildiğini, hesaplamanın fiili kayba istinaden mi yoksun kalınan kazanca istinaden mi yapıldığı, yoksun kalınan kazanca istinaden yapılmışsa hangi usulün kullanıldığı hususları taraflarınca anlaşılamadığını,-Davalının, https://www...com.tr/ alan adlı internet sitesi üzerinden yayın yaparak müvekkilini zarara uğratmaya devam etmekte olduğundan, müvekkili yönünden ileride telafisiz güç ve hatta imkansız zararların doğmasını engellemek adına huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren erişimin engellenmesi kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkili adına tescilli “temiz evler, mutlu petler ...” markasının içerdiği ibarelerle internet üzerinden arama yapıldığında, davalıya ait https://www...com.tr/ URL uzantılı internet sitesinin ilk sayfada çıktığını, bu nedenle zarara uğradığını, davalının halihazırda kullanmakta olduğu "..." markası ile müvekkilinin “...” ibareli markaları arasında fonetik ve görsel benzerlik söz konusu olup, faaliyet gösterdikleri mal ve hizmet alanları da oldukça benzer olduğundan, ortalama tüketiciler tarafından müvekkili adına tescilli marka ile rahatlıkla karıştırılacak nitelikte olduğundan, somut olayda haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz koşulları gerçekleşmiş olup, haklı davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalının, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve maddi tazminat talebine yöneliktir. Davacı adına “...” markasının 29.07.2020 tarihinde 2020/87352 başvuru numarasıyla 5 numaralı Nice sınıfında 24.02.2021 tarihinde tescil edildiği, aynı marka için 03.09.2020 tarihinde 2020/102909 başvuru numarasıyla 3 numaralı Nice sınıfında 25.04.2021 tarihinde tescil edildiği, “... ... & ...” markası için, 10.03.2021 tarihinde 2021/038698 başvuru numarasıyla 3 ve 5 numaralı Nice sınıflarında 21.09.2021 tarihinde tescil edildiği, “... ... and ...” markası için, 25.01.2021 tarihinde 2021/12384 başvuru numarasıyla 3 ve 5 numaralı Nice sınıflarında 24.09.2021 tarihinde tescil edildiği, “Temiz Evler, ... ...” markasının 25.01.2021 tarihinde 2021/12389 başvuru numarasıyla 3 ve 5 numaralı Nice sınıflarında 08.10.2021 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece talimat yoluyla aldırılan 06/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalının ....com.tr internet sitesindeki faaliyetleri kapsamındaki satışa sunulan malların, davacının dayanak markaları kapsamındaki (2020/87352 sayılı marka açısından sadece 05.sınıftakiler) mal listesindeki (yukarıda ilgili bölümde belirtilen mallar açısından) bazı emtialarla benzerlik taşıdığı, davalının kullanımlarında yer alan işaretin davacının dayanak markalarıyla aynı ya da benzer olmadığı, genel intiba olarak ortalama tüketici açısından birbirleriyle bağlantılı oldukları intibaının sözkonusu olmayacağı, davalının 2018 ve öncesinde internet sitesinde kullandığı 2015/52905 sayılı markanın aynısı, 2019/16566 ve 2020/74004 sayılı markanın benzeri olan markasının, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğraması bakımından davalı lehine müktesep hak kazandırıp kazandırmadığı açısından yapılan değerlendirmede ; davalının kullandığı işareti ve markasının karşılaştırılması neticesinde, markasının davalı lehine müktesep hak teşkil edemeyeceği, davalının faturalarında kullandığı markasının tertibine benzer şekilde kullandığı işaretinin farklı marka olduğu intibaını yaratmayacağı, anılan markaların birbirinin devamı niteliğinde seri marka olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğu, markalardaki kısmi değişikliğin markanın gençleştirilmesinden ibaret olduğu, dolayısıyla şeklindeki kullanımların davalı lehine müktesep hak teşkil edebileceği, davalının kullanımları nedeniyle Türk Ticaret Kanunu m.55/1-a.4 kapsamında, davacının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler alındığından bahsedilemeyeceği, davalının eskiye dayalı kullanımlarının kendisi lehine müktesep hak teşkil edecek mahiyette olması hususunu, davalı şirketin karlılık oranları; 2016 yılında %2,04, 2018 yılında %7,11, 2018 yılında %3,06 ve 2019 yılında %1,35 olarak gerçekleştiği, Ortalama karlılık oranının ise; (2,04+6,74+3,06+1,35) = 13,19/4 = %3,2975 olarak hesaplandığı ve DAVALININ, DAVACININ İLK TESCİL BAŞVURUSU 29/07/2000 TARİHİNDEN SONRAKİ, NET SATIŞLARI: 29/07/2020 – 31/12/2020 Net Satışlar 4.168.985,32 TL. 01/01/2021 - 31/12/2021 Net Satışlar 18.055.933,61 TL. 01/01/2022 – 26/04/2022 Net Satışlar 11.806.814,53 TL. TOPLAM 34.031.733,46 TL. DAVALININ 29/07/2000 TARİHİNDEN SONRAKİ ORTALAMA SATIŞ KARI : 34. 031.733,46 * %3,2975 = 1.122.196,41 TL. olarak hesaplandığı" hususlarının tespit edildiği görülmüştür. SMK m.7 maddesinde marka sahibinin izinsiz olarak yapılması hâlinde, önlenmesini talep edebileceği fiiller belirtilmiş, aynı kanunun 29. Maddede ise, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller gösterilmiş, buna göre , marka sahibinin izni olmaksızın, tescilli olan marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan bir işaretin tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması marka hakkına tecavüz olarak gösterilmiştir. Bu hüküm çerçevesinde iltibasın söz konusu olabilmesi için ; tescilli marka ile aynı veya benzer bir işaretin kullanılması, tescilli marka ile aynı veya benzer işaretin aynı mal veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılması, bu kullanımın karıştırılma ihtimaline neden olması gerekir. Kısaca iltibas olabilmesi için hem karşılaştırmaya konu marka işaretleri arasında hem de işaretlerin tescil edileceği mal ve hizmetler arasında aynılık veya benzerlik olması gerekir. Aynı kanunun 149. Maddesine göre marka hakkına tecavüz edilen hak sahibinin tecavüzün tespitini, önlenmesini durdurulmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı tarafça markaların benzediği, iltibas tehlikesinin olduğu, sonraki marka başvurusunun davacı markasına yanaşma şeklinde olduğu ileri sürülmüş ise de, Davacının davaya dayanak markalarından ... tescil numaralı markaların asli unsurunun "..." ibaresi olduğu,, davacının tecavüz iddialarına konu markalarının "..." ve "... + şekil" unsurlarını havi olduğu, Davacı markasındaki şekil unsuru içinde ev görseli olan "pati izi" olarak karakterize edildiği, Davalının fiili markasal kullanımlarının ise lacivert zemin üzerinde kedi ve köpek yavrusunun beyaz çiziminin yer aldığı kare kutunun yanında dikdörtgen beyaz zemin üzerinde lacivert renkli "..." ibaresi olduğu, görsem olarak yanaşma olduğu ileri sürülmüş ise de, dizaynlarının farklı olduğu, "..." kelimesinin İngilizce hayvanat bahçesi; "..." kelimesinin Baskça "kara kuş"; Fransızca "kaçık, üşütük" gibi anlamlara geldiği, anlam itibariyle farklı oldukları, fonetik olarak kelimelerin farklı okunuşları nedenleri ile taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenimde, bütünsel olarak farklı algılanarak hatırlandıkları, benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığı yönündeki tespitte aykırılık bulunmadığı, Davacı, davalının sonraki marka tescilinin kötüniyetli olduğunu ileri sürülmüş ise de, markanın tescilinin tek başına kötü niyetli marka başvurusu olarak nitelendirilemeyeceği, kötü niyetle marka tescilinden bahsedebilmek için marka başvurusunda bulunan kişinin, markaya konu mal ve hizmeti üretip pazarlamaktan daha ziyade başkalarının ticaretine engel olmak, marka tescili yoluyla başkalarından haksız para koparmaya çalışmak veya vekâlet, bayilik, dağıtıcılık, acentelik vb. ilişki nedeniyle kendisine duyulan güvene ve ticari dürüstlük kuralına aykırı davranış içerisinde bulunması gerektiği, somut olayda karşı davacının tescilde kötüniyetli olduğuna ilişkin somut delil bulunmadığı, marka tecavüzü bulunmaması nedeniyle, alan adındaki kullanımların da tescilli markanın kullanımı olduğu, tecavüzün bulunmadığı kabulü ile tazminat hesabı yönünden ek rapor aldırılmamasında da aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/04/2023 tarih ve 2022/106 E. 2023/113 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/12/2025