11. Ceza Dairesi 2010/11018 E. , 2012/21087 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Sanıkların, 765 sayılı Yasanın 342/1, 59/2, 647 sayılı Yasanın 6. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve verilen cezanın ERTELENMESİNE. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün 7/114-113 sayılı kararında açıklandığı üzere gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak
**11. Ceza Dairesi 2010/11018 E. , 2012/21087 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Sanıkların, 765 sayılı Yasanın 342/1, 59/2, 647 sayılı Yasanın 6. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve verilen cezanın ERTELENMESİNE. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün 7/114-113 sayılı kararında açıklandığı üzere gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi gerekmekte olup, 15.07.2008 gün 2008/139 esas, 2008/167 karar sayılı hükümde temyiz başvuru süresinin başlangıcının gösterilmediği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin temyiz başvurusunun süresinde yapıldığının kabulü yapılan incelemede gereği görüşüldü; 24.03.1989 gün ve 1988/1-1989/2 sayılı Yargıtay İçtihadı birleştirme kararında açıklanan “açığa imzalı ve yazısız bir kağıda sahibinin zararına olarak hukuki hüküm ifade eden bir muamele yazıldığı ve yazdırıldığı iddiasının HUMK’nun ayrık tuttuğu durumlar dışında tanıkla ispat edilemeyeceği, yazılı delille ispatının gerektiği” yönündeki “yazılı delille ispat” kuralı, anılan kararda da belirtildiği üzere açığa imzayı atan tarafından önceden ve rızaya dayalı olarak faile teslim edilmiş olan belgenin fail tarafından verilme nedenine aykırı olarak doldurulmasını düzenleyen 765 sayılı TCK’nun 509. maddenin 1. fıkrasındaki (5237 sayılı TCK’nun 209/1) şikayete tabi suç yönündendir. Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.05.2001 gün ve 2001/6-70-2001/77 sayılı kararında belirtildiği üzere imza sahibinin tevdi ettiği kişinin kağıdın zilyetliğinden vazgeçerek bunu yazdırması halinde kağıdın yeni zilyedi açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyeti gerçekleşmiş olacağından eylem 765 sayılı TCK’nın 509. maddesinin 2. fıkrasındaki suç, bu durumda açığa imza atandan aldığı kağıdı faile verenin eylemi de “bertakrip ele geçiren failin” fiiline iştiraki söz konusu olacaktır. Dolayısıyla İçtihadı Birleştirme Kararında 765 sayılı TCK’nun 509. maddesinin 1. fıkrası için aranan “yazılı delille ispat” kuralının aksine “hukuka aykırı ele geçirme” olgusunun ispatı tanık dahil her türlü delille mümkün olduğu cihetle tebliğnamedeki, açığa atılan imzanın anlaşmaya aykırı doldurulduğuna ilişkin iddianın HUMK'nun 288. vd. maddelerine göre ancak yazılı delille ispatlanabileceğine dair bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafileri ve katılanlar vekillerinin sair temyiz itirazları ise yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıklar hakkında 765 sayılı Kanun'un 59. maddesi uyarınca takdiri indirim yapılıp kişilik özellikleri, geçmişteki halleri gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaatle hapis cezasının ertelenmesine hükmedilmesi karşısında; CMK’nun 231/10. maddesi uyarınca denetim süresi sonunda yeni bir suç işlenmediği ve yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde hükmün ortadan kaldırılıp davanın düşmesine karar verileceği ve bu nedenle de daha ziyade sanık lehine olduğundan öncelikle uygulanması gerektiği gözetilmeden, CMK’nun 231/7. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde hapis cezasının ertelenemeyeceğine ilişkin emredici kural bulunduğundan bahisle, yerinde olmayan gerekçeyle ve takdirde yanılgıyla, CMK'nun 231. maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan sanıklar hakkında diğer koşulların da bulunup bulunmadığı irdelenmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanıklar müdafileri ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321 nci maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.