4. Hukuk Dairesi 2010/403 E. , 2010/12214 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... (kendisine asaleten.....e velayeten) ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 06/01/2009 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 03/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili
**4. Hukuk Dairesi 2010/403 E. , 2010/12214 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... (kendisine asaleten.....e velayeten) ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 06/01/2009 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 03/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; davacılar, destekleri ...in davalıların sürücüsü ve sahibi oldukları aracın çarpması nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirterek uğradıkları manevi zararın ödetilmesini istemişlerdir. Davalılar ise, kazanın oluşumunda hiçbir kusurları bulunmadığını, kaza yerinin 15 metre ilerisinde yaya geçidi bulunmasına karşın yayaların aniden yola fırladıklarını, kazayı önlemek için alabileceği hiçbir önlem bulunmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, trafik kazasında desteğin birinci, davalı sürücünün ise ikinci derece kusurlu olduğu benimsenerek davacıların manevi tazminat istemlerinin bir bölümü kabul edilmiştir. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın oluş biçimi, tarihi, tarafların kusur oranları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat tutarları fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzelerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin ilk paragrafında yer alan "…7.500…" biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine "…5.000,00…" sayı dizisinin yazılmasına; ikinci paragrafında yer alan "…5.000…", "…5.000…", "…5.000…", "…5.000…", "…5.000…" ve "…5.000…" biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile "…3.000,00…", "..3.000,00…", "…3.000,00…", "…3.000,00…", "…3.000,00…" ve "…3.000,00…" sayı dizilerinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin üçüncü paragrafının tümden silinerek yerine üçüncü paragraf olarak "Davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesaplanan 1.242,00 TL karar harcından peşin alınan 776,30 TL indirilerek 465,70 TL artık harcın davalılardan alınıp Hazine'ye gelir yazılmasına," biçimindeki tümcenin yazılmasına; davacılar yararına avukatlık ücreti takdirine ilişkin dördüncü paragrafında yer alan "…4.150,00…" biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine "…2.700,00…" sayı dizisinin yazılmasına; davalılar yararına avukatlık ücreti takdirine ilişkin beşinci paragrafında yer alan "…2.400,00…" biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine "…2.700,00…" sayı dizisinin yazılmasına; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. ..