6. Hukuk Dairesi 2011/1265 E. , 2011/5428 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davalının 01.01.2009 başla…
**6. Hukuk Dairesi 2011/1265 E. , 2011/5428 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davalının 01.01.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca müvekkiline ait taşınmazda kiracı olduğunu, 27.04.2010 tarihli temerrüt ihtarının tebliğine rağmen, temerrüt ihtarında bildirilen kira paralarını yasal sürede ödemediğini belirterek davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı duruşmaya gelmemiş, davaya bir cevap vermemiştir. Mahkemece, temerrüt gerçekleştiğinden bahisle davalının tahliyesine karar verilmiştir. Davalı vekili temyizinde usulüne uygun tebliğat yapılmadığını davadan karardan sonra haberdar olduklarını ileri sürmüştür. Tebligat Kanununun 10.maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Davacı taraflar arasında imzalanan 01.01.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanmıştır. Kiralanan depo niteliğinde olup, sözleşmeye vurulan şirket kaşesine göre davalının kanuni ikametgah adresinin “...Bulvarı Çevre San. Sit. 9.Blok No:17 İkitelli/İstanbul” olduğu anlaşılmaktadır. Tüzel kişilere tebligatın Ticaret Sicilindeki adreslerine yapılması yasa gereğidir. Bu durum karşısında davalıya gönderilen duruşma tebligatının depo olarak kullanılan kiralananın bulunduğu adrese gönderilmesi usule uygun bulunmamıştır. Öte yandan depoda yapılan tebliğatsırasında davalının adreste bulunmamasının geçici olup olmadığının belirlenmemesi karşısında yapılan tebliğatın Tebliğat Kanununun 21.maddesi gereğince de usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda HUMK.nun 73. Maddesi hükmüne göre mahkeme tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için uygun şekilde davet etmeden hükmünü veremez. Mahkemece gerekli uyarıyı taşıyan çağrı kâğıdının usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edilmesinden ve yasaya uygun taraf teşkilinin gerçekleşmesinden sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.