Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6016 E. , 2024/591 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6016 Karar No : 2024/591 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : …Üniversitesi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü …Anabilim Dalı…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6016 E. , 2024/591 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6016 Karar No : 2024/591 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : …Üniversitesi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü …Anabilim Dalı'nda 33/a kadrosunda Araştırma Görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından; görev süresini dolduracağı 15/10/2018 tarihinden itibaren görev süresinin yenilenmemesine ve bu tarihten itibaren ilişiğinin kesilmesine ilişkin İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'nün …tarih ve …sayılı Olur işlemi ile … tarih ve …sayılı işlemlerinin iptali ile söz konusu işlemler nedeniyle yoksun kaldığı/kalacağı mali ve özlük haklarının şimdilik 15.000,00 TL'sının idari işlemin tebliğ edildiği 08/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile; davacı hakkında, bağlı bulunduğu Anabilim Dalı Başkanlığı'nın …tarih ve …sayılı görüş/teklif yazısında belirtilen iddialarla ilgili olarak disiplin soruşturması başlatıldığı, soruşturma sonucunda düzenlenen raporda; davacının, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Taşınabilir Kültür Varlıkları Koruma ve Onarım Bölümü'nde 2017-2018 Eğitim Öğretim yılı Güz ve Bahar dönemlerinde 2547 sayılı Kanun'un 40/a maddesi uyarınca yapılan görevlendirmede ders saati hakkında Müdürlüğe yazılı yalan beyanda bulunması eylemi nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-(d) maddesinde düzenlenen "görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak", ayrıca aynı maddenin (ı) fıkrasında düzenlenen "Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" fillerine karşılık gelen 1/30 oranında Aylıktan Kesme cezasıyla cezalandırılması ve yine Türk Sanatı Tarihi Anabilim Dalı'nda görevli iken, resmi görevlendirmeler hariç olmak üzere Müdürlüğün kurum içerisinde uyulması gereken kurallarla ilgili yukarıda açıkça belirtilen tarihlerde yayımladığı resmi tamimlere uymayarak, Türkiyat Araştırmaları Enstitü Müdürlüğü'ne haber vermeksizin ve hiçbir mazereti olmaksızın yukarıda açıkça belirtilen tarihlerde görev yerine gelmemesi eylemi nedeniyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b maddesinin atıfta bulunduğu 657 sayılı Kanun'un 125/E-(d) maddesinde düzenlenen "özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek" fiiline karşılık gelen Devlet Memurluğundan Çıkarma cezası ile cezalandırılması görüş ve teklifinde bulunulduğu, getirilen bu teklif doğrultusunda davacı hakkında aylıktan kesme cezası verildiği ve Devlet Memurluğundan çıkarılmasına ilişkin olarak ise dosyanın Yükseköğretim Kurulu'na gönderildiği, davacı tarafından aylıktan kesme cezasına karşı Mahkemelerinin … esasına kayden dava açıldığı ve bu davanın halen derdest olduğu, bu durumda, davacı hakkında belirtilen iddiaların, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, yazılı deliller ve tutanaklarla sabit olduğu, görevli bulunduğu Anabilim Dalı içinde uyumsuz ve sorunlu davranışlarda bulunduğu ve görev süresinin 15/10/2018 tarihinde dolduğu anlaşılmakla, davalı idarece takdir yetkisine dayalı olarak ve 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesi uyarınca davacı hakkında tesis edilen "görev süresini dolduracağı 15/10/2018 tarihinden itibaren görev süresinin yenilenmemesine ve görevli olduğu birimde 33/a kadrosu ile ilişiğinin 15/10/2018 tarihinden itibaren kesilmesine ilişkin" dava konusu işlemlerde kamu yararı ve hizmet gereklerine, hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı davacının maddi tazminat isteminin dayanağı olan işlem, hukuka uygun bulunduğundan, davacının yasal şartları gerçekleşmeyen maddi tazminat isteminin de reddi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın gerekçeli olmadığı, aylıktan kesme cezasının iptal edildiği, Anabilim Dalı görüş ve kararının hukuka aykırı olduğu, devam zorunluluğunun akademik inceleme ve araştırma gerekliliği ile bağdaşmadığı, mesai konusunda öğretim üyelerinin diğer kamu görevlileri gibi değerlendirmeye tabi tutulamayacağı, görevinin “Eski eser koruma” hakkında olduğu ve her zaman masa başında çalışmasının mümkün olmadığı, mesaiye gelmeme konusunda her öğretim üyesine aynı şekilde davranılmadığı, yanlış ders saati bildirmeye ilişkin dilekçenin altındaki imzanın kendisine ait olmayıp incelenmesi gerektiği, kaldı ki imza ona ait olsa dahi ders saatinin dersin teorik kısmına ait olduğu, Üniversiteden izinsiz çalıştığı iddiasının doğru olmadığı ve çalışmasının Üniversitenin web sitesinde tanıtım amaçlı kullanıldığı, başarılı bir akademisyen olduğu, Enstitü koleksiyonunda yer alan 2 adet mezar taşı hakkında görevinin gereğini yaptığı, işlemin hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının bağlı bulunduğu Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan gelen mütaalaya göre; davacının 2018 yılı içinde izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediğine dair 48 tutanak olduğu, iş yerine haber vermeden mazeretsiz ve izinsiz keyfi olarak günlerce işe gelmediği, ders saatleri ile ilgili verdiği yanlış beyan ile Anabilim Dalı'nın kendisini görevlendirmesini kötüye kullandığı, Enstitüye ya da Üniversite Personel Dairesi Başkanlığı’na haber vermeden, resmi görevlendirmesi olmadan başka kurumlarda izinsiz görev aldığı, Enstitü koleksiyonu içinde bulunan 2 adet mezar taşı parçasıyla ilgili olarak bağlı bulunduğu Anabilim Dalı Başkanlığı'nı hiçbir şekilde bilgilendirmeden kötü niyetle, yalan ve yanlış bilgiler sunarak İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü’ne şikâyet ettiği ve çalıştığı kurumu tahkir ve aşağılama kastıyla ve kurumun itibarını zedelemek amacıyla zor durumda bıraktığı, görevlerini layıkıyla yerine getirmemesi ve kendisini Türkiye’de yetişmiş nadide bilim insanı olarak tanımlamasını gerekçe göstererek uyumsuz ve sorunlu davranışlarda bulunduğu, görev süresinin sona erdiği, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü … Anabilim Dalı'nda 33/a kadrosunda Araştırma Görevlisi olarak görev yapan davacı hakkında, bağlı bulunduğu Anabilim Dalı Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısı ile; "1-Davacının Anabilim Dalı Başkanlığı'na ve Enstitü yönetimine hiçbir şekilde haber vermeden, keyfi olarak günlerce art arda işe gelmediği, Enstitü Müdürlüğü'nün konuya dair tamimlerine rağmen halen ısrarla sık sık işe gelmemeye devam ettiği, konu ile ilgili tutanakların (48 adet) tutulduğu ve bu konuda hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, bu konunun tutanaklarla ortaya konulduğu; 2-Davacının, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Taşınabilir Kültür Varlıkları Koruma ve Onarım Bölümü'nde 2547 sayılı Kanun'un 40/a maddesi uyarınca 2017-2018 Eğitim Öğretim yılı Güz Yarıyılında Duvar Resimlerinde Koruma-Onarım 1 ve Bahar Yarıyılında Duvar Resimlerinde Koruma-Onarım 2 derslerini vermek üzere görevlendirildiği, davacının Kurum Müdürlüğü'ne Salı günleri 12.00-18.30 arasında ders verdiğini yazılı olarak beyan ettiği ve dersin olduğu gün tüm gün Kuruma gelmediği, ancak Edebiyat Fakültesi Dekanlığı'ndan Enstitü Müdürlüğü'ne gönderilen yazıda ilgili dersin Salı günü 16.45-17.40 arasında olduğunun belirtildiği, verdiği yanlış beyan ile Anabilim Dalı'nın kendisini görevlendirmesini kötüye kullandığı, konuyla ilgili disiplin soruşturması açıldığı; 3-Davacının, yaptığı bilimsel çalışmaların niteliği ve sonuçları hakkında bağlı bulunduğu Anabilim Dalı Başkanlığı'na bilgi vermediği, Anabilim Dalı'nın, Enstitü Müdürlüğü'nün ve Rektörlüğün bilgisi ve izni olmaksızın Kurum dışında 2016 yılından itibaren bir projede iki gün görev aldığını Müdürlüğe 18/09/2018 tarihli dilekçe ile yazılı olarak beyan ettiği, ancak 2016 ve 2017 yıllarında Müdürlüğe resmi başvuruda bulunmadan ve resmi görevlendirmesi yapılmadan izinsiz görev aldığının tespit edildiği; 4-Enstitü koleksiyonu içinde bulunan 2 adet mezar taşı parçasıyla ilgili olarak Anabilim Dalı Başkanlığı'nı hiçbir şekilde bilgilendirmeden kötü niyetle yalan ve yanlış bilgiler sunarak İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü'ne şikayette bulunduğu ve bu davranışıyla hem Anabilim Dalı'nı, hem Enstitü'yü ve hem de Üniversiteyi zor durumda bıraktığı, konuyla ilgili hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı; neticeten bağlı bulunduğu Türk Sanatı Tarihi Anabilim Dalı bünyesinde sık sık günlerce hiç işyerine uğramadığı, kendisine verilen görevleri layıkıyla yapmadığı, Anabilim Dalı içinde uyumsuz ve sorunlu davranışlarda bulunduğu ve Anabilim Dalı'nda halihazırda bir araştırma görevlisine ihtiyaç duyulmadığı" gerekçesiyle görev süresinin uzatılmamasına yönelik Enstitü Müdürlüğü'ne teklifte bulunulmuştur. Bu teklif üzerine Rektörlüğün 04/10/2018 tarih ve 285890 sayılı Oluru ile görev süresini dolduracağı 15/10/2018 tarihinden itibaren kadro ile ilişiğinin kesilmesine karar verilmesi ve bu kararın anılan Rektörlüğün … tarih ve … sayılı işlemi ile davacıya bildirilmesi üzerine, davacı tarafından anılan davalı idare işlemlerinin iptali ve söz konusu işlemler nedeniyle yoksun kaldığı/kalacağı mali ve özlük haklarının şimdilik 15.000,00 TL'sının idari işlemin tebliğ edildiği 08/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; "l) (Değişik: 22/2/2018-7100/2 md.) Öğretim Elemanları: Yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve araştırma görevlileridir..." düzenlemesine, "Araştırma görevlileri" başlıklı 33. maddesinde(Değişik: 17/8/1983 - 2880/16 md.); a) (Değişik: 12/8/1986 - KHK 260/3 md.) Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim elemanıdır. Bunlar ilgili anabilim veya anasanat dalı başkanlarının önerisi, Bölüm Başkanı, Dekan, enstitü, yüksekokul veya konservatuvar müdürünün olumlu görüşü üzerine rektörün onayı ile araştırma görevlisi kadrolarına en çok üç yıl süre ile atanırlar; atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer.(Ek cümle: 21/4/2005 – 5335/10 md.)Bunlar aynı usulle yeniden atanabilirler. Lisans üstü eğitim - öğretim için yurt dışına gönderilecek araştırma görevlileri ile ilk defa bu amaçla bu göreve atanacaklarda aranacak nitelikler ve diğer hususlar Yükseköğretim Kurulunca tespit edilir..." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idare tarafından, davacı hakkında; 1-) Türk Sanatı Tarihi Anabilim Dalı'nda görevli iken hiçbir mazereti olmaksızın, resmi görevlendirmeler hariç Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürlüğü'ne haber vermeksizin işe arka arkaya günlerce gelmemesi, Müdürlüğün kurum içerisinde uyulması gereken kurallarla ilgili yayımladığı resmi tamimlere uymaması, 2-) Edebiyat Fakültesi Taşınabilir Kültür Varlıkları Koruma ve Onarım Bölümü'nde 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılı Güz ve Bahar dönemlerinde 2547 sayılı Kanun'un 40/a maddesi uyarınca yapılan görevlendirilmede ders saati hakkında yazılı yalan beyanda bulunması, 3-) Türk Sanatı Tarihi Anabilim Dalı Başkanı ve Enstitü Müdürü ve yetkililerine haber vermeden art niyetli olarak Enstitü koleksiyonunda bulunan iki mezar taşı parçası ile ilgili İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü'ne yalan ve yanlış bilgilerle ihbarda bulunması nedeniyle 24/09/2018 tarihinde disiplin soruşturması başlatılmıştır. Anılan soruşturma sonucunda düzenlenen raporda; resmi tamimlere uymayarak, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürlüğü'ne haber vermeksizin ve hiçbir mazereti olmaksızın görev yerine gelmemesi eylemi nedeniyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b maddesinin atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E maddesinin (d) fikrasında düzenlenen “Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek” fiiline karşılık gelen “Devlet Memurluğundan Çıkarma” cezası; 2547 sayılı Kanun'un 40/a maddesi uyarınca yapılan görevlendirilmede ders saati hakkında yazılı yalan beyanda bulunması” eylemi nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C maddesinin (d) fıkrasında düzenlenen “Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak”, ayrıca (ı) fıkrasında düzenlenen “Hizmet içinde Devlet Memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” fiillerine karşılık gelen “Aylıktan Kesme” cezası verilmesine ve bu cezanın 1/30 oranında uygulanmasına karar verilmiştir. Türk Sanatı Tarihi Anabilim Dalı Başkanı ve Enstitü Müdürü ve yetkililerine haber vermeden art niyetli olarak Enstitü koleksiyonunda bulunan iki mezar taşı parçası ile ilgili İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü'ne yalan ve yanlış bilgilerle ihbarda bulunması, zikredilen iki taşla ilgili Enstitü bünyesinde muhafaza edilmesi sağlanabilecek iken böyle bir yol tercih edilmesi eyleminin ise davacı tarafından art niyetli olarak gerçekleştirildiğine dair bir kanaat oluşmadığından herhangi bir ceza önerilmemesine karar verilmiştir. UYAP kayıtlarının incelenmesinden; 1-) Davacı tarafından, hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde ''özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek'' suçunu işlediğinin tespit edildiğinden bahisle 657 sayılı Kanun'un 125/E-(d) maddesi uyarınca ''Devlet memurluğundan çıkarma'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin üniversite teklifinin kabulüne, ancak 2547 sayılı Kanun'un 53/D maddesi uyarınca bir alt ceza olan ''2 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin …tarih ve …sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, …İdare Mahkemesinin …tarih, E:…, K:…sayılı kararı ile; her ne kadar davacının, ''22-25-26-27-28-29 Aralık 2017'', ''02-03-04-05-09-31 Ocak 2018'', ''02-06-07-09-13-14-20-22-23-27 Şubat 2018'', ''01-06-07-08-15-20-27-28-30 Mart 2018'', ''03-10-11-17-18-24-25-27 Nisan 2018'', ''02-04-08-09-11-15 Mayıs 2018'', ''19-20-21 Eylül 2018'' tarihlerinde göreve gelmediğinin tespit edildiğinden bahisle dava konusu disiplin cezası verilmiş ise de; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporu ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde, davalı idarece tutulan tutanaklarda yalnızca davacının ''mesai saatleri içerisinde iş yerine hiç gelmediğinin tespit edildiği'' şeklinde ibareye yer verildiği, tutulan tutanaklarda her ne kadar tarih belirtilmiş ise de; hangi saatte/saatlerde davacının bulunduğu odaya gidildiğinin ve davacının odasında bulunmadığının tutanaklarda belirtilmediği, gün içerisinde çeşitli nedenler veya ihtiyaçlardan dolayı davacının sürekli olarak odasında bulunması beklenemeyeceğinden tutanakların tutulduğu günlerde birden fazla kez davacının odasına gidilip gidilmediğinin, ayrıca tutanakta imzası bulunan üç kişinin eş zamanlı olarak odayı denetleyip denetlemediklerinin anlaşılamadığı, bu kapsamda tutanaklarda imzaları olan kişilerin soruşturma kapsamında ifadelerine de başvurulmadığı, bunun dışında davacının pazartesi günleri haftalık kütüphane (haftalık araştırma) iznini kullandığı, salı günleri de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Taşınabilir Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü'nde resmi olarak görevli olduğu halde tutulan tutanaklar içerisinde pazartesi ve salı günleri için tutulmuş tutanakların da bulunduğu, bu haliyle, davacının odasında hangi saatlerde bulunmadığı konusunun açık olmadığı gibi, davacının okula hiç gelmediğine ilişkin yapılan tespitin de somut olarak ortaya konulamadığı, dolayısıyla davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına dayanak alınan tutanaklarda bulunan eksiklikler nedeniyle bu tutanakların cezalandırmaya esas alınamayacağı, söz konusu tutanaklar haricinde, davacının belirtilen tarihlerde hiç göreve gelmediğine dair herhangi bir bilgi, belge, tanık ifadesi, görüntü vb. somut tespitin de bulunmadığı, bu haliyle davacının bir yıl içerisinde 20 gün göreve gelmemek fiilini işlediğinin kesin, inandırıcı ve hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacı hakkında 657 sayılı Kanun'un 125/E-(d) maddesi uyarınca ''Devlet memurluğundan çıkarma'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin üniversite teklifinin kabulüne, ancak 2547 sayılı Kanun'un 53/D maddesi uyarınca bir alt ceza olan ''2 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve anılan karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir. 2-) Davacının, hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde ''ders saati hakkında yazılı yalan beyanda bulunmak'' suçunu işlediğinin tespit edildiğinden bahisle, 657 sayılı Kanun'un 125/C-(d) maddesi uyarınca ''Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak'' ve (ı) bendi uyarınca ''Hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak'' fiillerine karşılık gelen ''1/30 aylıktan kesme'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin …tarih ve …sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada ise, … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b maddesinin (b) fıkrasının (1), (2), (3), (4) ve (6) numaralı alt bentlerinde yer alan “657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak…” ibarelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle açılan iptal davasında Anayasa Mahkemesi'nin 10/4/2019 tarihli ve Esas No:2017/33; Karar No:2019/20 sayılı kararı ile; "... öğretim elemanı, memur ve diğer personelden oluşan yükseköğretim kurumları kamu personeline ilişkin disiplin kuralları öngörülürken kanun koyucu tarafından bunlar arasında görevin niteliğinden kaynaklanan ve Anayasa tarafından öngörülen ayrım ve farklılıkların dikkate alınmayarak öğretim elemanları ile memur ve diğer personelin tümüyle aynı kurallara tabi kılınması ve dava konusu ibareler yoluyla öğretim elemanlarının disiplin sorumluluğu kapsamına 657 sayılı Kanun’da sayılan fiillerin tamamının dâhil edilmesi, Anayasa’da bu kişiler için öngörülen güvencelerle örtüşmediği gibi gerek uygulayıcılar gerekse disiplin kurallarının muhatapları yönünden birtakım belirsizliklere de yol açtığından dava konusu kuralların Anayasa’nın 2., 27. ve 130. maddeleriyle bağdaşmadığı ..." gerekçesiyle, 2547 sayılı Kanun'un (b) fıkrasının (1), (2), (3), (4) ve (6) numaralı alt bentlerinde yer alan “657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak…” ibarelerinin iptaline karar verildiğinden, davalı üniversitede araştırma görevlisi olarak görev yapan davacıya, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndaki disiplin hükümlerine dayanılarak verilen disiplin cezasının temelsiz kaldığı gerekçesi ile işlemin iptaline karar verilmiş ve anılan karar kesinleşmiştir. Söz konusu davada her ne kadar konunun esasa girilmeden Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararına istinaden iptal kararı verildiği görülse de; gerek bakılmakta olan davada gerekse anılan davada, davacı tarafından yanlış ders saati bildirmeye ilişkin dilekçenin altındaki imzanın kendisine ait olmayıp imza incelenmesi yapılması gerektiğinin bir çok kez belirtildiği görülmektedir. Dava dosyası ve UYAP kayıtlarının birlikte değerlendirilmesinden; davacı hakkında mesaiye gelmeme ve ders saati hakkında yazılı yalan beyanda bulunma eylemleri nedeniyle verilen disiplin cezalarının yargı kararı ile iptal edildiği ve bu kararların kesinleştiği; davalı idare tarafından, Anabilim Dalı Başkanı ve Enstitü Müdürü ve yetkililerine haber vermeden art niyetli olarak Enstitü koleksiyonunda bulunan iki mezar taşı parçası ile ilgili İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü'ne yalan ve yanlış bilgilerle ihbarda bulunduğu ileri sürülse de, disiplin soruşturması raporunda zikredilen iki taşla ilgili Enstitü bünyesinde muhafaza edilmesi sağlanabilecek iken böyle bir yol tercih edilmesi eyleminin art niyetli olarak gerçekleştiğine dair bir kanaat oluşmadığından herhangi bir ceza önerilmemesine karar verildiği; kendisine verilen görevleri layıkıyla yapmadığı, Anabilim Dalı içinde uyumsuz ve sorunlu davranışlarda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak da, davacının atama kriterlerine göre 300 puan yeterli iken kendisinin 1.110,555 puanı olduğunu belirttiği, yukarıda belirtilen disiplin cezaları dışında uyumsuz ve sorunlu davranışları nedeni ile açılmış soruşturması, disiplin cezası ya da herhangi bir şikayet olmadığı, bir önceki … Ana Bilim Dalı Başkanı olan Doç. Dr. …Tarafından YÖK Başkanlığı'na hitaben yazılan 09/05/2019 tarihli dilekçede de davacıya baskı yapılarak istifaya zorlandığı, davacının bir çok başarılı çalışması olduğu halde kadroya geçemediği, mesleği gereği kazılara katıldığından sürekli masa başında çalışmasının beklenemeyeceği, Enstitüdeki birçok akademisyenin mesaisi hakkında şikayet geldiği ve uyarı yapıldığı halde diğerlerine işlem yapılmadığının belirtildiği, dosya içerisinde davalı idarece yapılan görevlendirmeler olduğu ve davacının belirli günlerde izinli sayıldığı, mesaiye gelmeme nedeni ile ''Devlet memurluğundan çıkarma'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin üniversite teklifinin kabulüne, ancak 2547 sayılı Kanun'un 53/D maddesi uyarınca bir alt ceza olan ''2 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 09/05/2019 tarihli Yüksek Disiplin Kurulu kararında da, "uygulamada Enstitü'ye gelmeyen herkes için tutanak tutulmadığı, herkes için uygulanan devam çizelgesi olmadığı, sadece davacı için tutanak tutularak soruşturma açıldığı, soruşturmacının bunun kişiye özgü bir uygulama olup olmadığını araştırmadığı, ilgilinin bazı günlerde Üniversitede olduğu halde hakkında tutanak tutulduğu, isnat edilen fiille ilgili yeterli kanaat oluşmadığı" yönünde 4 üyenin karşı oyunun bulunduğu görülmektedir. Bu hususların tümü göz önüne alındığında davalı idare tarafından görev süresi uzatmama nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk görülmemiştir. Dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığından davacının söz konusu işlemler nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının da karşılanması gerektiği açıktır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki … İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan …TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 14/02/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava; İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü …Anabilim Dalı'nda 33/a kadrosunda Araştırma Görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından; görev süresini dolduracağı 15/10/2018 tarihinden itibaren görev süresinin yenilenmemesine ve bu tarihten itibaren ilişiğinin kesilmesine ilişkin İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı Olur işlemi ile …tarih ve …sayılı işlemlerinin iptali ile söz konusu işlemler nedeniyle yoksun kaldığı/kalacağı mali ve özlük haklarının şimdilik 15.000,00 TL'sının idari işlemin tebliğ edildiği 08/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır. Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez. Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının süresi biten sözleşmesinin yenilenmemesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görmediğimden, davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği görüşü ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.