11. Ceza Dairesi 2023/6966 E. , 2024/10553 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/389 E., 2022/347 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Durma KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çanakkale…
**11. Ceza Dairesi 2023/6966 E. , 2024/10553 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/389 E., 2022/347 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Durma KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/389 Esas, 2022/347 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi uyarınca durmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 15.06.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/6621 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116723 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116723 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Biga Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22/03/2021 tarihli ve 2020/3483 soruşturma, 2021/641 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini takiben, o yer Cumhuriyet Başsavcısı tarafından soruşturma aşamasındaki birtakım eksikliklerin ikmâl edilmesi maksadıyla iade edilmesini müteakip, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18/05/2021 tarihli ve 2021/4623 soruşturma, 2021/1426 esas, 2021/258 sayılı iddianame ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesince bahse konu olay ile ilgili olarak daha önce kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, ancak takipsizlik kararının kaldırılmasına esas Sulh Ceza Hakimliği kararı bulunmadığından bahisle sanık hakkındaki kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de; 25/06/2021 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7328 sayılı Kanun ile 5235 sayılı Kanun’un 18. maddesinin son fıkrasına; “Cumhuriyet Başsavcısı, Cumhuriyet savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkların giderilmesi ile bu kararların kanuna uygunluğunun denetlenmesi hususlarında görevli ve yetkilidir” şeklindeki düzenlemesi ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 15/10/2018 tarihli ve 2018/3667 esas, 2018/6665 karar sayılı ilâmında ve yine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27/09/2021 tarihli ve 2021/9960 esas, 2021/12771 sayılı ilâmında yer alan " ... Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın Cumhuriyet Başsavcı vekili tarafından kamu davası açılması gerektiğinden bahisle iade edilmesi üzerine düzenlenen iddianamenin 5325 sayılı Kanun’un 18/son maddesindeki düzenleme ile birlikte usulüne uygun hale geldiği anlaşılmakla mahkemece yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden durma kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir ... " şeklindeki açıklamalar birlikte nazara alındığında, Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar, adlî idarî nitelikte olup, taraflara tebliğ edilip kesinleştirilmeleri yapılmadıkça geri alınmaları mümkün olduğundan ve Cumhuriyet başsavcısının da söz konusu kararlarda değişiklik yapılmasını isteme hakkı bulunduğundan yapmış olduğu iade işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, kaldı ki belirtilen kararın Cumhuriyet başsavcısı tarafından iade edilmesi sonrasında taraflara tebliğ edilmemesi nedeniyle durma kararı tarihi itibariyle kesinleşmemiş olduğu ve kesin hükmün niteliğine benzer sonuçları da doğurmadığı, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın Cumhuriyet Başsavcı vekili tarafından eksiklerin giderilmesi gerektiğinden bahisle iade edilmesi üzerine düzenlenen iddianamenin 5235 sayılı Kanun’un 18/son maddesindeki düzenleme ile birlikte usulüne uygun hâle geldiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...“ şeklindedir. 3. 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesinde; "(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." denilmektedir. 4. Hüküm tarihinden önce, 25.06.2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7328 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) "Cumhuriyet başsavcısının görevleri" başlıklı 18. maddesi; "Cumhuriyet başsavcısının görevleri şunlardır: 1. Cumhuriyet başsavcılığını temsil etmek, 2. Başsavcılığın verimli, uyumlu ve düzenli bir şekilde çalışmasını sağlamak, iş bölümünü yapmak, 3. Gerektiğinde adlî göreve ilişkin işlemleri yapmak, duruşmalara katılmak ve kanun yollarına başvurmak, 4. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak. Ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısının; ağır ceza mahkemesinin yargı çevresinde görevli Cumhuriyet başsavcıları, Cumhuriyet başsavcıvekilleri, Cumhuriyet savcıları ile bağlı birimler üzerinde gözetim ve denetim yetkisi vardır. Asliye ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısının o yer yargı çevresinde görevli Cumhuriyet savcıları ile bağlı birimler üzerinde gözetim ve denetim yetkisi vardır. (Ek fıkra:17/6/2021-7328/2 md.) Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkların giderilmesi ile bu kararların kanuna uygunluğunun denetlenmesi hususlarında görevli ve yetkilidir." Şeklinde düzenlenmiştir. 5. Sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen Biga Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2021 tarihli ve 2020/3483 Soruşturma, 2021/641 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının, görüldü işlemi için Biga Cumhuriyet Başsavcısına gönderilmesini müteakip yeniden değerlendirme yapılmak üzere ilgili Cumhuriyet savcısına iadesine karar verildiği, iade kararı sonrası Biga Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.05.2021 tarihli ve 2020/3483 Soruşturma, 2021/43 sayılı Fezlekesi üzerine Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2021 tarihli ve 2021/4623 Soruşturma, 2021/1426 Esas sayılı iddianamesi ile atılı suçtan kamu davası açıldığı, bununla birlikte Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/389 Esas, 2022/347 Karar sayılı kararında yer alan "...Biga Cumhuriyet Başsavcılığınca 22/03/2021 tarih ve 2021/641 Karar sayılı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın hukuken geçerli olduğu, CMK’nın 172. maddesinde yer alan şartların da gerçekleşmediği, bu aşamada kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik CMK’nın 173. maddesinde düzenlenen itiraz imkânının sağlanması için gerekli tebliğ işlemlerinin yapılması gerektiği, itiraz edilmesi durumunda merci tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kaldırılırsa Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemek zorunda olduğu, bu hâliyle 18/05/2021 tarih ve 2021/1426 esas sayılı iddianamenin hukuki değerinin bulunmadığı, usulüne uygun şekilde açılmış bir kamu davasından bahsedilemeyeceği..." şeklindeki gerekçe ile kovuşturmanın durmasına hükmedildiği anlaşılmıştır. 6. Yukarıda belirtilen düzenlemelere göre; Cumhuriyet Başsavcısının ve vekillerinin, Cumhuriyet Savcıları üzerinde Kanun'dan kaynaklanan denetim ve gözetim yetkilerinin bulunduğu, bu kapsamda Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen kararların görüldü işlemini yapmanın da yetki ve görevleri arasında olduğu, Cumhuriyet Savcısının işlemlerinin Cumhuriyet Başsavcılığı adına yapıldığı ve Mahkeme karşısında tekil olarak her bir Cumhuriyet Savcısının değil, Cumhuriyet Başsavcılığının bir bütün olarak değerlendirildiği, yapılan işlemlerin de Cumhuriyet Başsavcılığının bütünlüğü içerisinde gerçekleşen işlemlerden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Cumhuriyet Savcısı tarafından gönderilen karar üzerinde Başsavcı tarafından yapılacak "görüldü" işleminin, kararın kurucu unsurlarından olmamakla birlikte, kesinleşmesi yönünden tamamlayıcı asli bir unsur olarak değerlendirilmesi nedeniyle "görüldü" yapılmadan kararın kesinleşmesinin söz konusu olmadığı, Cumhuriyet Başsavcısının Cumhuriyet Savcısının kararı üzerinde esasını değiştirmeye yetkili bir makam gibi red işlemi yapamayacağı, ancak kararın yeniden değerlendirilmesini sağlayabileceği, bu aşamada kararın niteliğinin değişmesi söz konusu olmadığı gibi, yetkinin de halen Cumhuriyet Savcısına ait olduğu kabul edilmektedir. 7. Bu kapsamda incelenen dava dosyası içeriğine göre; Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, o yer Cumhuriyet Başsavcısı tarafından yeniden değerlendirme yapılmak üzere iade edilmesini müteakip, ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından sanık hakkında atılı suçtan kamu davası açılmak üzere fezleke düzenlendiği, her ne kadar Mahkemece daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmediği ve usulüne uygun açılmış bir kamu davası bulunmadığından bahisle durma kararı verilmiş ise de; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, görüldü işlemi sırasında Cumhuriyet Başsavcının gerekçesi ile birlikte yeniden değerlendirilmek üzere dosyayı iade yetkisinin bulunduğu, bu haliyle taraflara tebliğ edilmeyen kararın henüz hukuken varlık kazanmadığı, durma kararı sonrası şikâyetçiye yapılan tebliğ işleminin kararı geçerli hale getirmeyeceği anlaşılmakla, Mahkemece yargılamaya devam edilerek dosyanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/389 Esas, 2022/347 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.