2. Hukuk Dairesi 2013/6289 E. , 2013/25844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Yalvaç Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :25.12.2012 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı, evlenmeleri sırasında eşinin "evlenmeye engel olacak derecede akıl hastası olduğunu" ileri sürerek, evliliğin bu sebeple butlanına karar verilmesini istemiş; mahkemece istek kab
**2. Hukuk Dairesi 2013/6289 E. , 2013/25844 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Yalvaç Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :25.12.2012 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı, evlenmeleri sırasında eşinin "evlenmeye engel olacak derecede akıl hastası olduğunu" ileri sürerek, evliliğin bu sebeple butlanına karar verilmesini istemiş; mahkemece istek kabul edilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir. Taraflar 15.6.2010 tarihinde evlenmişlerdir. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan 11.7.2012 tarihli 17736 sayılı sağlık kurulu raporunda; davalının "psikotik bozukluk" tanısıyla 1998 yılından beri tedavi gördüğü, evlenme yasağı olan kişilerden olduğu ve evlenme tarihinde rahatsızlığının etkisi altında olduğu, bu halinin evlenmeye engel teşkil ettiği bildirilmiş; davalının vesayet altına alınması için mahkemece yapılan ihbar üzerine, Yalvaç Sulh Hukuk Mahkemesi; "davalının vesayet altına alınmasına lüzum bulunmadığına" karar vermiş, bu karar 12.12.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesinin kararına esas alınan Isparta Devlet Hastanesinin 7.3.2012 tarihli 423 sayılı sağlık kurulu raporunda; davalının "remisyonda şizofreni hastası olduğu, vasi tayini gerekmediği" ifade edilmiştir. Her iki rapor arasında, hastalığının iyileşip iyileşmediği konusunda çelişki mevcuttur. Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması veya evlenmeye engel olacak derecede akıl hastası olması, evliliği mutlak butlanla sakatlar. (TMK. m. 145/2-3) Ancak, ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmiş olması durumlarında mutlak butlan davasını, yalnızca ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl hastalığı iyileşen eş açabilir. Bu hallerde dava hakkı, sonradan iyileşen eşe aittir. (TMK. m. 147/2) Vesayet dosyasında alınan raporda "hastalığın remisyonda" olduğu ifade edildiğine göre, davalının ayırt etme gücünü sonradan kazanmış veya akıl hastalığının iyileşme sürecinde olması ihtimal dahilindedir. İyileşme veya ayırt etme gücünün sonradan kazanılması halinde de, Türk Medeni Kanununun 147/2. maddesi hükmüne göre, dava hakkı ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl hastalığı iyileşene ait olacaktır. O halde, davalının, dosya içerisindeki tüm tedavi kayıtları ve raporlarla birlikte bir kez de Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek; davalıda mevcut olan evlenmeye engel olacak derecedeki akıl hastalığının iyileşmiş olup olmadığı konusunda rapor alınmalı, davalı iyileşmiş ise Türk Medeni Kanununun 147/2. maddesi hükmü de nazara alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11.11.2013 (Pzt.)