Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 29.03.2016-30.06.2017 tarihleri arasında davalının asıl işveren olduğu Kazakistan'daki X1 2017 ve diğer projelerde çalıştığını, dış cephe montaj ustası olarak görev yaptığını, son ücretinin net 2.000,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin işveren tarafından bildirim yapılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline kar
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 29.03.2016-30.06.2017 tarihleri arasında davalının asıl işveren olduğu Kazakistan'daki X1 2017 ve diğer projelerde çalıştığını, dış cephe montaj ustası olarak görev yaptığını, son ücretinin net 2.000,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin işveren tarafından bildirim yapılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Taraflar arasında, davalının, davacı işçinin alacaklarından sorumlu olup olmadığı, davacının talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, hüküm altına alınan alacakların ispatı ve hesaplama yöntemi, yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının belirsiz alacak davasına konu olup olamayacağına ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta yıllık ücretli izin alacağı ile kıdem ve ihbar tazminatları bakımından, koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 27.12.2022 tarihli ve 2022/6872 Esas, 2022/17896 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan söz konusu alacaklar bakımından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada belirtilen husus Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (2016/26476 E., 2020/7547 K.; 2022/5909 E., 2022/6892 K.; 2022/829 E., 2022/1542 K.) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır. Davacının, davalı işyerinde çalışıp çalışmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde davacının 09.03.2016-30.06.2017 tarihleri arasında davalının asıl işveren olduğu Kazakistan'daki X1 2017 ve diğer projelerde çalıştığını, 2.000,00 USD ücret aldığını ileri sürmüş, davalı vekili davacının, davalının işçisi olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini savunmuştur. Davacı tanıkları davacı ile birlikte çalıştıklarını beyan etmişler, davacı ... Ö.K.; “Ücretler banka hesabına yatardı”; davacı ... M.Y. ise; “ücretler Yapıkrediye yatardı” şeklinde beyanda bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince F1 Bankasından davacıya ilişkin banka kayıtlarının istendiği, Bankanın 06.02.2021 tarihli cevabi yazısıyla; 20.03.2016-24.12.2020 tarihleri arasında davacıya ait N1 USD numaralı hesaba işlem yapıldığının, ilgili tarih aralığında maaş açıklamalı herhangi bir işlem kaydına rastlanmadığının bildirildiği, gönderilen banka kaydında ise 04.04.2020 tarihli bir işlemden başka bir işlem bulunmadığı görülmüştür. 6100 sayılı Kanun’un 31. maddesi “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, davacının dava dilekçesinde elden ödeme iddiası bulunmadığı gibi dosya içeriğinde davacının banka kayıtlarına ilişkin herhangi bir beyanda da bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tanıklarının ücretlerin banka kanalıyla ödendiğini beyan etmeleri karşısında, 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesi gereğince ücretin banka yoluyla ödenip ödenmediği, ödenmiş ise hangi bankaya yatırıldığı hususundaki belirsizlikler giderilmelidir. Bu itibarla Mahkemece; F1 Bankasından gelen kayıtlar da gösterilmek suretiyle davacıya ücretinin hangi bankaya yatırıldığı sorulmalı, başka bir bankada USD ya da TL hesabı olup olmadığı belirlenmeli, kayıtlardaki ödemelerin kim tarafından yapıldığının tespit edildikten sonra oluşacak sonuca göre husumet yönünden bir değerlendirme yapılarak karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.