1. Hukuk Dairesi 2016/11242 E. , 2019/3850 K. "" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; KARAR- Dava, hile (aldatma) hukuksal nedenine dayalı tapu iptali v…
**1. Hukuk Dairesi 2016/11242 E. , 2019/3850 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; KARAR- Dava, hile (aldatma) hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, adına kayıtlı taşınmazların bir kısmının 1991 yılında kamulaştırıldığını, taşınmazların kamulaştırma amacına uygun kullanılmadığı düşüncesi ile Tapu Müdürlüğüne gittiğinde kamulaştırıldığını zannettiği dava konusu 143 ada 12 parsel sayılı taşınmazın aslında kamulaştırılmadığını, muvazaalı olarak dava dışı ...’a satış yoluyla devredildiğini, adı geçenin de sonrasında davalıya satış suretiyle devrettiğini öğrendiğini, tapu işlemleri sırasında kandırıldığını ve hile ile satış işleminin gerçekleştirildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile taşınmazın adına tescilini istemiştir.Davalı, iddiaların doğru olmadığını, tapu siciline güvenerek taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Çekişme konusu 143 ada 2 parsel sayılı taşınmaz davacıya ait iken 21.04.2011 tarihinde dava dışı ...’a satış yoluyla temlik edildiği, ...tarafından da 02.06.2014 tarihinde satış suretiyle davalı ...’ye devredildiği kayden sabittir.Bilindiği üzere; aldatma (hile) genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma hilede yanıltma söz konusudur. Borçlar Kanunu'nun ( B.K) 28/l. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK 36/1.) maddesinde açıklandığı üzere, taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için