T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/829 - 2026/329 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/829 KARAR NO : 2026/329 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2023 NUMARASI : 2023/42 E. - 2023/534 K. DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen d…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/829 - 2026/329 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/829 KARAR NO : 2026/329 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2023 NUMARASI : 2023/42 E. - 2023/534 K. DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada ANkara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/12/2023 tarih ve 2023/42 E. - 2023/534 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekillerinin tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, plastik boru bağlantı elemanları, vana, kaplin ve bunların parçalarının imalat ve satışı alanında faaliyette bulunan müvekkilinin, 2022/000173-1 sayılı kaplin kapağı tasarımının tesciline yönelik başvurusunun davalı şirketin 2011/00876 sayılı tasarımla dayalı itirazı sonrasında YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin tasarımının itiraza mesnet tasarım karşısında yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olduğunu, kaplin kapağı olarak adlandırılan tasarımın pratik montaj amacıyla üretilmiş sıkıştırma özelliğine sahip bağlantı elemanı olup ürünün belirli görsel özelliklerinin teknik zorunluluktan kaynaklandığını, bu alanda tasarımcının seçenek özgürlüğünün dar olduğunu, dairesel forma sahip olması, silindirik gövde, diş yükseltileri, belli bir yükseklik ve çap gibi hususların bu teknik zorunluluktan kaynaklandığını, dolayısı ile tasarımlar arasındaki benzerliklerin dikkate alınamayacağını, bilgilenmiş kullanıcının sulama, gaz ve diğer likit ürünlerin iletiminde kullanılan boruların döşenmesi, montajı tamiri gibi işleri bizzat yapan teknisyen ve mühendisler ile ürün üretim dağıtım zincirinde görev yapan tümüyle profesyonel kişilerden oluştuğunu, bu nedenle anılan farklılıkların bu kişilerin, ürünler hakkında sahip olduğu bilgi ve tecrübe, dikkat ve algı düzeyi itibariyle, ürünleri de yeterince farklılaştırdığını, kaldı ki davacının itiraza mesnet tasarımının daha önceden kamuya sunulmuş olması nedeniyle yenilik kriterine sahip olmadığını ve davalının bu tasarıma dayalı olarak müvekkilinin tasarımına yönelik itirazının iyi niyetli olmadığını ileri sürerek 2022-T-1140 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kaplin kapağı tasarımlarının amacının boru hatlarının bağlantı noktalarında su sızmasını önlemek olduğunu, tasarımların dış form bakımından birebir denilebilecek bir benzerliğe sahip olduğunu, davaya konu tasarımdaki silindirik formun içinde yer alan dişli yapının silindirik formun biraz daha ortasına doğru konumlandırıldığını, ancak bu silindirik formun içindeki dişli yapının müvekkilin tasarımında birebir yer aldığını, içteki dişli yapının konumlandırma yeri yönünden olan farkın ayrıntı niteliğinde olduğunu, dolayısı ile davaya konu tasarımın müvekkilinin tasarımı karşısında yenilik ve ayırt edicilik unsurundan yoksun olduğunu, kaplinlerin dış yüzeyinde keskin silindirik hatlar ve düşey şeritler olmadan ve içte yer alan dişli yapı olmadan tasarım yapılması mümkün olduğundan davacı yanın seçenek özgürlüğü olmadığı yönündeki iddiasına itibar edilemeyeceğini ve müvekkilinin kötü niyetinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu tasarımın alt kısımdan geniş şekilde başlayarak, kavrama alanını geçtikten sonra kademeli şekilde daralan ve uç kısımda boru çapına uygun şekilde nihayetlenen, alttan başlayarak kaplin ucuna kadar federlar içerdiği, piyasadaki kaplinlerin dairesel formunun normal ve teknik olarak zorunlu bir durum olduğu, federların varlığının sıkıştırma anahtarının kaplini kavraması ve mukavemet için gerekli olduğu, ancak federların uç noktaya kadar ilerlemesinde zorunluluk bulunmadığı, nitekim piyasada çok çeşitli federların bulunduğu, ancak kök raporda örnekleri sunulduğu üzere, mukavemetin kaplin somunu boyunca devamı ve var olan potansiyelini kullanmak için federların uca kadar uzatılabildiği, bu itibarla tüm gövde boyunca kullanılmasının harcı alem bir durum teşkil ettiği, dolayısı ile federların plastik kaplin somunu boyunca var olmasının benzerlik değerlendirmesinde öne çıkarılamayacağı, tarafların kaplin somunları arasında uca doğru daralma müşterek bir durum olsa da bu kademelenmenin piyasadaki ürünlerde görülebildiği, ayrıca tarafların kaplin somun gövdelerinde kademelenme yerinin farklı olup bu hususun tasarımın kesitlerini farklılaştırdığı, bilgilenmiş kullanıcıların mesleği gereği bu ürünlere aşina, küçük detay dahi olsa çoğu farklılığı gözlemleyebilecek kişilerden oluştuğu, bu itibarla davacıya ait 2022 000173-1 sayılı tasarımın hükümsüzlüğe mesnet gösterilen davalı şirkete ait çoklu tasarım karşısında, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yeni ve ayırt edici olduğu, ayrıca ibraz edile kök ve ek bilirkişi raporlarında dava konusu tasarımın mutlak anlamda yeni olma özelliğini ortadan kaldıran, önceki tarihli kamuya sunulmuş doküman tespit edilemediğini, davalı şirket vekili tarafından 2010/07346 ve 2012/10381 sayılı patent dosyalarında yer alan kaplin görselleri mutlak yenilik itirazına mesnet göstermişse de, dava konusu tasarımın, söz konusu patent dosyalarında yer alan kaplin görselleri karşısında yeni olduğunun ek bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği gerekçesi davanın kabulü ile 2022/T-1140 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporuna ve bilirkişi heyetinin oluşumuna ilişkin ciddi itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi heyetinin kaplin kapağı ya da basınçlı kaplar konusunda uzman olmadığını, bu itirazın mutlak yenilik incelemesi yönünden önem arz ettiğini, davacıya ait tasarımın silindirik formda olup dışında yer alan ve dikey olarak anılabilecek şeritlere haiz olduğunu, müvekkilinin tasarımının ise dış form bakımından birebir denilebilecek benzerliğe sahip olduğunu, silindirik formun içinde yer alan dişli yapının silindirik formun biraz daha ortasına doğru konumlandırıldığını ancak bu silindirik formun içindeki dişli yapının müvekkilin tasarımında birebir yer aldığını, içteki bu dişli yapının yalnızca konumlandırma yeri bakımından ayrıksılık oluşturduğunu, bu durumun ayrıntı seviyesinde kaldığını, taraf tasarımlarının hem form olarak hem de dış ve içteki benzerliği nedeniyle birebir denebilecek düzeyde benzer olduklarını, davacının açık bir şekilde müvekkile ait tasarımda yalnızca ufak değişiklikler yaparak tescil talebinde bulunduğunu, bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan kaplin örneklerinde yer alan federlarin farklı olmasının davacı tasarımı ile müvekkilinin tasarımlarındaki federlerin birbirine benzerliğini ortaya çıkardığını ve mutlak yenilik incelemesinin doğu bir şekilde yapılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin kabulünün aksine davaya konu 2022 000173/1 sıra numaralı tasarım ile itiraza gerekçe gösterilen 2011/00786 sıra numaralı tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzerlik arz ettiğini, nitekim davaya konu tasarım ile itiraz mesnet tasarımlarda yer alan vananın bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibarıyla benzer olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, endüstriyel tasarımla ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece görüşüne başvurulan, içinde tasarım uzmanı bilirkişilerin de bulunduğu heyet tarafından hazırlanan raporda, birbirleriyle kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilerek ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınarak yapılan karşılaştırmada, dava konusu tasarımların davacı tarafından dayanılan 2011/00786-1-15 sayılı tasarımlar karşısında yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşıdığı ve mutlak yeniliğini kıracak bir tasarımın bulunmadığının bildirildiği, anılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.