(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/4652 E. , 2011/3168 K. MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; nizalı taşınmazlar başında yeniden keşif yapılması, yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarında…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/4652 E. , 2011/3168 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; nizalı taşınmazlar başında yeniden keşif yapılması, yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazların niteliği, zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçimi, ekonomik amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadıkları hususunda ayrıntılı ve olaylara dayalı bilgi alınması, ziraatçi bilirkişi kurulu vasıtasıyla taşınmazların geçmişteki ve halihazırdaki niteliklerinin gerekçeleri ile birlikte tespit edilmesi, çekişmeli taşınmazların davacıların dayandıkları satış senetlerinde yer alıp almadıklarının belirlenmesi, uzun süreli kullanmamanın zilyetliğin terki sonucunu doğurup doğurmayacağı tartışılması" gereğine dğinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli 390 ada 320 ve 326 sayılı parsellerle ilgili davanın kabulü ile 390 ada 320 ve 326 sayılı parsellerin davacı ... adına tesciline, 220 ada 98, 129, 205 ve 390 ada 117, 121, 159, 240, 370, 380, 395 sayılı parseller yönünden davanın reddine 390 ada 117 sayılı parselin davalı ... adına, 220 ada 98, 129, 205 ve 390 ada 121, 159, 240, 370, 380, 395 sayılı parsellerin tespit gibi davalı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin 220 ada 98, 129, 205 ve 390 ada 117, 121, 159, 240, 370, 380, 395 parsellere yönelik yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA, 2- Davalı ... vekilinin 390 ada 320 ve 326 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bu taşınmazlar yönünden bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğar. Bu hakkın zedelenmemesi için, bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazlar üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönündedir. Mahkemece bu yönde, bozma ilamında açıklandığı gibi bir araştırma yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delilleri sorulup tespit edilmeli; komşu parsellerin tapu kayıtları ve tapu kayıtlarının oluşum belgeleri, tescil ilamı ile oluşanların tescil dava dosyaları getirtilmeli, taşınmazların ne sebeble vergiye bağlanmadığı hususu araştırılmalıdır. Bundan sonra mahallinde üç kişiden oluşan yerel bilirkişi kurulu yardımı ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu ve 390 ada 326 sayılı parselin güneyindeki dere yönünden jeolog bilirkişi de hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, dere yatağı ya da taşlık, çalılık gibi devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, imar-ihyaya konu olabilen yerlerden olup olmadığı, ihyanın kim tarafından başlatıldığı ve hangi tarihte başlatıldığı, imar ihya tamamlanmışsa hangi tarihte olduğu, kim tarafından ne kadar süreden beri tasarruf edildiği, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalıdır. Aynı konularda ziraatçı bilirkişi kurulundan gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınmalı, önceki zirai bilirkişi kurulu raporu ile çelişki oluşması halinde çelişkinin nedenleri üzerinde durulmalı, dosyadaki fotoğraflara göre tarım arazisi görünümünde olmayan taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin önceki ziraai bilirkişi raporunda ne sebeble iktisaba elverişli zilyetlik sayıldığı tartışılmalı; tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilmelidir. Adada hangi tarihten itibaren serbest hayvancılık yapıldığı, serbest hayvancılık yapılan sürede taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü araştırılmalı, bu konuda yerel bilirkişi, tanık ve tesbit bilirkişilerinden ayrıntılı bilgi alınmalı, serbest hayvancılık dönemindeki zilyetliğin sürdürülüş şekline göre iktisap sağlayıcı nitelikte olup olmadığı belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.