12. Hukuk Dairesi 2006/3611 E. , 2006/6237 K. MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Mahkemesi TARİHİ : 21/12/2005 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK’nun 170/3 maddesi gereğince inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı, mahkemece aynı Kanunun 68…
**12. Hukuk Dairesi 2006/3611 E. , 2006/6237 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Mahkemesi TARİHİ : 21/12/2005 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK’nun 170/3 maddesi gereğince inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı, mahkemece aynı Kanunun 68/a maddesine göre yapılan inceleme sonucunda anlaşılmış ise, itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına karar verilir.Mahkemece anılan yasa hükmüne aykırı olarak takibin durdurulması yerine iptaline karar verilmesi isabetsizdir. Öte yandan, İİK.nun 170/4. maddesi gereğince itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu taktirde alacaklının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminatla ve alacağın %10’u oranında para cezası ile sorumlu tutulabileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, icra takibi, çeki ciro ile eline geçiren yetkili hamil ....tarafından keşideci hakkında yapılmaktadır. Hamilin keşideci ile doğrudan ilişki içinde bulunmadığının kabulü zorunludur.Bu durumda adı geçenin çeki takibe koymada ne surette kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu kanıtlanmadan tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması yasaya uygun görülmemiştir. Kabule göre de; olayda uygulanması gereken İİK.nun 170/4. maddesi hükmüne aykırı olarak karar yerinde gerekçesi açıklanmadan % 20 oranı aşılmak suretiyle % 40 tazminata hükmedilmesi doğru değildir. SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28.03.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.