4. Hukuk Dairesi 2023/9857 E. , 2024/5266 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/972 Esas - 2023/1434 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı asıl ... tarafında
**4. Hukuk Dairesi 2023/9857 E. , 2024/5266 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/972 Esas - 2023/1434 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı asıl ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Mardin Jandarma Komutanlığı emrinde 2003 - 2004 tarihleri arasında kantin heyetinde görevli personel olan davalıların görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal suçlarından yargılandığını, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düştüğünü, Diyarbakır 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi dosyasında alınan 13.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda davalı askeri personelin toplam 206.046,47 TL kantin zararına sebebiyet verdiği yönünde görüş bildirildiğini belirterek 1.516,50 TL'nin davalı ...'ten, 6.094,00 TL'nin davalı ...'ndan, 1.516,50 TL'nin davalı ...'tan, 8.576,40 TL'nin davalı ...'dan, 65.639,80 TL'nin davalı ...'dan 8.576,40 TL'nin davalı ...'dan, 57.063,40 TL'nin davalı ...'ten, 57.063,40 TL'nin davalı ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... vekili, ... vekili, ... vekili, davalı asıllar ..., ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, ceza mahkemesi dosyası zamanaşımı nedeniyle düştüğünden ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmayacağını, meydana gelen zarardan müvekkillerinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.06.2014 tarihli, 2013/4 Esas ve 2014/310 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 55.666,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 11.03.2019 tarihli, 2018/355 Esas ve 2019/1350 Karar sayılı ilamı ile "...Haksız fiil nedeniyle zarara uğrayan bir kamu kurumu ise, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresi, kurum adına dava açmaya emir vermeye yetkili kişi ya da organın, zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kurum tarafından zararın takip edilebilir aşamaya gelmesi ancak bu şekilde gerçekleşir. Davacı kamu kurumu niteliğinde olup, yürütülen soruşturma sonucunda, 25.12.2012 tarihli makam oluru ile kurum zararının davalılardan tahsili hakkında yasal işlemlerin başlatılmasına izin verilmiştir. Şu halde; zamanaşımı başlangıcının kurum "olur" tarihi olarak esas alınması gerektiğinden dava tarihi olan 04.01.2013 itibariyle 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan söz edilemez. Kaldı ki davalılardan ...’ın usulüne uygun bir zamanaşımı defi de bulunmamaktadır. Şu durumda, davanın esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş; davacı vekilinin davalılardan ...'ya yönelik temyiz itirazları reddedilmiş; bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazları incelenmemiştir. 3. Mahkemenin 26.02.2021 tarihli, 2020/894 Esas ve 2021/285 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 201.892,11 TL kurum zararının 1.516,46 TL'nin davalı ...'ten, 1.516,46 TL'nin davalı ...'ndan, 1.516,46 TL'nin davalı ...'tan, 10.114,26 TL'nin davalı ...'dan, 10.114,26 TL'nin davalı ...'dan, 55.666,65 TL'nin davalı ...'ten, 55.666,65 TL'nin davalı ...'dan, 65.780,91 TL'nin davalı ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle ayrı ayrı tahsiline karar verilmiştir. 4. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... ve ... vekilleri ile davalı asıllar ..., ..., ... temyiz isteminde bulunmuştur. 5. Dairenin 22.09.2021 tarihli, 2021/18007 Esas ve 2021/5286 Karar sayılı ilamı ile "...1.Davalılardan ... vasisi ...’nun temyiz itirazlarının incelenmesinde: Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında davalı ...’nun 04.11.2019 tarihinde vefat ettiği UYAP kayıtlarından anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen ilk karar adı geçen davalı tarafından temyiz edilmemiş, davacının da adı geçen davalıya yönelik temyiz itirazları Dairemizce reddedilmiş; bu şekilde hakkında verilen hüküm kesinleşmiştir. Vesayet, ölümle son bulduğundan yetkisiz kişi tarafından verilen temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davalılardan ...’nın temyiz itirazlarına gelince: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 177. maddesinde ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar, sözlü veya yazılı olarak yapılabileceği ve karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneğinin, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı bir kısım davalı bakımından ıslah beyanını içeren dilekçe ile talep konusu miktarı arttırmıştır. Ancak yukarıda belirtilen kanun maddesi gereği usulüne uygun olarak davalılardan ...’ya ıslah dilekçesi tebliği yapılmamış olup adı geçen davalının hukuki dinlenilme ve savunma hakkı ihlal edilmiştir. Şu durumda mahkemece, ıslah dilekçesinin adı geçen davalıya tebliği ile davalının hukuki dinlenilme hakkının kullanılmasına imkan verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş; davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazları ile davalılar ..., ... ve ... vekilleri ve davalı asıllar ..., ...'ün temyiz itirazları incelenmemiştir. 6. Mahkemenin 02.02.2022 tarihli, 2021/1150 Esas ve 2022/106 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı ... bakımından mahkemenin 2020/894 Esas-2021/285 Karar sayılı ilamı kesinleştiğinden bu davalı yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... bakımından mahkemenin 2013/4 Esas-2014/310 Karar sayılı ilamı kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne, 1.516,46 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’ten tahsiline, davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne, 1.516,46 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’dan tahsiline, davalı ... bakımından davanın kabulüne, 10.114,26 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’dan tahsiline, davalı ... bakımından davanın kabulüne, 10.114,26 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’dan tahsiline, davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne, 55.666,65 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı ...’ten tahsiline, davalı ... bakımından davanın kabulüne, 65.780,91 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı ...’dan tahsiline karar verilmiştir. 7. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ..., ... ve ... vekilleri ile davalı asıllar ..., ... temyiz isteminde bulunmuştur. 8. Dairenin 20.09.2022 tarihli, 2022/8279 Esas ve 2022/10697 Karar sayılı ilamı ile; "...Hukukumuzda hakkaniyet, Borçlar Kanunu’nun 43 ve 44 (TBK 51 ve 52) maddelerinde düzenlenmiş, bazı şartların ve çözümlerin önceden saptanmasının doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının esnek veya eksik bırakıldığı hallerde etkisini gösteren ve belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini emreden kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Buna göre hakimin, tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini göz önünde tutması gerekmektedir. Zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim, tazminat miktarını hafifletebilir. Dosya kapsamından davalıların kantin başkanı, muhasip ve mutemet olarak sorumlu oldukları 2003 – 2004 döneminde kantin kayıtlarını düzenli tutmadıkları anlaşılmakta ise de; kantin sorumluluğunun ikincil görev olması, görev yerindeki olay tarihindeki yoğunluk, verilen görevle ilgili davalılara herhangi bir eğitim verilmemiş olması, asıl görev haricinde bu işe yeterli zaman ayıramayacaklarının anlaşılmasına göre, mahkemece önemli oranda hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken yapılmamış olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş; davacı vekilinin tüm, temyiz eden davalıların diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda kantin sorumluluğunun ikincil görev olması, görev yerindeki olay tarihindeki yoğunluk, verilen görevle ilgili davalılara herhangi bir eğitim verilmemiş olması, asıl görev haricinde bu işe yeterli zaman ayıramayacaklarının anlaşılmasına göre davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... bakımından hükmedilen tazminattan %70 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasına karar verildiği, davalı ... tarafından mahkemenin önceki kararının temyiz edilmediği, davalı ... bakımından verilen hükmü yalnızca davacı tarafın temyiz ettiği ve davalı ... bakımından davacı lehine usuli müktesep hak oluştuğu, bu nedenle davalı ... bakımından bozma öncesi verilen aynı hükmün kurulduğu gerekçesiyle davalı ... bakımından mahkemenin 2020/894 Esas-2021/285 Karar sayılı ilamı kesinleştiğinden bu davalı yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... bakımından mahkemenin 2013/4 Esas-2014/310 Karar sayılı ilamı kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne, 454,93 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’ten tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne, 454,93 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’dan tahsili davacıya ödenmesine, davalı ... bakımından davanın kabulüne, 3.034,28 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... bakımından davanın kabulüne, 3.034,28 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne, 17.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizyle davalı ...’ten tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... bakımından davanın kabulüne, 65.780,91 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı asıl ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu olayda hakkaniyet indirimi yapılmasına gerekçe gösterilen hususların mevcut olmadığını, davalıların asli kusurları ile zarara sebebiyet verdiklerini, aksi halde indirim oranının fahiş olduğunu, hükme esas alınan raporun hesaplama yönünden eksik incelemeye dayandığını, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı asıl ... temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, kusur oranının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, idari tahkikat aşamasında ödenen miktarın dikkate alınması gerektiğini, hakkaniyet gereğince tazminatın tamamen kaldırılmasını, aksi halde hakkaniyet indirimi oranının arttırılması gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların Mardin Jandarma Komutanlığından görevli oldukları dönemde sebebiyet verdikleri kurum zararının tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu'nun 41, 43 ve 44 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ile davalı asıl ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı asıl ...'ün yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı asıl ...'e yükletilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.