9. Hukuk Dairesi 2016/21966 E. , 2016/16634 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, ücret alacağı, hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlene…
**9. Hukuk Dairesi 2016/21966 E. , 2016/16634 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, ücret alacağı, hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin ... Lisesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatları ödenmeden okul müdürü tarafından feshedildiğini, davacının ücret ödemesinin ve sigorta işlemlerinin davalı ... Okul Aile Birliği tarafından yapıldığını, işyerinin diğer davalı T.C. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olduğunu, işyerindeki müdür, müdür yardımcıları ve öğretmenlerin emir ve talimatlarına göre iş yapıldığını iddia ederek davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil, yıllık izin ve son ay ücret alacaklarının davalılar T.C. ... ve ... Okul Aile Birliği'nden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı ... vekili cevabında, müvekkilinin tüzel kişiliği bulunmadığından hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, öte yandan davacının süresinde işbaşı yapmadığı gibi verilen işleri de yapmadığını, okul müdürüne karşı geldiğini, arşiv ve kamera kayıtlarına zarar verdiğini, 26.08.2008 tarihinde konuya ilişkin tutanak tutularak iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, fazla mesai, hafta tatili ile bayram ve genel tatil çalışması olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı T.C. ... vekili cevabında, davacının davalının işçisi olmaması nedeni ile müvekkilinin husumet ehliyeti bulunmadığı gibi iş akdinin sunulu tutanaklarla sabit olduğu üzere haklı nedenle feshedildiğini, alacakların zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın taraf vekillerince temyizi üzerine; Dairemizin 02.10.2014 tarih ve 2014/19986–2014/29032sayılı kararı ile "mahkemece bozma kararı ile bozma dışı bırakılan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı ve yıllık ücretli izin alacağı talepleri açısından davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakka riayet edilmemesinin hatalı olduğu ayrıca duruşmada tefhim edilen hüküm özeti ile gerekçeli kararda yazılan hüküm sonucunun HMK. nun 297 ve 321. maddelerine aykırı olarak sadece “ Davanın reddine “ şeklinde oluşturulmasının da yanlış olduğu "gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır. Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır. Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı hafta tatili günlerinde çalıştığını iddia ederek alacak talebinde bulunmuş olup, bu iddiasını ispat için tanık deliline dayanmıştır.Davacı,davalı işyerinde temizlik görevlisi olarak çalışmıştır.Davacı tanığı ....,davalı işyerinde öğretmen olarak çalışmakta olup,davacının haftasonu kursları nedeniyle cumartesi ve pazar günleri çalıştığını nevar ki hafta içi bir gün izin kullandığını belirttiği gibi dinlenen diğer tanıklar da davacının cumartesi pazar çalıştığını bildirmekle yetinmişlerdir.Dosya kapsamındaki tüm tanık beyanlarının değerlendirilmesinde davacının haftada bir gün 24 saat dinlendiği anlaşıldığından sübut bulmayan hafta tatili ücreti alacağının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır. 3- 6100 sayılı HMK. nun 297/2. maddesi uyarınca " Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. " Somut uyuşmazlıkta, davada birden fazla davalı olmasına rağmen karar-ilam harcı, harç masrafı, diğer yargılama giderleri ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinden hangi davalının sorumlu olduğu açıklanmadan " davalıdan " denilerek hüküm kurulması 6100 sayılı HMK. nun 297/2. maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Karar-ilam harcı ile harç masrafına hükmedilirken davalı T.C. ...' nın Harçlar Kanunu' nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu gözden kaçırılmamalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.