(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/3054 E. , 2007/3441 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı-K.Davalı ... Tüzel Kişiliği vekili tarafından, davalı-k.davacı ... aleyhine 25.07.2002 ve 06.10.2003 gününde verilen dilekçeler ile elatmanın önlenmesi ve kal, birleşen dosya ile de tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptal, tescil isteminin reddine, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne dair verilen 28.09.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/3054 E. , 2007/3441 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı-K.Davalı ... Tüzel Kişiliği vekili tarafından, davalı-k.davacı ... aleyhine 25.07.2002 ve 06.10.2003 gününde verilen dilekçeler ile elatmanın önlenmesi ve kal, birleşen dosya ile de tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptal, tescil isteminin reddine, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne dair verilen 28.09.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-k.davacı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, köy boşluğuna elatmanın giderilmesi istemiyle köy tüzel kişiliği tarafından açılmıştır. Birleşen davada Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanılarak temliken tescil isteminde bulunulmuştur. Mahkemece, bilirkişi krokisinde A, B, C, D, E ve F harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerine davalının elatmasının önlenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalı birleşen davanın davacısı temyiz etmiştir. Dava konusu yerlerin de gösterildiği paftanın incelenmesinden çekişmeli yerin boşluk olarak bırakıldığı, güneydeki bir kısım yerinde orman olduğu anlaşılmaktadır. Aslında Türk Hukuk mevzuatında köy boşlukları ile ilgili bir düzenleme yoktur. Bu kavram uygulamada geliştirilmiştir. Kural olarak da, hiç kimse tarafından kazanılmayan yerler 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18. maddesi hükmünce Hazineye aittir. Fakat mülkiyeti Hazineye ait boşluklar eğer 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesindeki hizmet alanları arasında değilse koşulların varlığı halinde kazandırıcı zaman aşımı zilyedliği nedeni ile mülk edinilebilir. Somut olayda, mahkemenin elatmanın önlenmesine karar verdiği “köy boşluğu” niteliğindeki yerlerin bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerlerden olup olmadığı üzerinde durulmamış, salt bu yerlerin boşluk olması nedeni ile davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiştir. Ne var ki; birleşen davanın davacısı ve davalı tarafından temyiz dilekçesine ek olarak verilen bilgi ve belgelerden, 28.9.2004 olan karar tarihinden sonra dava konusu taşınmazın önemli ölçüde önce Maliye Hazinesi adına ihdasen 2468 parsel olarak tapuya kaydedildiği, 01.02.2005 tarihinde ise bu taşınmazın Hazine tarafından davalı ve davacıya satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır. Hiç kuşkusuz davalı gerçek kişinin dosyaya sunduğu tapu kayıtları, çekişmeli yeri kapsıyor ise kayıt iptal edilmediği sürece davalı gerçek kişinin bu yerden el çektirilmesine olanak yoktur. Öte yandan, mevcut tapu kaydından ötürü davalı gerçek kişinin açtığı Türk Medeni Kanunun 724. maddesine dayalı temliken tescil davası da konusuz kalacaktır. Ortaya çıkan bu yeni durum değerlendirilmeden hükmün mevcutu haliyle infaz olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece yapılması gereken iş, davalı ve davacının temyiz dilekçesine eklediği kayıt kapsamını belirlemek, dava konusu yerler kısmen veya tamamen kayıt kapsamında kalmakta ise tapu kaydı çapına Türk Medeni Kanununun 683. maddesi hükmünce değer tanımak, bu kayıt kapsamında kalmayan bir kısım yer olduğu saptanırsa bu yerler hakkında da davacı köyün ne gibi bir üstün hakkı bulunduğunu, taşınmazın niteliğini belirleyerek saptamak, sonucuna uygun bir hüküm kurmak olmalıdır. Ortaya çıkan yeni durum değerlendirilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 29.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.