13. Hukuk Dairesi 2014/4287 E. , 2014/4544 K. "" MAHKEMESİ : Bursa 1. Tüketici Mahkemesi TARİHİ : 18/06/2013 NUMARASI : 2012/1502-2013/963 Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı bankadan kullanmış…
**13. Hukuk Dairesi 2014/4287 E. , 2014/4544 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa 1. Tüketici Mahkemesi TARİHİ : 18/06/2013 NUMARASI : 2012/1502-2013/963 Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı bankadan kullanmış olduğu konut kredisi nedeniyle haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan 2276,00 TL komisyon ve dosya masrafı ve 262,00 TL ipotek fek bedeli tahsilatının, tahsil tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkeme davanın kısmen kabulü ile; kısa kararda toplam 1.733,00 TL masrafın kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine, gerekçeli kararda ise bu alacağa ek olarak davalı bankaca tahsil edilen 262 TL ipotek fek ücretinin kesinti tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli karar uyum içinde olmalıdır. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.