11. Hukuk Dairesi 2009/13706 E. , 2011/6248 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2009 tarih ve 2008/118-2009/988 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm b
**11. Hukuk Dairesi 2009/13706 E. , 2011/6248 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2009 tarih ve 2008/118-2009/988 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı .... nezdinde en son 20.06.2006 tarihinde olmak üzere İHEVA hisse senetlerini satın aldığını, hisse senedi maliyetinin 1,52 TL olduğunu, 08.12.2006 tarihinde bu hisseleri Deniz Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.'ye virman ettiğini, ancak davalının bu devir sırasında hisse senetlerini alım tarihini bildirmediğini ve hisse senedi maliyetini 1,02 TL olarak bildirdiğini, 30.07.2007 tarihinde hisse senetlerini sattığını, alım tarihinden itibaren 1 yıl sonra yapılan satımlarda ve maliyetinin altındaki satımlarda vergi ödeme yükümlülüğünün olmadığını, davalının bu işlemleri eksik yapması nedeniyle kar üzerinden 2.733 TL. vergi ödemek zorunda kaldığını, davalıya yaptığı başvuru üzerine satıştan sonra 07.11.2007 tarihinde hisse senetlerinin alım tarihinin ve maliyetinin Deniz Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.'ye bildirildiğini, bu şekilde müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek 2.733 TL'nin 30.07.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin, hisselerin alım tarihi ve maliyetini 29.12.2006 tarihinde bildirdiğini, davacının hisse senetlerinin ise 30.07.2007 tarihinde satıldığını, müvekkilinin hatası olmadığını, ayrıca vergi dairesini verilecek düzeltme beyannamesi ile paranın geri alınabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davalının, davacının hisse senetlerinin dava dışı Deniz Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.'ye virman yapılırken hisse senetlerinin alım tarihleri ile hisse senedi maliyetlerini bildirmediği, bu nedenle davacı tarafından kâr üzerinden vergi ödemek zorunda kalındığı, davalının 29.12.2006 tarihinde bu bilgileri gönderdiğini kanıtlayamadığı, ödenen vergi miktarının 2.583,07 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.583,07 TL'nin 25.12.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, davalı .... tarafından davacıya ait hisse senetlerinin dava dışı Deniz Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.'ye gönderilirken hisse senetlerinin alım tarihi ve hisse senedi bedellerinin bildirilmemesi nedeniyle davacı tarafından ödenen vergi miktarının tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre hisse senedi alım satımı yapan davalı vekili diğer savunmalarının yanısıra, davacı tarafından vergi dairesine düzeltme talebinde bulunularak ödenen vergiyi geri alabileceği ve bu şekilde zararının giderilebileceğini bildirdiği halde, mahkemece davacının vergi dairesine düzeltme başvurusunda bulunup bulunmadığı ve ödenen verginin iade edilip edilemeyeceği hususları araştırılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece anılan savunma üzerinde durulup davacının belirtilen şekilde Vergi Dairesine başvurmada bulunarak ve neticesine göre dava açarak zararını önlemesinin mümkün bulunup bulunmadığı üzerinde durulup neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 23.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.