(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/10045 E. , 2013/4948 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiralananın erken tahliyesi nedeniyle mahrum kalınan kira parası ve aynı döneme ait ödenmeyen aidat bedeli ile kiralananda meydana gelen zararl…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/10045 E. , 2013/4948 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiralananın erken tahliyesi nedeniyle mahrum kalınan kira parası ve aynı döneme ait ödenmeyen aidat bedeli ile kiralananda meydana gelen zararların tazmini istemine ilişkindir. Davacı, 05/08/2004 tarihli kira sözleşmesi ile kiralananın davalılara kiraladığını, davalıların kiralananı 07/09/2008 tarihinde boşaltarak, anahtarını aracılık eden emlakçıya teslim ettiklerini, kış mevsimi olması, tayin döneminin sona ermiş olması ve okulların açılmış olması nedeniyle konutun tekrardan kiraya verilemediği için, karşı tarafın bilinçli ve sorumsuzluğundan dolayı maddi kayba uğradığını, davalıların 2009 Şubat ayına kadar kira bedelini ödemeleri gerektiğini, davalıların bağımsız bölümü tahliye ettikleri sırada, kombi içerisindeki suyu boşaltmamaları neticesinde, tahliyenin kış ayına denk gelmesi nedeni ile kombi içerisinde bulunan suyun 04.01.2009 tarihinde donduğu ve tesisatın çatlaması ile su baskınına neden olduğunu, su baskını neticesinde evde oluşan hasarın 3.831,00 TL olduğunu ileri sürerek hasar bedeli ile 2008 ağustos ayından 2009 şubat ayına kadar toplam 6.335,00 TL kira parası ve aynı döneme ait 450,00 TL aidat parası olmak üzere toplam 10.616,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, taşınmazın müvekkili ... tarafından kiralandığını, diğer davalıların kiracı sıfatının bulunmadığını, bu nedenle müvekkili ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini, Davalı ... yönünden ise, müvekkilinin taşınmazı 07/09/2008 tarihinde tahliye ettiğini, anahtarları da davacının önerdiği emlakçı ...'a elektrik ve su borcu olmadığına dair makbuz ile hasarsız olarak teslim ettiğini, kira borcunun da olmadığını, davacıya kiralananı 950,00 TL ye bir başkasına kiraya vermesini önerdiğini, ancak davacının 1200 TL den aşağıya kiraya vermeyeceğini belirttiğini, kiralananın tahliye edildiğini bilen davacının fahiş kiraya verebilmek için kiralananı boş tuttuğunu, tahliyeden sonra meydana gelen don olayı neticesinde meydana gelen zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının tahliyeden itibaren en fazla üç aylık kira parasını talep edebileceğini belirterek, davanın bu davalı yönünde de reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki 05.08.2004 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözlemesinin davalı tarafından tek taraflı feshedildiği, bu durumda davalının sorumlu olduğu kira parasının taşınmazın yeniden aynı şartlarla kiraya verilebileceği süre ile sınırlı olduğu, davalının kiralananı 07.09.2008 tarihinde boşalttığı ve dairenin anahtarlarını emlakçıya bıraktığı, anahtarı emlakçıya bıraktığını davacıya bildirmediği, taşınmazın aynı şartlarla 4 ay içinde kiraya verilebileceğinin anlaşıldığı kabul edilerek davalının ödenmeyen ağustos ve eylül ayı kirası ile kiralananın aynı şartlarda 4 ayda kiraya verilebileceğinden, 4 aylık kira parası olmak üzere 5.252,64 TL kira alacağı, 3.831 TL hasar bedeli ve 450,00 TL adidat gideri olmak üzere toplam 9.533,64 TL nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-) Taraflar arasında 05.08.2004 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesine ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki söz konusu kira sözleşmesinde kiracı ... olup, davalı ... kira sözleşmesinde kefil, diğer davalı ... ise sözleşmede taraf değildir. Davalı ...un kefaleten sorumluluğu sözleşmenin ilk yılı ile sınırlı olduğundan, dava konusu edilen döneme ilişkin sorumluluğu bulunmadığından; davalı ... ise kira sözleşmesinde taraf olmadığından, kira parasından ve sözleşmeye istinaden tazminattan sorumluluğu söz konusu olmadığından, bu davalılara yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şeklide davanın bu davalılara yönelik olarak kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. 2-) Davalı ... hakkında verilen karar yönünden ise, mahkemece davalının kiralanın 07.09.2008 tarihinde tahliye edildiği ve bu tarihten itibaren 4 aylık kira parasına hükmedileceği kabul edilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmediğinden taşınmazın bu tarihte tahliye ediliğinin kabulü gerekir. Bu durumda davalının bu tarihe kadar ödenmeyen kira paralarından ve bu tarihten itibaren bilirkişi raporunda belirlenen 4 aylık kira parasından ve aidat bedellerinden sorumlu tutulması gerekirken, hesaplama hatasıyla 6 aylık aidat ve kira bedeline hükmedilmesi doğru değildir. Öte yandan, taşınmaz 07.09.2008 tarihinde boşaltılarak anahtarlar emlakçıya teslim edilmiş, kiralananın tahliye edildiği ... 12. Noterliğinin 09/09/2008 tarih ve 25369 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile davacıya bildirilmiş, ihtarname davacıya 10.09.2008 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı ... 23. Noterliğinin 23.09.2008 tarihli ihtarnameye cevabında kiralananın boşaltılmasına rağmen tahliyeyi kabul etmediklerini, davalının taşınmaz yeniden kiraya verilinceye kadar kira paralarından sorumlu olacağını belirtmiştir. Ayrıca davacı dava dilekçesinde de mevsimin kış olması nedeniyle kiraya veremediğini beyan etmiştir. Davacının bu beyanı ve mahkemenin tahliye tarihinin 07.09.2008 olduğuna ilişkin kabulü karşısında tahliyeden sonra 04.01.2009 tarihinde meydana gelen kombinin donması sonucu hasarlardan davalının sorumlu olduğunun kabulü de isabetli değildir. Hüküm bu nedenlerle Bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.