8. Hukuk Dairesi 2019/5085 E. , 2021/3587 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil İLK DERECE MAHKEMESİ : Araban Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Araban Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.2018 tarihli ve 2017/249 Esas, 2018/230 Karar sayılı kararıyla davacının ve asli müdahilin TMK'nin 713/2.maddesine dayalı tapu iptali ve tescil davasının reddine, da…
**8. Hukuk Dairesi 2019/5085 E. , 2021/3587 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil İLK DERECE MAHKEMESİ : Araban Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Araban Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.2018 tarihli ve 2017/249 Esas, 2018/230 Karar sayılı kararıyla davacının ve asli müdahilin TMK'nin 713/2.maddesine dayalı tapu iptali ve tescil davasının reddine, davacının ve asli müdahilin tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.610,00 TL tazminat (ağaç bedeli) davalıdan alınarak davacı ve asli müdahile verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı ve asli müdahil tarafından birlikte sunulan dilekçe ile istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince davacı ve asli müdahilin istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine; davacı ve asli müdahilin tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı ve asli müdahilin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili fıstıklık vasfında 128 ada 11 parsel sayılı taşınmazın evvelce davalının babası Haco oğlu Vakıf Karakuş adına kayıtlı iken daha sonra 16.03.2015 tarihinde oğlu olan davalı ...’a devredildiğini, vekil edeninin 1993 yılından beri anılan taşınmazın 5.378,00 m2’lik kısmını malik sıfatıyla nizasız fasılasız zilyet ederek ve fıstık ağaçları yetiştirerek kullandığını açıklayarak dava konusu 128 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 5.378,00 m2’lik kısmının TMK’nin 713/2. maddesi gereğince olağanüstü zamanaşımı nedeniyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tescilini, bunun mümkün olmaması halinde anılan taşınmazın 5.378,00 m2’lik kısmında vekil eden tarafından iyiniyetli olarak dikilip yetiştirilen ağaçların bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, usulüne uygun tebligatlara rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalarda ise davanın reddini savunmuştur. Dava dışı ..., keşif tarihinden sonra sunduğu, 15.03.2018 tarihli asli müdahale dilekçesinde dava konusu taşınmazın davacı ve kendisinin babası olan İbrahim Karakuş tarafından imar-ihya edildiğini ve taşınmaz üzerindeki üzüm, zeytin ve fıstık ağaçlarını davacı kardeşi ile kendisinin birlikte dikerek yetiştirdiklerini belirterek, bu nedenle davacı yanında asli müdahil olarak davaya katılma talebinde bulunmuş, Mahkemece 3. celse asli müdahale talebi kabul edilmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde malikinin kim olduğu anlaşılmakla davacının ve asli müdahilin tapu iptal ve tescil davasının şartları oluşmadığı kanaati ile tapu iptali ve tescil davasının reddine karar vermek gerektiği, TMK'nin 729/1. maddesinde; "Bir kimse başkasının fidanını kendi arazisine ya da kendisinin veya bir üçüncü kişinin fidanını başkasının arazisine dikerse, başkasının malzemesini kullanarak yapılan yapılara veya taşınır yapılara ilişkin hükümler bunlar hakkında da uygulanır.", buna bağlı olarak aynı kanunun 722/1.maddesinde de; "Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur.", ayrıca TMK'nin 723.maddesinde; "Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran arazi maliki iyi niyetli değilse hakim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının tazmin edilmesine karar verebilir. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hakimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçemeyebilir." düzenlemeleri gereğince, kendi mülkiyetinde olmayan ve uzun süreli kiralama sözleşmesi yapmadan başkasının arazisine ağaç diken davacının ve asli müdahilin kötüniyetli olduğunun kabulü ile 28.06.2018 havale tarihli zirai bilirkişi tarafından hesaplanan 5.160,00 TL ağaç enkaz bedelinin davacı ve asli müdahile verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği şeklindeki gerekçelerle davacının ve asli müdahilin TMK’nin 713/2. maddesine dayalı tapu iptal ve tescil davasının reddine, davacının ve asli müdahilin tazminat davasının kısmen kabulü ile; 5.610,00 TL tazminatın (ağaç enkaz bedeli) davalıdan alınarak davacı ve asli müdahile verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hükme karşı, davacı ve asli müdahilin birlikte sundukları dilekçe ile istinaf talebinde bulunmaları üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 15. Hukuk Dairesince, davacı ve asli müdahilin istinaf başvurusunun, HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kabulüne, Araban Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 13.07.2018 tarihli ve 2017/249 Esas, 2018/230 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın aktif husumet yokluğundan reddine, davacı ve asli müdahilin tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş olup, karara karşı bu defa davacı ve asli müdahil birlikte sundukları dilekçe ile temyiz talebinde bulunmuşlardır. Dava, TMK’nin 713/2. maddesine dayanan tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde ise ağaçların muhdesat olarak bedelinin tahsili isteğine dayanmaktadır. Somut olayda, dava TMK’nin 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil, bunun mümkün olmaması halinde muhdesat bedelinin tahsili isteğine ilişkindir. Asıl talep TMK’nin 713/2. maddesi belirtilerek ileri sürülmüş ise de bu maddede üç farklı sebep olup, üç ayrı dava konusu olduğundan, öncelikle davacı ve asli müdahile bu maddede yazılı hangi hukuki sebebe dayalı olarak asıl talep konusu davayı açmış oldukları sorularak ve dava sebebi kesin olarak belirlendikten sonra, davacı taraf ve asli müdahil adlarına istekte bulunmuş olup yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre dava konusu taşınmaz bölümünün öncesinde davacı ile müdahilin muris babaları İbrahim ’e ait olduğu, İbrahim öldükten sonra beyanlara göre oğulları davacı ... ve asli müdahil Mustafa’ya kaldığı açıkça belirtildiğine göre, bu olgunun satış, bağış veya taksim gibi bir suretle davacı ve asli müdahile kalıp kalmadığı hususu üzerinde durularak nizalı taşınmazın zilyetliğinin muris İbrahim terekesinden çıkmak suretiyle elbirliği mülkiyetinin satış, bağış veya taksim gibi sebeplerle sona erip ermediği üzerinde durulup, kesin olarak bu husus belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre halen elbirliği mülkiyeti devam ediyor ise şimdiki gibi dava şartı yokluğundan davanın reddine, satış, bağış veya taksim gibi bir suretle muris İbrahim terekesinden davacı ve asli müdahil tarafa geçtiği, diğer mirasçıların herhangi bir hakkının bulunmadığı belirlenir ise esasa devamla somutlaştırılmış hukuki sebep ile iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak tüm delillerin sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve asli müdahilin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.