Başvuru, üçüncü kişi hakkında yürütülen ceza soruşturması sırasında haberleşme programı yoluyla yapıldığı ileri sürülen yazışmaların incelenmesi nedeniyle haberleşme hürriyeti ile özel hayata saygı hakkının; bu kapsamda elde edilen delillerin disiplin soruşturmasında ve iptal davasında kullanılması ile de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, üçüncü kişi hakkında yürütülen ceza soruşturması sırasında haberleşme programı yoluyla yapıldığı ileri sürülen yazışmaların incelenmesi nedeniyle haberleşme hürriyeti ile özel hayata saygı hakkının; bu kapsamda elde edilen delillerin disiplin soruşturmasında ve iptal davasında kullanılması ile de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 7/1/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık cevabında, başvuruya ilişkin görüş bildirilmesine gerek görülmediği ifade edilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Bir lisede öğretmen olarak görev yapan başvurucunun öğrencisi R. hakkında "Çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçundan yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütülmüştür. Anılan soruşturma kapsamında Sulh Ceza Mahkemesinin 18/3/2009 tarihli arama kararı ile şüphelinin evinde arama gerçekleştirilmiş vesoruşturma sürecinde aynı Mahkemenin 17/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesine uygun olarak aramada ele geçirilen bilgisayara el konulmasının onaylanması ve bilgisayarın incelenmesine izin verilmesi yönündeki kararları uygulanmıştır. Bilgisayarda yapılan teknik inceleme sonucunda başvurucu ile R. arasında haberleşme programı (MSN) yoluyla yapıldığı ileri sürülen görüşme ve mesaj kayıtları tespit edilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı 12/6/2009 tarihli yazı ile tespit edilen kayıtların öğrenci/öğretmen ilişkisine ters ve toplum ahlak kurallarına aykırı olduğunu vurgulayarak, başvurucu hakkında disiplin yönünden gereğinin takdiri ve ifası amacıyla MSN kayıtlarını ve R.nin ifadesini İl Millî Eğitim Müdürlüğüne (İdare) göndermiştir. İdare, başvurucu hakkında disiplin soruşturması başlatmıştır. Soruşturma sonucunda hazırlan ilk müfettiş raporunda meslekten çıkarma cezası teklif edilmiş, Yüksek Disiplin Kurulu tarafından bu raporun geri çevrilmesinden sonra yeniden soruşturma yapılarak 3/12/2009 tarihli ikinci bir rapor düzenlenmiştir. Anılan müfettiş raporunda; başvurucunun öğrencisi ile öğrenci/öğretmen ilişkisine ters ve toplum ahlak kurallarına aykırı yazışmalar yaptığı, öğrencisini uygunsuz ilişkilere teşvik ettiği ve evini kullandırarak öğrencisinin bu evde başka bir erkekle cinsel ilişkiye girmesine müsaade ettiği belirtilerek tespit edilen eylemlerin ahlak kuralları ve öğretmenlik mesleği ile bağdaşmayan davranışlar olduğu vurgulanmıştır. Başvurucunun eylemlerinin 23/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesinde düzenlenen "Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak" suçu kapsamında kaldığı ifade edilerek 1 yıl kademe ilerlemesi ile cezalandırılması, ancak bu cezanın özlük durumu gözetilerek brüt aylığının 1/4'ünün kesilmesi şeklinde uygulanmasının uygun olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Başvurucunun disiplin cezasının iptali istemiyle açtığı dava Ankara İdare Mahkemesinin 16/3/2011 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucunun öğrencisi ile öğrenci/öğretmen ilişkisine ters ve toplum ahlak kurallarına aykırı yazışmalar yaptığı, öğrencisini uygunsuz ilişkilere teşvik ettiği ve evini kullandırarak öğrencisinin başka bir erkekle cinsel ilişkiye girmesine müsaade ettiği, bu suretle amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapma eyleminin sübuta erdiği vurgulanarak dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucunun temyiz talebi Danıştay Onikinci Dairesinin 5/11/2014, karar düzeltme talebi ise 8/9/2015 tarihli kararlarıyla reddedilmiştir. Kararlarda, derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir. Nihai karar 8/12/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu tarafından 7/1/2016 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır. Ayrıca Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede, başvurucu ile öğrencisi arasında yapılan yazışmalarda başvurucunun cinsel ilişkiye girmesi için R.ye hem eşcinsel birini hem de aynı sınıftaki bir öğrenciyi ayarlayacağı yönündeki ifadeler ile "yüzüğü ne yaptın", "yüzüğü getir" gibi şifreli sözlerin yer aldığından bahisle başvurucu hakkında, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, hakaret ve suça tahrik suçlarından soruşturma açılmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı 3/7/2009 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kararda, şüpheli hakkında alınan karar ile telefonunun dinlendiği ancak atılı uyuşturucu ticareti yapma suçuna ilişkin delil elde edilemediği, yazışmalarda geçen ifadeler nedeniyle hakaret suçundan mağdurun şikâyetçi olmadığı, R.nin bir eşcinsel birey ile öğretmenin evinde ilişkiye girdiği yönündeki beyanları bakımından ise R.nin 18 yaşından büyük olması ve ev temini için para alınmamış olması hususları gözetildiğinde bu olayın disiplin soruşturmasının konusu olduğu, ceza soruşturmasına konu olamayacağı belirtilmiştir. A. Ulusal Hukuk657 sayılı Kanun'un "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"...D - Kademe ilerlemesinin durdurulması : Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 - 3 yıl durdurulmasıdır.Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:d)Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak,...Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir..." 5271 sayılı Kanun'un olayın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan "Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde, arama, kopyalama ve el koyma" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir." 5271 sayılı Kanun'un "Tesadüfen elde edilen deliller" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Arama veya elkoyma koruma tedbirlerinin uygulanması sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak, diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilir. "5271 sayılı Kanun'un "Delillerin ortaya konulması ve reddi" kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde reddolunur:a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse..." 5271 sayılı Kanun'un "Delilleri takdir yetkisi" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir."B. Uluslararası Hukuk İlgili hukuk için bkz. Muammer Yılmaz, B. No: 2014/4779, 14/11/2018; Namet Sevinç, B. No: 2015/9155, 10/1/2019; Bülent Polat (GK), B. No: 2013/7666, 10/12/