8. Ceza Dairesi 2024/19615 E. , 2024/5480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/646 E. 2024/596 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin
**8. Ceza Dairesi 2024/19615 E. , 2024/5480 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/646 E. 2024/596 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2023 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 05.03.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay, sanığın beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. 20.12.2022 tarihinde %70 oranında mental retardasyon rahatsızlığı bulunan mağdurun, annesi ve babası ile birlikte Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğüne başvurduğu, mağdurun rahatsızlığı sebebiyle kendisi ile net bir iletişim kurulamadığı ancak annesi ve babasının kızlarının son zamanlarda davranışlarının değiştiğini, ancak söylemlerinden istismara uğradığını anladıklarını belirterek şikayetçi oldukları belirlenmiştir. 3. Mağdurun Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığında adli görüşmeci eşliğinde 21.12.2022 tarihinde alınan ifadesinde, şoförün kendisine uzun zamandır dokunduğunu, sarıldığını, yanağından ve dudağından öptüğünü, genelde bunları arabanın içerisinde yaptığını, bunları kimseye anlatmaması, yoksa kendisini öldüreceğini, babasına söylemekle tehdit ettiğini, servis şoförünün mezarlığın orada aracın içerisindeyken pantolonunu çıkardığını, kendisinin pantolonunu da çıkardığını, cinsel organını ön ve arka kısmına soktuğunu, ağzına da sokmak istediğini ancak izin vermediğini, bu olayların birden çok kez olduğunu, servis şoförünün kendisine telefonundan çıplak kadınları, erkekleri, sevişmeler gösterdiğini, serviste en son kendisinin kaldığını, inmek istediğinde izin vermediğini ifade ettiği belirlenmiştir. 4. Söz konusu servis aracına ait 20.12.2022 tarihli GPS kayıtlarına ilişkin görüntü inceleme ve araştırma tutanağı, cinsel saldırı olayına ilişkin biyolojik inceleme sonuç raporu dava dosyasında mevcuttur. 5. Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 03.07.2023 tarihli raporu ile mağdurun zeka geriliği ve davranış bozukluğunun bulunduğu, cinsel saldırı suçu yönünden ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunduğu belirlenmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın cinsel saldırıda bulunduğu beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki mağdura yönelik aynı zamanda cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği belirtilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Olay tarihinde 19 yaşında olan ancak mental retardasyon rahatsızlığı nedeniyle özel eğitim ve rehabilitasyon kurumuna devam etmekte olan mağdurun okula gidip gelirken bindiği servisin şoförlüğünü yapmakta olan sanığın, mağduru okula getirip götürürken normal yol güzergahından ayrılıp ters istikamete gidip aracı durdurarak cinsel saldırıda bulunduğu, mağduru olayı kimseye anlatmaması yoksa kendisini öldüreceğini söyleyip tehdit ettiği ve araçtan inmek istediği halde mağdura izin vermediğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasına uyduğunun anlaşılması karşısında, suç vasfının tayininde hataya düşülmek suretiyle eksik ceza tayini, 2. Sanığın, aynı suçu, aynı mağdura karşı, aynı suç işleme kararı ile değişik zamanlarda birden fazla kez gerçekleştirmesine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 05.03.2024 tarihli ve 2024/646 Esas, 2024/596 Karar sayılı kararının sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.