11. Hukuk Dairesi 2023/770 E. , 2024/4244 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/540 Esas, 2022/1969 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/285 E., 2019/1130 K. Taraflar arasındaki olağanüstü genel kurul kararının yokluğunun tespiti ve iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istina…
**11. Hukuk Dairesi 2023/770 E. , 2024/4244 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/540 Esas, 2022/1969 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/285 E., 2019/1130 K. Taraflar arasındaki olağanüstü genel kurul kararının yokluğunun tespiti ve iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin ortağı olduğunu, 07.12.2017 tarihli genel kuruluna çağrının usulsüz yapıldığını, bu nedenle alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunu, 2 nci maddede alınan şirket müdürlerinin görev sürelerinin süresiz olmasına ilişkin kararın şirket ana sözleşmesinin 9 uncu maddesine ve kanuna aykırı olduğunu, 3 üncü maddede şirket müdürlerinin ücretlerinin belirlendiğini, müdürlerin kendi ücretlerini kendi oyları ile belirlediğini, bu nedenle hukuka aykırı olduğunu, genel kurulun 4 üncü maddesi ile de şirket ana sözleşmesinin 7, 8, 9 ve 10 uncu maddelerinin değiştirilmesine ilişkin kararlar alındığını, kararların kanuna aykırı olduğunu, belirterek genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu genel kurul toplantısından önce 12.07.2016 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile davacının müdürlük görevinin sonlandırıldığını,..., ... ve ...'ın şirket müdürlüğü görevine getirildiğini, dava konusu genel kurul toplantısında yine aynı müdürlerin müdürlük görevine seçildiklerini, müdürlerin seçimine ilişkin karada davacının olumlu oy kullandığını, oy birliğiyle karar alındığını, bir an için çağrı merasimine uyulmadığı kabul edilse bile TTK'ın 416/1. maddesi uyarınca çağrısız toplantı şartlarının oluştuğunu, davacının "müdürlerin süresiz görev yapmasına" dair gündemin 2/2 madde ve fırkası bağlamında alınan karara karşı muhalefetini tutanağa geçirtmediği için kararın iptali için dava açamayacağını, dava konusu genel kurul toplantısındaki çağrının usulüne uygun yapıldığını, gündemini 3 üncü maddesindeki müdürlerin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin kararda oydan yoksunluk hali söz konusu olmadığını, gündemin 4 üncü maddesindeki şirket esas sözleşmesinin 7, 8, 9 ve 10 uncu maddesindeki değişikliğin hiçbirisinin yasaya ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu toplantıya tüm ortaklar katılmış olup, toplantıya devam edilerek gündem maddelerinin görüşüldüğü ve kararlar alınarak bu kararların oylandığı, kararların alınmasına davacı tarafça herhangi bir itirazın ileri sürülmediği anlaşıldığından, çağrısız genel kurulun niteliği gereği çağrının ortaklara iadeli taahhütlü mektupla bildirilmesi ve gündemin ilan edilmesi gibi bir zorunluluk bulunmadığından, TTK'nın 416/1. maddesindeki çağrısız genel kurul koşullarının oluştuğu, dava konusu (2) numaralı gündem maddesinde alınan karar değerlendirildiğinde; davacının müdür seçimine ilişkin karara karşı olumlu oy kullandığı, şirket müdürlerinin görev süresinin belirlenmesine ilişkin karar karşı olumsuz oy kullanmış ise de muhalefetini tutanağa geçirmediği için bu kararın iptaline ilişkin dava açma hakkı bulunmadığı, dava konusu 3 numaralı gündem maddesinde alınan karar değerlendirildiğinde, şirket müdürlerinin ücretlerine ilişkin oylamaya şirket müdürlerinin katılamayacağı yönünden engelleyici bir düzenleme bulunmadığı, şirket genel kurulu tarafından seçilen müdürlerin yaptıkları görevin karşılığı olarak ücret ve diğer mali haklarını isteme hakları bulunduğu, bu gündem maddesinin atıf yaptığı 12.07.2016 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların butlanı ya da iptali istemiyle İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan 2017/1286 E. ve 2018/640 K. sayılı dava dosyasında mahkemece davanın reddine karar verildiği, anılan kararla ilgili engelleyici yasal bir düzenleme bulunmadığı gibi ana sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırılık belirlenemediği, 4 numaralı gündem maddesinde alınan kararlar değerlendirildiğinde, esas sözleşmenin "ilan" başlıklı 7 nci maddesi ile esas sözleşmede Ticaret Sicil Gazetesinde ilan yapılması yeterli görülmüş olup, anılan kararda yabaya, ana sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırılık bulunmadığı, "Şirketin idaresi’ başlıklı 8. maddesi ve ‘temsil’ başlıklı 9 uncu maddesi ile ilgili olarak; limited şirketlerde müdürün görev süresi ile ilgili olarak herhangi bir süre sınırlaması getirilmediği, şirket müdürlerinin atanması ve görevden alınması genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olduğu, bu kararın iptali şartlarının oluşmadığı, ‘Müdürlerin değiştirilmesi’ başlıklı 10 uncu maddesinin tadili ile ilgili olarak; bu maddede ana sözleşmede müdürlerin seçiminde aranan yeter sayısında değişiklik yapıldığı, daha önceki metinde şirket esas sermayesinin yarısından fazlasını temsil eden ortakların kararı ile müdür seçimi yapılabilecek iken, söz konusu değişiklik ile toplantıya katılanların çoğunluğunun karar alması yeterli görüldüğü, bu kararın da yasaya ve objektif iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle davalı şirketin 07.12.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 numaralı gündem maddesindeki karar yönünden davacının dava açma hakkı bulunmadığından, bu maddeyle ilgili iptal isteğinin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, 3 ve 4 numaralı gündem maddesindeki kararlarla ilgili iptal isteğinin esastan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemenin HMK'nın 266 ncı maddesine aykırı şekilde hukuk bilirkişisinden rapor alarak ve bu rapora dayanarak davayı reddettiğini, gündemin 2 nci maddesinde alınan şirket müdürlerin görev süresinin süresiz olarak belirlenmesine ilişkin kararın şirket sözleşmesinin 9 uncu maddesine ve Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı olduğunu, bu karar 9 uncu madde değişikliğinden sonra alınsaydı bile tescil edilmediği için geçersiz olacağını, muhalefet şerhinin bulunduğunu, gündemin 3 üncü maddesiyle müdürlerin kendi oyları ile kendi ücretlerini belirlemelerinin hukuka aykırı olduğunu, müdürlerin oydan yasaklı sayılmaları gerektiğini, şirket esas sözleşmesinin 7, 8, 9 ve 10 uncu maddelerinin değiştirilmesine ilişkin kararların geçersiz sayılması gerektiğini, gündemin 4 üncü maddesi ile şirkete ait ilanların ne şekilde yapılacağını düzenleyen 7. maddesi kaldırılarak onun yerine şirkete ait ilanların Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edileceğinin belirtildiğini, oysa ki eski metinde ayrıca şirket merkezinin bulunduğu yerde en az bir gazete ile ilan yapılması da öngörüldüğünü, böylelikle şirkete ait ilanların birden fazla vasıtayla öğrenilmesine ilişkin hakkın ihlal edildiğini, yine gündemin 4 üncü maddesiyle esas sözleşmenin 8. maddesi değiştirilerek şirket müdürlerinin görev süresinin süresiz olarak belirlenebileceği veya bir süre ile sınırlanabileceği, şirket genel kurulunun müdür seçimi konusunda herhangi bir sebeple karar alamaması durumunda şirketin organsız kalmasını engellemek için söz konusu kilitlenme durumu oluşması esnasında görev yapmakta olan müdürlerin görev sürelerinin müdür seçimi yapılan bir sonraki genel kurula kadar uzamış sayılacağı, bu şekilde görev süreleri uzayan müdürlerin, müdür seçimi yapılan bir sonraki genel kurula kadar görev yapmaya devam edeceği hususlarının öngörüldüğünü, bununla müdürlük makamının neredeyse hiçbir koşulda geri verilmemesi amaçlandığını, bu durumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 410 uncu maddesine uymadığını, aynı durumun şirket esas sözleşmesinin 9 uncu maddesinin değiştirilmesine ilişkin karar için de geçerli bulunduğunu, sözleşmenin 10 uncu maddesinde yer alan müdürlerin değiştirilmesine ilişkin ortaklar lehine kazanılmış olan hak mahiyetindeki ödenmiş sermayenin ekseriyetine ilişkin hüküm de tamamen ortadan kaldırılarak, 7 nci maddede yer alan düzenlemenin 10 uncu maddede tekrar edildiğini, alınan kararların müktesep haklara aykırı nitelik taşıdığını, davacı tarafın ana sözleşmenin 8. maddesine tadil eden kararın geçici tescil edilmesine karşı dava açtığını, şirket yönetiminin yönetimden hiç gitmemek arzusu ile iki dava bulunmasına rağmen Ticaret Kanun'da olmayan onursal başkanlık ünvanını ekleyerek önlerine getirdiğini, iyi niyetli olmadığını, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesindeki 2019/237 Esas davasından bahsettikleri halde mahkemenin bu durumu objektif iyiniyet kuralına aykırı görmediğini, oysa ki yeni genel kurul toplantısı yapıldığını, aynı sonucu çıkaracak yeni bir değişikliği hayata geçirdiğini, müdürlük görevi süresiz olduğu takdirde yine bir olağanüstü genel kurul gerekeceğini, bu da iş ve emek kaybı oluşturacağını, süresiz bir müdürlük elde edilmek için yapılan değişiklik kötü niyet arzettiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirketin 07.12.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla ve butlanla malul olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.