Başvuru, aracı ile seyir hâlindeyken jandarmanın “dur” ihtarına uymadığı gerekçesiyle ateş edilmesi sonucunda gerçekleşen yaralanma nedeniyle17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun reddedilmesi nedeniyle yaşam hakkının; ret işlemine karşı açılan davaya ilişkin yargılama işlemlerinin adil olmaması, makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişki
Başvuru, aracı ile seyir hâlindeyken jandarmanın “dur” ihtarına uymadığı gerekçesiyle ateş edilmesi sonucunda gerçekleşen yaralanma nedeniyle17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun reddedilmesi nedeniyle yaşam hakkının; ret işlemine karşı açılan davaya ilişkin yargılama işlemlerinin adil olmaması, makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 14/8/2013 tarihinde Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 27/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 2/9/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 2/10/2015 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Kozluk İlçe Jandarma Taburunun bulunduğu Çetin Emeç Caddesi'nde 3/8/1993 tarihinde aracı ile seyir hâlindeyken jandarmanın “dur” ihtarına uymadığı gerekçesi ile ateş açılması sonucunda ağır şekilde yaralandığını beyan etmiştir. Başvurucu 14/10/2004 tarihinde 5233 sayılı Kanun kapsamına giren zararlarının karşılanması talebiyle Batman Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur. Komisyon 24/7/2007 tarihli ve 2007/2-789 sayılı kararında başvurunun 5233 sayılı Kanun kapsamına girmediğinden bahisle talebin reddine karar vermiştir. Başvurucu tarafından belirtilen ret işlemi aleyhine 10/10/2007 tarihinde Diyarbakır İdare Mahkemesinde iptal ve tam yargı davası açılmıştır. Diyarbakır İdare Mahkemesinin 28/5/2009 tarihli ve E.2008/1331, K.2009/982 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar gerekçesi şöyledir:“... Dava dosyasının incelenmesinden, davacı adına trafikte kayıtlı olan ve maliki olduğu ... plakalı aracı ile ticari şoförlük yaptığı, 1993 günü saat 15 sıralarında S.A. isimli kişi yanında iken İlçe Jandarma Taburunun bulunduğu Çetin Emeç Caddesinden Üç Yol yönünde seyrettiği sırada nöbetçi jandarmalarca ateş edilmesi üzerine kendisinin yaralandığı ve aracında hasar meydana geldiği, tedavisinin uzun sürmesi nedeniyle ticari şöförlüğü bırakmak zorunda kaldığı, dolayısıyla yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali iletedavi ve hastane masrafları için 000 TL, çalışamaz durumda olduğundan dolayı 000 TL, aracındaki zarar için de 000 TL olmak üzere toplam 000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Olayla ilgili olarak 1993 tarihinde alınan ifadelerden; 1993 günü 7 nolu mevzide 00-00 saatleri arasında nöbetçi olduğunu, saat 30 sıralarında Kozluk İlçesine terörist girdiği duyumu üzerine Birliğe alarm verildiği, saat 50 sıralarında Kozluk İlçesi istikametinden beyaz renkli toros marka bir taksinin hızla Üçyol istikametine gittiğini gördüğünü, o sırada araç şüpheli bir durum arz ettiğinden araca “DUR” ikazı verdiğini, araç bulunduğu mevziye yaklaşık olarak 10-20 m kala durarak geri geri gitmeye başladığını, daha sonra bir el ikaz ateşi yapıldığı, bu sefer aracın durması için tekerleklere ateş ettiğini, içindeki şahısların tahminen asfalttan seken mermilerin isabet etmesi üzerine yaralandığını tahmin ettiğini belirtildiği görülmüştür.Davacının 1994 tarihinde hakim tarafından alınan ifadesinde; olay günü Kozluk İlçe Merkezinden Üçyol Mevkiine doğru giderken yanında S.A. isimli kişinin de olduğu, bu kişinin askerlerin kulübeden “DUR” ihtarı çektiklerini söylediğini, davacınıngörmediğini, ancak arkadaşının söylemesi üzerine durduğunu, daha sonra nöbetçiye aracı geri alacağını söylediğini, bu sırada taburdan silah seslerinin gelmesi üzerine korktuğu için aracı geri geri çekmeye çalıştığını daha sonra arabaya askerlerin ateş ettiğinin belirtildiği görülmüştür.Olayda, davacının askerlerin “DUR” ihtarına uymaması sonucu aracına ateş edildiği, ve bu olaya kendi kişisel kusuru sonucu sebebiyet verdiği sonucuna varılmakta olup davacının bu zararlarının 5233 sayılı Yasa kapsamına girmediği anlaşılmaktadır...” Başvurucunun temyizi üzerine Danıştay Onbeşinci Dairesinin 5/6/2013 tarihli ve E.2011/9734, K.2013/4208 sayılı ilamı ile kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek kararın onanmasına hükmedilmiştir. Onama kararı, başvurucuya 19/7/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 14/8/2013 tarihlerde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 5233 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.” 5233 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.” 5233 sayılı Kanun’un 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanun’un maddesiyle değişik maddesinin ilgili kısmı şöyledir:“Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: ... b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri.” 5233 sayılı Kanun’un 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanun’un maddesiyle değişik maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:“Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar, c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar, ... Nakdî ödeme yapılır.” 5233 sayılı Kanun’un , , , geçici , geçici , geçici maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karar’ın maddesi.