1. Hukuk Dairesi 2010/10605 E. , 2010/12260 K. "" MAHKEMESİ : EDİRNE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/07/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar,kayden maliki oldukları taşınmazlarına komşu ve davalının maliki bulunduğu taşınmazlarda , davalı tarafından kum ocağı işletildiğini,rezervlerin bitmesine rağmen açılan çukurların kapatılmadığını,çekme mesafesine uyulmadığını, sağlık bandı oluşturulmadığını ve taşınmazlarına müdahale edildiğini, açılan çukurlar nedeniyl…
**1. Hukuk Dairesi 2010/10605 E. , 2010/12260 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : EDİRNE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/07/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar,kayden maliki oldukları taşınmazlarına komşu ve davalının maliki bulunduğu taşınmazlarda , davalı tarafından kum ocağı işletildiğini,rezervlerin bitmesine rağmen açılan çukurların kapatılmadığını,çekme mesafesine uyulmadığını, sağlık bandı oluşturulmadığını ve taşınmazlarına müdahale edildiğini, açılan çukurlar nedeniyle çevreye zarar verildiğini ileri sürerek, muarazanın giderilmesine karar verilmisini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının tecavüzünün söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği değerden reddedilip, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, elatmanın önlenmesi ve muarazanın giderilmesi isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içteriği ve toplanan delillere özellikle iddianın ileri sürülüş biçimine göre davanın hem doğrudan müdahale, hem de, komşuluk hukukundan kaynaklanan zararın giderilmesi isteğiyle açıldığı; 801,802,812,809,804,806, 807 ve 821 parsellerde bir kısım davacıların paydaş bir kısım davacıların ise tam malik oldukları, davalının 799, 800, 813 ve 822 parsellerin maliki bulunduğu ve davalı şirketin kum ocağı işletmeciliği yaptığı sabittir. Mahkemece, davalının ruhsatının olduğu, yasalarca yerine getirmesi gereken bir takım yükümlülüklerini tam olarak ifa etmediği, eksik yükümlülüklerin yerinin getirilmesinin talep yeri (hakkının) il özel idaresi olacağı, davalının zararının veya tecavüzünün söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, dava açılmadan önce yapılan tespit sonrası düzenlenen bilirkişi raporundan bir kısım davacıların paydaşı olduğu 821 ve 802 sayılı parsellere doğrudan müdahale saptandığı halde, keşif sonrası düzenlenen rapordan bir tecavüz olmadığı bildirilmiş olup, mahkemece bu çelişki üzerinde durulmadığı gibi, komşuluk hukuku bakımından da yeterli inceleme yapıldığı söylenemez.