5. Hukuk Dairesi 2024/13362 E. , 2025/4682 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/229 Esas, 2024/278 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.04.2023 Tarihli ve 2023/102 Esas, 2023/162 Karar Sayılı Kararı Davalı olan BEDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 19 uncu maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak yetki ilk itirazında bulunduğu, "Bir şubenin işlemlerinden doğan d…
**5. Hukuk Dairesi 2024/13362 E. , 2025/4682 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/229 Esas, 2024/278 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.04.2023 Tarihli ve 2023/102 Esas, 2023/162 Karar Sayılı Kararı Davalı olan BEDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 19 uncu maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak yetki ilk itirazında bulunduğu, "Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir” 6100 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının muris Mahir’e karşı BEDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından Kastamonu 2. İcra Dairesinin 2016/8090 Esas, sayılı dosyasındaki takibinde yine davalı şirketin Kastamonu şubesi tarafından başlatıldığı, Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ne genel yetki ne de özel yetki kapsamında yetkili olmadığı görülerek, cevap dilekçesin yetkili olduğu bildirilen Kastamonu Adliyesi yargı çevresinde kaldığı görülerek genel yetki kuralı gereği Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkisizliğine karar vermek gerekmiştir. B. Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.09.2024 Tarihli ve 2023/229 Esas, 2024/278 Karar Sayılı Kararı Davanın mirasın hükmen reddi istemine ilişkin olduğu, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu ve zorunlu dava arkadaşlarının usul işlemlerini birlikte yapmak zorunda olduğu, yetki itirazının davalılarca birlikte ileri sürülmesi yasa gereği bulunduğu, yalnız bir davalı tarafından ileri sürülen yetki itirazının hukuki sonuç doğurmayacağından mahkememizin yetkisizliğine,dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve 115 inci maddesinin ikinci fıkrası maddeleri uyarınca davanın usulden reddine ve karşı yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanun (4721 sayılı Kanun) uyarınca terekenin borca batık olduğu ile mirasın hükmen reddinin tespiti istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yeri” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” 3. 6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” 4. 6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19 uncu maddesi şöyledir: “(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.” C. Değerlendirme 1. Mirasın hükmen reddinin tespiti hakkındaki davalarda yetki konusunda özel bir düzenleme bulunmadığından, yetkili mahkeme genel yetki kuralı gereği davalının yerleşim yeri mahkemesidir. 2. Bir davada, birden fazla yetkili mahkeme bulunması halinde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, yetkisiz bir mahkemede dava açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir. Yetki itirazının dinlenebilmesi için, davalı itirazında yetkili mahkemenin gösterilmesi zorunludur. Davacı, genel ve özel yetki kurallarına göre, kendisine verilen seçimlik hakkını yasaya uygun kullanmaz ise seçim hakkı davalıya geçer. Seçim hakkı kullanılırsa davalının bildirdiği yetkili mahkemeye dosyanın gönderilmesine karar verilir. Yetkisizlik kararında, yetki itirazında bildirilmemiş olan mahkemenin yetkili olduğuna karar verilemez. 3. Dosya kapsamından, davacının davayı, yetkisiz Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca seçme hakkı davalılara geçmiş ve davalı şirket vekilince de süresinde ve usulüne uygun olarak Kastamonu Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin itirazında bulunduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesince sonuçlandırılması gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.