(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/4394 E. , 2012/14403 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ... Köyünde 1966 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında taşlık ve çalılık olarak tapulama harici…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/4394 E. , 2012/14403 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ... Köyünde 1966 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında taşlık ve çalılık olarak tapulama harici bırakılan taşınmazlar, 2003 yılında idari yoldan Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı, Hazine adına tescil edilen 1896 ve 1901 sayılı parseller üzerinde lehine zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek, Medenî Yasanın 713. maddesi hükmüne göre taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiş, keşif sırasında davacı vekili, davalı parselin 1901 değil, 1902 parsel olduğunu bildirmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1976 yılında orman kadastrosu ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması yapılmış ve kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu 1966 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmazlar tespit dışı bırakılmıştır. 1) Davacı vekilinin dava konusu 1902 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve alınan ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmazın taşlık kayalık olduğu, 41 m2 lik kısmı üzerinde ambar yapılmış ise bu şekilde bir kullanımın imar ihya sayılmayacağı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, bu parsel yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin dava konusu 1896 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden; Mahkemece, taşınmazın taşlık, kayalık ve çalılık olduğu, zilyetlik koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Hükme esas alınan 09.02.2010 tarihli ziraat bilirkişi raporuna göre, 1896 sayılın parselin (A) kısmı ev, (B) kısmı limon bahçesi, (C) kısmının domates serası olarak kullanıldığı, 5 - 7 eğimli olduğu ve 25 - 30 yıl önce imar ihya edildiği bildirilmiştir. 26.01.2010 tarihli orman bilirkişi raporunda ise, taşınmazın eski tarihli memleket haritasında çalılık simgeli yeşil alanda kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş ise de, memleket haritası ve kadastro paftası çakıştırılmadığı için rapor yetersiz olup denetlenememektedir. Bu nedenle;