T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1719 Esas KARAR NO: 2026/445 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2021/864 Esas - 2023/372 Karar TARİHİ: 14/04/2023 DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf ka…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1719 Esas KARAR NO: 2026/445 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2021/864 Esas - 2023/372 Karar TARİHİ: 14/04/2023 DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında uzun süredir ticari ilişkilerin devam ettiğini, davacının davalıya teslim etmiş olduğu malların bedeli olan 105.973,13 TL borç halen ödenmediğini, davalının borcuna karşılık davacıya kambiyo senetleri verdiğini, kambiyo senetlerine dayalı olarak yapılan icra takibinde senetler altındaki imzaların davalı şirket yetkilisi ...'a ait değil de eşi ...'a ait olduğunu, davalının imza itirazı üzerine ortaya çıktığını, davacı müvekkilini dolandırdıklarını, kıymetli evrakların tahsili için davacı tarafça icraya konulduğunda davalı şirket ve yetkilisi ... imzaya itiraz ederek çeşitli icra mahkemelerinde dava açtığını, bu davalarda da sunulan bilirkişi raporları dikkate alınarak imzaya itirazların kabulü ile takibin durdurulmasına hükmolunduğunu, davacı alacağını tahsil edemediği gibi alacağının ......'u oranında tazminat ödemek zorunda bırakılarak ciddi mağdur edildiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulüyle.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında itirazın iptaline, 105.973,13 TL yönünden takibin devamına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın delil olarak dayandığı kambiyo senetleri geçersiz olduğunu, geçerlilik unsuru olan imza davalıya ait olmadığını, davalının davacı yana hiçbir borcu olmadığını, aksine davalının davacı yandan anapara olarak 51.648,2 TL alacaklı konumda olduğunu, alacağa dair .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyası derdest olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/04/2023 tarih ve 2021/864 Esas - 2023/372 Karar sayılı kararında;"........Bu doğrultuda yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda yapılan değerlendirmede; her ne kadar davacı tarafça davalı aleyhine cari hesap ve fatura alacağına dayanan alacağı bulunduğu iddiası ile ilamsız icra takibi yapılmış ise de; tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmadığı, ticari defter kayıtlarında davacının alacak kalemi olarak yer verdiği hususların yukarıda ayrıntılarına yer verildiği şekilde alacağın varlığını ispata yeterli ve elverişli olmadığı, davacı tarafça ticari ilişki kapsamında davalı yana malların teslim edildiğine ve doğrultuda alacağın varlığına ilişkin ispata elverişli yazılı bir bilgi ya da belgenin dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİ ile; 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulünün gerektiğini, müvekkil ile davalı tarafın ticari defterlerinde farklılık bulunmakta olduğunu, bu farklılığın temel sebebinin müvekkilin dava dışı ...'dan olan 105.074,.22 TL cari hesap alacağının davalı şirketçe üstlenilmesi neticesinde iş bu alacağın davalı şirket cari hesabına borç olarak kaydetmesi ve bu kaydın davalı şirket kayıtlarında bulunmaması olduğunu, oysa davalı şirket kayıtlarının gerçeğe aykırı olarak tutulduğu, dosyamız arasında da bulunan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/48177 sor. numaralı dosyasında şirket yetkilisinin verdiği ifadede açıkça kabul edildiğini, davalı şirket kayıtlarına itibar edilmemesi ve bu kayıtlar dikkate alınarak karar verilmemesi gerektiğini, Davalı şirket dava dışı ...'un borcunu üstlenmiş olduğundan müvekkil kayıtlarında da görünen borcuna karşılık müvekkile senetler teslim ettiğini ve akabinde senetlerin altındaki imzalara itiraz edilmesinden ötürü uyuşmazlığın buralara geldiğini, gelinen aşamada yerel mahkemenin ...'un borcunun davalı şirket tarafından üstlenildiğine ilişkin belge bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verdiğini, oysa davalı şirketin bu borca karşılık senetler verdiğini, senetler altındaki imzaları inkar etmelerinden ötürü müvekkilin başlattığı kambiyo takiplerinin sonuçsuz kaldığını ve dava açması gerektiğini, Davalı şirket yetkilisi ... ile birlikte hareket ederek müvekkilden maddi çıkar elde eden eşi ...'ın savcılık ifadelerinde bu senetlerin kendileri tarafından düzenlendiğini, şirket işlerini ...'ın yönettiğini, bunların ...'ın rızası ve bilgisi dahilinde olduğunu kabul ettiğini, kısaca davalı şirketin senetler kaşılığında ürün teslim aldığını, fakat bu ürünlerin bedelini ticari defterlerine işlemediklerini, davalı şirket yetkilisi ... ve eşi ...'ın savcılık ifadelerinin iddialarının kabulü nitelliğinde olduğunu, bu nedenle defterlerimizde de mevcut olan bu senet alacaklarının davalıdan tahsilinin gerektiğini, Davalının ...'un borcunu üstlenmesi sebebiyle müvekkile verdiği senetler ve çekler yerel mahkemede borcun üstlenildiğine ilişkin delil olarak kabul görmemiş olsa da, dosyadaki 16.03.2023 tarihli bilirkişi raporu lehe olduğundan ve davalının savcılık ifadesinde bu borca karşılık verdiği senetleri kabul etmiş olmasından ötürü rapora itiraz etme gereği duymadıklarını, aksi kanaatte olduğunu hüküm verilmesi ile fark ettikleri yerel mahkemenin bu kararı vermeden önce dava dışı ...'a ilişkin olarak da inceleme yapması ve davalı şirket kayıtlarının ... bakımından da incelenmesi gerektiğini, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, Taraflar arasında uyuşmazlığın yıllardır sürmesinden ötürü izahı gereken dosya ve delil sayısının çok olması, bu durumun uyuşmazlığı karmaşık hale getirmesi, dosyadaki delillerin mahkemece doğrudan incelenmesinin adil bir yargılama yapılabilmesi için zorunlu olmasından dolayı konunun sözlü olarak izahı gerekeceğinden duruşmalı inceleme yapılması, dava dışı üçüncü kişi konumunda olan ... ile davalı şirketin ticari kayıtlarının incelenmesine karar verilmesi ve bu incelemenin doğrudan mahkeme kanalıyla yapılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan bakiye açık hesap (cari hesap +fatura ) alacağının tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda davacı taraf, davaya konu.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası ile cari hesap ve faturadan kaynaklı 536.499,42 TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine 105.973,13 TL. Alacak üzerinden itirazın iptali davası açılmıştır.Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle 2 ayrı mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, mali müşavir... ....'dan alınan ilk raporda; Davacı tarafından tanzim edilen faturaların her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmekle düzenlenen faturalar yönünden taraflar arasında çekişmenin bulunmadığı, davacı yan tarafından muhtelif takiplere konu edilen senetlerin her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı ticari defterlerinde görülen müşteri iade senet açıklamalı kayıtların davalı ticari defterlerinde görülmediği, yine davalı ticari defterlerinde sadece “......Şti.” açıklamalı birçok borç kaydının yer aldığı ve bu kayıtların neye istinaden oluşturulduğu ve mahiyeti tespit edilemediği belirtilmiş, bilirkişi raporuna karşı davalı vekili tarafından verilen 05/12/2022 tarihli beyan dilekçesinde;Müvekkilinin ticari defterlerinde yer alan "... ...Şti" açıklamalı kayıtlarının, müvekkili tarafından davacı yana tahsilat makbuzu karşılığında teslim edilen kambiyo evrakları ve nakit ödemelere dair kayıtlar olduğunu, ilgili kayıtların bir kısmına ait tahsilat makbuzu ve liste halindeki açıklamalı tablosunu dilekçe ekinde sunduğunu, ayrıca detaylı bilgiler ve banka ödeme kayıtları, müvekkile ait yevmiyelerde bulunduğu beyan edilip dilekçe ekinde tahsilat makbuzları, ödemelere ilişkin listeler ibraz edildiği halde mahkemece alınan 2. Mali müşavir bilirkişi tarafından davalı vekilinin bu beyan dilekçesi ile dilekçe ekinde ibraz edilen belgelerin incelenip değerlendirilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece,Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/48177 sor. Numaralı soruşturma dosyasının akıbetinin sorulup bu dosyada alınan ifadelerin ve varsa bilirkişi raporlarının getirtilip dosya arasına konulması, ayrıca tarafların cari hesabın başlangıcından takip tarihine kadarki tüm ticari defter ve kayıtları, davalı vekilinin 05/12/2022 tarihli beyan dilekçesi ile dilekçe ekinde ibraz ettiği delillerin bilirkişi marifetiyle inceletilip tarafların ticari defter ve kayıtları karşılaştırılmak suretiyle bu ödeme kayıtlarının tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve kayıtlı ise ne şekilde kayıtlı olduğu, dava dilekçesinde belirtilen ve davacı yan tarafından muhtelif takiplere konu edilen kıymetli evrakın davalı vekili tarafından 05/12/2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde ibraz edilen ödeme kayıtlarına konu kambiyo evrakı içerisinde olup olmadığının değerlendirilerek davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı yönünde istinaf denetimine elverişli yeni bir bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre varsa taraflara yemin delili de hatırlatılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../04/2023 Tarih ve 2021/... Esas - 2023/... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.