5. Hukuk Dairesi 2024/8579 E. , 2025/4545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2316 Esas, 2024/1018 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/144 Esas, 2022/474 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı İSKİ Genel Müdürlüğü yönünden husumetten yokluğunu nedeniyle re
**5. Hukuk Dairesi 2024/8579 E. , 2025/4545 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2316 Esas, 2024/1018 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/144 Esas, 2022/474 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı İSKİ Genel Müdürlüğü yönünden husumetten yokluğunu nedeniyle reddine, davalılar ... ile ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 10773 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 1983 öncesi el atmalarda uzlaşmanın dava şartı olduğunu, uzlaşma şartları yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiğini, ilçe halkının ihtiyaçlarına hizmet eden park ve ... alanların kamulaştırılmasında ilçe belediyelerinin sorumlu olduğunu, somut olayda Dere Islah ve İşletme Bandında kalan kısımların yetki ve sorumluluğunun İSKİ Genel Müdürlüğüne verildiğini, müvekkil idarenin sorumlu olmadığından husumetten reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. 3.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; yapılan planlara askı süresi içerisinde itiraz edilmediği gibi herhangi bir dava da açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, taşınmazın 1/5000'lik ve 1/1000'lik imar planlarında kısmen '' Dere Koruma Bandı '' etkisi altında '' Park Alanı '' kısmen de ''Yol Alanı '' lejantında kaldığını, bu nedenle sorumlu idarenin ... olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı İSKİ Genel Müdürlüğü yönünden davanın husumetten reddine, davalılar ... ile ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ile ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik incelemeye dayalı fen raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dere koruma bandı etkisindeki park alanının ne kadarlık kısmının dere koruma bandı, ne kadarlık kısmının park alanı olduğunun tespiti ile sorumlu idarenin belirlenmesi gerektiğini, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, dere koruma bandından İSKİ Genel Müdürlüğünün, park alanından ilçe belediyesinin sorumlu olduğunu, taşınmaza 1982 öncesi el atıldığını, bedelin fahiş belirlendiğini, emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, hükümde park alanında kalan kısmın yüzölçümü yönünden maddi hata yapıldığını, takyidatların bedele yansıtılması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, bedelin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz hazırlandığını, emsal seçimi ve değerlendirilmesinin hatalı yapıldığını, rapora itirazların dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı idarelerin yetki ve sorumluluk alanında kaldığı ve husumetin doğru yöneltildiği, hava fotoğrafları incelenerek fen bilirkişi raporu ile taşınmaza 1983 yılı sonrasında el atıldığının tespit edildiği, hükümde yüzölçüm yönünden yapılan maddi hatanın yerinde giderilebilecek maddi hata niteliğinde olduğu, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu, böylece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ... ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.