Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/80 E. , 2024/1126 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/80 Karar No : 2024/1126 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Akaryakıt Gıda İnşaat İthalat İhracat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YAR…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/80 E. , 2024/1126 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/80 Karar No : 2024/1126 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Akaryakıt Gıda İnşaat İthalat İhracat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı "kabuksuz badem" cinsi eşyaya ilişkin olarak beyanname ekinde sunulan menşe belgesinde davacı şirketin unvanının farklı yazı karakterleri ile sonradan eklendiği ve yapılan araştırmada anılan belgenin davacıya ait olmadığının tespit edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacı şirket adına tescilli beyanname ekinde yer alan menşe belgesinde davacı şirketin unvanının yazı karakterinin diğerlerinden farklı olduğu, "..." sitesi üzerinden yapılan uluslararası menşei sorgulamasında davacı şirketin unvanının anılan belgede bulunmadığının tespit edilmesi üzerine, menşe belgesinin gerçeğe aykırı olduğundan bahisle Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine İlişkin 2016/8478 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 17. maddesi kapsamında dava konusu işlemlerin tesis edildiği anlaşılmış olup; olayda, davalı idare tarafından, beyanname ekinde sunulan ... sayılı menşe belgesinin sahte olduğu yönünde bir iddiada bulunulmadığı gibi sonradan kontrol sonucunda bu yönde bir bilgiye ulaşıldığından da bahsedilmediği; öte yandan, menşe belgesinde yazı karakterinin farklı olması, davacı şirketin unvanının sonradan eklenmesi,... sitesi üzerinden yapılan sorgulamada davacının unvanının menşe belgesinde bulunmadığının tespit edilmesi, tercihli rejimden yararlanmayı engelleyecek hususlar olmadığından, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İran menşeli beyan edilerek ithal edilen eşyaya ilişkin menşe belgesinde, davacı şirketin unvanının farklı yazı karakterleri ile sonradan eklendiği ve yapılan araştırmada unvanının menşe belgesinde bulunmadığının tespit edilmesi nedeniyle sınır ticareti kapsamında muafiyetten yararlanması mümkün olmayan davacı adına tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmaıdığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından ibraz edilen menşe belgesinde unvanının sonradan eklendiği ve idarece yapılan araştırmada davacı adına düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında, sınır ticareti kapsamında tercihli tarifeden yararlanılması mümkün olmadığından temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı "kabuksuz badem" cinsi eşyaya ilişkin olarak beyanname ekinde sunulan menşe belgesinde davacı şirketin unvanının farklı yazı karakterleri ile sonradan eklendiği ve yapılan araştırmada anılan belgenin davacıya ait olmadığının tespit edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 18. maddesinin 1. fıkrasında, tümüyle bir ülkede elde edilen veya üretilen eşyanın, o ülke menşeli olduğu, 197. maddesinin 2. fıkrasında, yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya 1. fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilemeyen gümrük vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılacağı, 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, serbest dolaşıma giriş rejimi veya kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda, 15. maddede belirtilen gümrük tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan ithalat vergileri ile muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat vergileri arasındaki fark %5’i aştığı takdirde, ithalat vergilerinden ayrı olarak bu farkın üç katı para cezası alınacağı hükme bağlanmıştır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 48. maddesinde, bu kanuna göre vergisi ödenmeden veya eksik ödenerek yurda sokulan eşyaların hiç alınmamış veya eksik alınmış katma değer vergileri hakkında Gümrük Kanunundaki esaslara göre işlem yapılacağı, 51. maddesinde, mükelleflerin ithalde beyan ettikleri matrahla tahakkuk veya inceleme yapanların veyahut teftişe yetkili kılınanların buldukları matrahlar üzerinden hesaplanan vergi farkları hakkında Gümrük Kanunu uyarınca gümrük vergisindeki esaslar dairesinde ceza uygulanacağı belirtilmiştir. Öte yandan, "Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine" ilişkin 2016/8478 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 9. maddesinin 3. fıkrasında, ithalat işlemlerinde, eşyanın ilgili sınır ülkesinde üretildiğine veya imal edildiğine dair ithalatın yapılacağı ülkenin yetkili makamlarınca düzenlenen menşe şahadetnamesinin ilgili gümrüklerce aranacağı, üçüncü ülke menşeli ürünlerin bu Karar kapsamında ithalatına izin verilmeyeceği; 17. maddesinin 1. fıkrasında ise, gerçek dışı menşe belgesi ibraz edilerek ithal edildiği tespit olunan ürünler için eşyanın ithalinde ödenmesi öngörülen gümrük vergisi, eş etkili vergi, diğer vergi, mali ve ek mali yüklerin tamamının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgililerden tahsil edileceği ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca para cezasının uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Gümrük Yönetmeliği'nin 40. maddesinin 1. fıkrasında, menşe şahadetnamesinin, ürünün teşhis edilmesini sağlamak üzere gerekli tüm ayrıntıları taşıyacağı belirtilmiş olup, menşe şahadetnamelerinde bulunması zorunlu bilgiler: (a) eşyayı gönderenin adı, soyadı; (b) e Türkiye'deki alıcının adı, soyadı; (c) kapların marka, numara ve sayıları; (ç) eşyanın cinsi, nev’i, daralı ve net ağırlıkları veya diğer ölçüleri (litre, metreküp vb.); (d) şahadetnameyi veren makamın tasdik şerhi, (tarih, imza ile mührü veya kaşesi); (e) menşe şahadetnamesi eşyanın o ülkede gördüğü değişiklik ve işlemlerden ötürü o ülke menşeli addedilerek verilmiş ise bu husustaki etraflı açıklamalar olarak sayılmıştır. Anılan maddenin 2. fıkrasında da; 1. fıkranın (a), (b), (ç) ve (e) bentlerinde belirtilen hususlarda noksanlık ve yanlışlığın bulunması halinde, menşe şahadetnamesinin gümrük idare amirinin onayı ile işleme konulacağı belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Olayda, İran menşeli olarak sınır ticareti kapsamında tercihli tarifeden yararlanılarak ithal edilen eşyaya ilişkin olarak sunulan ... sayılı menşe belgesinin, beyanname muhteviyatı eşyanın ihracatçısı olan "..." tarafından düzenlendiği ve İran makamlarınca onaylandığı, net 20.000 kg "kabuksuz badem" cinsi eşyanın alıcısı olarak belirtilen 8 farklı şirketin yanında, 9.067 kg ithalat yaptığını beyan eden davacı şirketin unvanının sonradan eklendiği hususu, yazı karakterinin incelenmesi ve menşe belgesinin diğer tüm bölümleri ile karşılaştırılması halinde açıkça anlaşılmakta, öte yandan, uluslararası menşe sorgulama sistemi olan "..." sitesi üzerinden yapılan sorgulamada da belgenin onaylı halinde davacı unvanının bulunmadığı, karşılaştırma yapıldığında söz konusu belgenin kalan bölümlerinin davacı tarafından ibraz edilen menşe belgesi ile uyumlu olduğu görülmektedir. Bu durumda, kendi adına düzenlenmeyen menşe belgesini kullanarak sınır ticareti kapsamında tercihli tarifeden yararlandığı sonucuna ulaşıldığından, davacı adına tesis edilen işlemde hukuka aykırılık, aksi yolda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 20/02/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.