11. Hukuk Dairesi 2022/7408 E. , 2024/3387 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1068 Esas, 2022/1088 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/809 E., 2019/613 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafınd…
**11. Hukuk Dairesi 2022/7408 E. , 2024/3387 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1068 Esas, 2022/1088 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/809 E., 2019/613 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 25.03.2015 tarihli olağan genel kurul kararının hükümsüz olduğunu, şirket ortağı ve müdürünün şirket adına kendiliğinden genel kurul yaparak müdür olarak kendini ibra ettiğini, şirketi kendisine borçlandırdığını, genel kurul tutanağını sadece kendisinin imzaladığını, kendisine ait dava dışı şirket ile arasında kira sözleşmesi yaptığını, kanuna aykırı bir şekilde tutanak düzenlediğini, şirket hissedarı ve aynı zamanda müdürü olan ...'nun haricindeki diğer ortakların tamamının yabancı şahıslar olduğunu, toplantıya katılımlarının sağlanmadığını ileri sürerek davalı şirketin yoklukla batıl olan 25.03.2015 tarihli olağan genel kurul kararının geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığa konu toplantı tutanak ve eklerinde yer alan hazirun cetvelinde davacının asaleten katılarak imzasının yer aldığı, şirketin toplam 20.000,00 TL'lik sermayesine tekabül eden 8000 adet hisseden toplantıda 178.000,00 TL toplam itibari değeri olan 7120 adet hissenin asaleten temsil edildiği, kanun ve ana sözleşmede öngörülen asgari toplantı nisabının mevcut olduğunun tespiti ile birlikte gündemin görüşüldüğü, şirket müdürünün ibrasına, şirket müdürünün şirketteki hisselerinin tamamını devir etmesinden dolayı müdürlükten istifası nedeniyle imza yetkisinin iptaline, karar tarihinden itibaren 1 yıl süre ile ...'in şirket müdürü olarak atanmasına, 1 yıl süre ile ...'un müdürler kurulu başkanı olarak atanmasına, ... Mermer İnşaat Dış Ticaret Limited Şirketi ile kira sözleşmesi yapılmasına oy birliği ile karar verildiği, davacı ...'un 23.05.2015 tarihli 2014 yılı olağan genel kurul toplantısına katıldığı, dava konusu olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde sayılmasını gerektirir herhangi bir husus tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava konusu genel kurul hazirun cetvelinde davacının isminin ve imzasının yer almasının yeterli kabul edildiğini, genel kurul toplantı tutanağında imzasının olmasını aramadığını, bu hususu tartışmadığını, sırf bir an için yer aldığı kabul edilse dahi hazirun cetvelinde yer alan veya mahkemenin tanımı ile toplantıya katılan bir ortağın toplantıda alınan genel kurul kararlarını onayladığını veya genel kurul kararından haberdar olduğunu kabul etmenin, hele yabancı uyruklu ve Türkçe problemi olan bir yabancı şahsın, içeriğini bilebilecek durumda olmadığı bir genel kurul tutanağının içeriğini bildiğinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının genel kurul toplantısında karar alındığını dahi bilmediği düşünüldüğünde sonradan alınan bir karar ile diğer ortakların ve şirketin bağladığını düşünmenin objektif olmayacağını, hazirun cetvelindeki imzanın dahi davacıya ait olup olmadığından aslını görmedikleri için emin olamadıklarını, ...'nun tutanağı tek taraflı şekilde düzenlemesi, imzalaması, ticaret siciline kaydına ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığını, toplantı tutanağında sadece müdürün imzasının bulunduğunu, toplantı da şirket ortağı ve müdürü dışında başka bir ortağın imzasının olmadığını, kararın ticaret kanununa aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarına rağmen hatalı rapor doğrultusunda karar verildiğini, müvekkilinin toplantı tutanağı ve diğer tescil işlemlerini yapmadığını, hisse devrine yönelik işlemleri yaptığını düşünerek tescil işlemleri yaptığını, alınan genel kurul kararının şirketin tüm aktifinin yok olmasına sebebiyet vereceğini, bu nitelikteki bir genel kurulun müvekkilinin bilgisinde ve onayında yapıldığının düşünülmesinin objektif olmadığını, şirket müdürü dışındaki diğer ortakların tamamının yabancı şahıs olduğunu, toplantıya katılımlarının sağlanmadığını, tutanakta imzalarının bulunmadığını, genel kurul gündeminin şirket ortaklarına tebliğine ilişkin hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, kararın yoklukla malul olduğunu, şirketin tek aktifi ve şirketin Türkiye'de açılmasının ana amacı ve faaliyeti olan Mermer Fabrikasının arazisiyle birlikte şirket müdürünün kendisine devrine ve kiralanmasına yönelik karar verilmiş gibi gösterildiğini, bu kararın diğer hissedarlar tarafından kabul edilebilecek bir işlem olmadığını, bu işlemi yapan müdür hakkında ceza davası açıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.