T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1381 - 2025/1440 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1381 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1440 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2025 ESAS-KARAR NO : 2024/720 E - 2025/586 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 24/11/2025 YAZILDIĞI TA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1381 - 2025/1440 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1381 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1440 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2025 ESAS-KARAR NO : 2024/720 E - 2025/586 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 24/11/2025 YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; taraflar arasında tanzim edilen 13.06.2018 tarihli sözleşme gereği müvekkili tarafından davalının ...'ta kurulu ... Hotel ismindeki otelin deniz ve tatlı su ürünleri ihtiyacı karşılandığını, davalı adına tahakkuku yapılan faturaların bedelin ödenmeyerek iade edildiğini, belirterek müvekkilinin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan olan alacağının mahkemece tespit edilmesini ve ticari faizi ile birlikte tespit edilen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada yargılama sırasında verilen 29.05.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 238.190,29-TL olarak artırmıştır. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; davacı tarafın, Antalya'da Deniz ve Tatlı Su ürünleri tedarik işini yaptığı, tarafların 13.06.2018 tarihli sözleşme ile Otel ve Tatil Köyünün su ürünleri ihtiyacının karşılanması için anlaştıklarını, davacının sözleşmeye aykırı ürün teslim etmesi ve tek yanlı fiyat artışına gitmesi sebebiyle taraflar arasında ihtilaf çıktığını, alacaklarını da faturalarına dayandırdığına göre, alacağının ne miktarda olduğunu bilmesi gerektiğini, davacı dava dilekçesine tarihini, sayısını, tutarını yazdığı 13 fatura sebebiyle 238.220,29 TL alacaklı olduğunu iddia ettiğini, dava konusu ihtilaf 238.220,29 TL tutarında olduğunu, dolayısıyla "tespit ve belirsiz alacak davası"na konu edilemeyeceğini, öncelikle, tespit ve belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ile davacının, sözleşmeye ekli listede yazılı fiyatlarla 13.06.2018 - 31.12.2018 dönemi su ürünleri ihtiyacını karşılamak üzere anlaştığını, dolayısıyla fiyat artışının mümkün olmadığını, tarafların yazılı sözleşmeye dayandığını, sözleşme değişikliğinin yetkili kişiler tarafından yapılabileceğini, Erkan Koşoçay'ın müvekkili şirketin çalışanı olup yetkilisi olmadığını, sözleşmede değişiklik yapamayacağını, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; Dairemizin 14.10.2024 tarihli, 2022/889 Esas-2024/1169 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda: Davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen 13.06.2018 tarihli sözleşmede kararlaştırılan fiyat listesinin sözleşmenin devamı sırasında kurlardaki artış nedeniyle davacı tarafça değiştirildiği, hazırlanan yeni listenin davalı tarafa e mail yolu ile iletildiği, davalı tarafça e mailler yolu ile onay verilmesi üzerine davacı tarafça ürün tesliminin yapıldığı, ancak değişen fiyata göre düzenlenen faturaların davalı tarafça kabul edilmeyerek iadesinin yapıldığı, taraflar arasındaki ürün tedarikine ilişkin sözleşmeye konu ürünlerin niteliği ile davacı tarafça yeni belirlenen fiyat listesine davalı tarafça onay verildikten sonra düzenlenen faturaların ödenmeyerek iade edilip, sözleşmede belirtilen fiyat listesine uyulmadığı, yeni fiyat listesine şirket yetkilileri tarafından onay verilmediği yönündeki itirazların dürüstlük ve iyi niyet kurallarına uygun bulunmadığı, davacının gönderdiği fiyat listesine onay verildikten sonra davalı tarafça bu hususa itiraz edilmesinin yerinde görülmediği, buna göre sözleşmenin devamı sırasında davacının hazırladığı yeni fiyat listesine davalı tarafça karşı çıkılmayarak onay verilmek suretiyle sözleşmenin fiyat listesine ilişkin kısmında değişiklik yapıldığının kabulünün gerektiği, buna göre, kesilen faturalar kapsamında davacının 238.190,29 TL alacaklı olup, bu bedelden davalı tarafından sözleşmede belirtilen değerlerin üzerinde fazladan glaze içerdiği,fazla glaze oranının ürün karşılığı olarak "fire farkı bedeli" adı altında kesilen toplam tutarları 15.912,61 TL olan 2 adet fatura bedelinin mahsup edilmesi sonucu davacı alacağının 222.277,68 TL olarak tespitine, taraflar arasında yapılan sözleşmenin devamı sırasında ortaya çıkan ve sözleşmenin ne şekilde uygulanacağına, hangi fiyat listesi üzerinden faturalandırma yapılması gerektiğine ilişkin olarak oluşan uyuşmazlık nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacı tarafça bu şekilde tanımlandığı, davanın belirsiz alacak davası veya kısmi alacak davası olarak görülmesinin somut uyuşmazlık açısından sonucu değiştirmeyeceği, ancak taraflar arasındaki ihtilaflı hususlar nedeniyle davalının temerrüdünün dava ve talep artırım tarihlerinde gerçekleştiği, davacının daha önceki tarihler için temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin isteminin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının davasının alacaklı olduğu tutar olarak belirlenen 222.277,68-TL tutar üzerinden kısmen kabulü ile söz konusu tutarın 10.000,00-TL'sine dava tarihi olan 14.12.2018 tarihinden itibaren, kalan 212.277,68-TL'sine ise talep artırım tarihi olan 29.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin alacak istemi ile temerrüdün dava ve talep artırım tarihleri öncesinden uygulanmasına ilişkin fazlaya ilişkin feri nitelikteki isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ I)Davacı vekili; glaze hesaplamalarına ilişkin kesilen faturalara yönelik hukuki tespit ve hükümde esaslı bir hata yapıldığını, kısmen ret kararının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. II)Davalı vekili; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ile belirlenen fiyatların sonradan değiştirilemeyeceğini, sonradan düzenlenen faturaların geçersiz olduğunu, faturalara süresi içinde itiraz edildiğini bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; satım sözleşmesinden kaynaklanan davacının alacağının varlığını kanıtlayıp kanıtlayamadığı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacı şirket ile davalı arasında tanzim edilen 13.06.2018 tarihli Sözleşme gereği davalının deniz ve tatlı su ürünleri ihtiyacının karşılandığı, fakat davalı tarafın bir kısım fatura bedellerini ödemediği iddiasıyla alacağın tespit edilmesi ve tespit edilen miktarın faturaların davalıya tebliğ edildiği günden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. I-)Davacı vekilinin istinaf istemi yönünden: HMK'nın "İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre 2025 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı 40.000,00 TL olarak belirlenmiştir. İlk derece mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.(HMK 341/1) Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.(HMK 341/2) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda 40.000,00 TL'lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.(HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 40.000,00 TL'yi geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.(HMK 341/4) Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; istinaf kanun yoluna başvuran davacının aleyhine reddedilen alacak miktarı 15.912,61 TL olup verilen karar davacı yönünden kesindir. Miktar olarak kesin olduğu yasada açıkça belirtilen bu karara karşı davacı yan istinaf yasa yoluna başvuramaz. HMK'nın 346.maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Bu durumda, HMK'nın 341/2.maddesinde açıklana 40.000,00 TL'yi aşmayan kararın istinaf başvuru sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, HMK'nın 352.maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda davacının istinaf isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiştir. II-)Davalı vekilinin istinaf isteminin incelenmesine gelince: Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen 13.06.2018 tarihli sözleşmede kararlaştırılan fiyat listesinin sözleşmenin devamı sırasında kurlardaki artış nedeniyle davacı tarafça değiştirildiği, hazırlanan yeni listenin davalı tarafa e mail yolu ile iletildiği, davalı tarafça e mailler yolu ile onay verilmesi üzerine davacı tarafça ürün tesliminin yapıldığı, ancak değişen fiyata göre düzenlenen faturaların davalı tarafça kabul edilmeyerek iadesinin yapıldığı, taraflar arasındaki ürün tedarikine ilişkin sözleşmeye konu ürünlerin niteliği ile davacı tarafça yeni belirlenen fiyat listesine davalı tarafça onay verildikten sonra düzenlenen faturaların ödenmeyerek iade edilip, sözleşmede belirtilen fiyat listesine uyulmadığı, yeni fiyat listesine şirket yetkilileri tarafından onay verilmediği yönündeki itirazların dürüstlük ve iyi niyet kurallarına uygun bulunmadığı, davacının gönderdiği fiyat listesine onay verildikten sonra davalı tarafça bu hususa itiraz edilmesinin yerinde görülmediği, buna göre sözleşmenin devamı sırasında davacının hazırladığı yeni fiyat listesine davalı tarafça karşı çıkılmayarak onay verilmek suretiyle sözleşmenin fiyat listesine ilişkin kısmında değişiklik yapıldığının kabulünün yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2.maddesi gereğince başvurunun MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.183,78TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.796,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.387,78 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b)Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine 4-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 24/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."