11. Hukuk Dairesi 2024/858 E. , 2024/6340 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1363 Esas, 2023/1313 Karar HÜKÜM : Asıl davanın reddi- birleşen davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2014/247 E., 2017/548 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul
**11. Hukuk Dairesi 2024/858 E. , 2024/6340 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1363 Esas, 2023/1313 Karar HÜKÜM : Asıl davanın reddi- birleşen davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2014/247 E., 2017/548 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde;Davacı karşı davalı vekili, müvekkilinin "... Ayağı" isimli tasarımının 2011/01537 tescil numaralı ve 25.11.2011 tarihli Tasarım Tescil Belgesi ile koruma altında bulunduğunu, davalı tarafın müvekkilinin koruma altında bulunan ürünlerinin benzerini üreterek piyasaya arz ettiğinin anlaşıldığını, karşı tarafın www.senolplastik.com isimli internet sitesinde bulunan online katalog ve yeni ürünler başlıklı bölümlerinde müvekkilinin ... ayak adıyla ürettiği mobilya ayağının farklı kodlarla ve aynı ad altında ... ayak olarak satışa sunulduğunun görüldüğünü, İstanbul 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/28 D.iş sayılı dosyasında da davalının işyerinde çok sayıda ürün üretildiğinin keşif tutanağı ile tespit edildiğini, bunun hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ürünlerin, üretim ve satışlarının durdurulmasına, internet sitesinden kaldırılmasına, dağıtılan katalogların toplatılmasına, üretmeye yarayan kalıp ve makinelere el konulmasına, davalı tarafın eylemleri nedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğramış olduğundan davalı kayıtları üzerinde inceleme yapılarak müvekkilinin tescil belgesi aldığı 08.03.2011 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için 554 sayılı KHK'nin 52/1. maddesine göre fiili zarar ve 52/b maddesine göre yoksun kalınan kazancın 53. maddeye göre makul bir pay da eklenmek suretiyle hesaplanarak müvekkilinin uğradığı maddi zararın tespitini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın (belirsiz alacak) tecavüzün ilk defa tespitine yönelik bilirkişi raporunun verildiği 21/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari iş avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, 554 sayılı KHK'nın 49/g ve 59. maddeleri uyarınca verilecek hükmün ilgililere duyurulmasına ve masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük ulusal gazetelerden birinde ulusal televizyonlarda tamamen ilanına, müvekkilinin uğramış olduğu manevi zarar nedeniyle 40.000,00 TL manevi tazminatın 21.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari iş avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı karşı davada davacı vekili dilekçesinde özetle, iki ürün arasında sadece mobilya ile yer arasında bağlantıyı kesme noktasında bezerlik olup, ürüne görselliği veren formu yönünden 554 sayılı KHK kapsamında ihlal sayılacak bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin ürünü ile davacı ürünü arasında benzerlik kurulamayacağını, çünkü benzerlik yönünden ele alınacak her ortak özelliğin seçenek özgürlüğünün kullanılmamasından değil ürünün doğal formundan kaynaklandığını, zira her iki ürünün formunun ortak geometrik şeklin harcıalem özelliğinden geldiğini, davacı tarafından dava konusu yapılan ürünün müvekkiline satış fiyatının normal 0,11 TL krom kaplamalı halinin ise 0,16 TL olup piyasada başkaca firmalar tarafından satılan hercai bir ürün olduğunu, talep edilen tazminat taleplerin haksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında da, dava konusu tasarımın yeni olmayıp hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğinin açık olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2011-01537 nolu tasarımın iptaline, müvekkilinin uğradığı zarar nedeniyle 5.000,00 TL manevi zararın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve meni ile maddi ve manevi tazminat istemlerine; karşı davanın ise; dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü ile manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Yargıtayın yerleşik uygulamaları gereğince, tecavüz ve hükümsüzlük davalarının birlikte görülmesi halinde öncelikle hükümsüzlük davasının sonuçlandırılması gerektiği, somut olayda da; karşı davada hükümsüzlüğü istenilen 2011/01537 sayılı endüstriyel tasarımın 08.03.2011 tarihli olduğu, karşı davanın davacısı tarafından davaya konu tasarımın bizzat karşı davalı tarafından 2010 yılı kataloğunun 51. sayfasında bastırılarak tüm piyasaya tanıtıldığını, 2010 yılına ait bir kataloğun bir önceki yılın sonunda ya da en geç öngörülen yılın başında sektöre arz edildiğini, dava konusu tasarıma ait ürünün piyasaya sunulmasının üzerinden 12 aydan daha fazla bir süre geçtikten sonra tasarımın başvuru konusu yapılması nedeniyle yenilik kriterinden yoksun olduğunu ileri sürerek buna ilişkin bir de katalog sunduğu, sektördeki mutat uygulamaya göre dosyaya sunulan 2010 yılı kataloğunun en geç 31.12.2009 tarihinde basıldığının, 08.10.2010 tarihli fatura karşılığı basılan kataloğun ise 2011 yılı ürünlerine ilişkin olduğunun kabulünün gerektiği, olağan halin aksi yönde bir uygulama yapıldığını iddia eden tarafın bu iddiasını ispatla mükellef olduğu, davacı- karşı davalı tarafından anılan 2010 yılı kataloğunun sektör uygulamasının aksine 08.10.2010 tarihli fatura kapsamında 2010 yılının eylül ayında basıldığı iddia edilmiş ise de davalı- karşı davacının sunduğu deliller ve kataloğu basan şirketin müzekkereye verdiği cevap iddianın ispatına yeterli olmadığı, diğer yandan karşı davacının manevi tazminat talebi açık bulunmadığı gibi bu talebin yerinde de olmadığı, zira dosya kapsamına göre manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı- karşı davada davalı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, asıl davada davalı karşı davada davacı tarafça, asıl davada davacı karşı davada davalı tarafın sahibi olduğu 2011/01537 nolu, "... Ayak" isimli endüstriyel tasarıma yapılan tecavüzün tespiti ile meni ve maddi ile manevi tazminat istemlerine, karşı dava ise, dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, asıl davada davacı- karşı davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı-karşı davada davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,12.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.