8. Hukuk Dairesi 2012/14963 E. , 2013/2655 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ve davalı taraflarından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R 1-Tarafl…
**8. Hukuk Dairesi 2012/14963 E. , 2013/2655 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ve davalı taraflarından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R 1-Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- İpotek veren borçlu vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine, göre kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır. Aynı Yasa'nın 17. maddesin de ise; belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağına yönelik düzenleme mevcuttur. Somut olayda, ipotek veren Dürdane'ye icra emrinin ''adreste çalışan ...'a" şeklinde tebliğ edildiği, adresin ikamet ya da iş yeri adresi olduğu anlaşılamadığı gibi yukarıda belirtilen Tebligat Kanunu hükümlerine göre muhatabın orada bulunup bulunmadığı ve de tebliğ alanın daimi çalışanı veya aynı çatı altında ikamet edip etmediği hususundaki açıklamanın da tebliğat zabtına yazılmadığı görülmektedir. Bu durumda Mahkemece, ipotek veren ... yönünden tebliğatın usulsüz olduğunun, öğrenme tarihine göre şikayetin süresinde yapıldığının kabulü ile hükmüne uyduğu bozma ilamı nazara alınarak, karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle bu borçlu yönünden şikayetin süreden reddi doğru değildir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.