1. Hukuk Dairesi 2014/11342 E. , 2014/16092 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/11/2013 NUMARASI : 2012/156-2013/437 Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi....... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -K A R A R- Dava, ecrimisil isteğine ilişkin…
**1. Hukuk Dairesi 2014/11342 E. , 2014/16092 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/11/2013 NUMARASI : 2012/156-2013/437 Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi....... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -K A R A R- Dava, ecrimisil isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu “Hacı Ama Abdullah Bey ve Ebu İshak İsmail vakfından” icareli 1488 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki Aleksandır Köseoğlu'nun 7/16 payı yönünden Beyoğlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/373 Esas sayılı dosyasında tapu iptal ve vakfı adına tescile karar verildiği, kararın 06.10.2010 tarihinde kesinleşmiş olup, henüz kayda yansıtılmadığı, davalı Belediye'nin kayıttan ve mülkiyetten kaynaklı bir hakkının olmadığı, taşınmazın bir bölümünün yol olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği ve 6100 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesinde düzenlendiği üzere, taşınmazın mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Ancak miras, mahkeme kararı, cebri icra ve kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Somut olayda; vakıf yararına kesinleşmiş tescil kararı ile mülkiyet vakfına geçmiş olup kişisel hak ayni hakka dönüştüğünden davacının dava açma hakkı doğduğu da kuşkusuzdur. Bilindiği üzere; ecrimisil kötü niyetli zilyedin, taşınmaz malikine ödemekle yükümlü olduğu bir nevi haksız işgal tazminatıdır. Öte yandan sorumluluk, ana arterler bakımından Büyük Şehir Belediyesi'ne, ara sokaklar bakımından ise İlçe Belediyesi'ne aittir. Ne var ki, taşınmazdan geçirilen yol bakımından sorumluluğun İlçe Belediyesi'ne mi ya da Büyükşehir Belediyesi'ne mi ait olduğu hususu yeterince araştırılmamıştır. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazdan geçirilen yolun ana arter mi olduğu ya da ara sokak mı olduğunun, bir başka ifade ile ecrimisilden Büyükşehir Belediyesi'nin mi yoksa İlçe Belediyesi'nin mi sorumlu olacağının açıklığa kavuşturulması, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın ecrimisilin hüküm altına alınmış olması doğru değildir. Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan yön itibariyle yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.10.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.