Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/3077 E. , 2024/18097 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3077 Karar No : 2024/18097 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ... Vekili : I. Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : Gümüşhane İli, ... Köyü, ... Mahallesi Camii'nde sözleşmeli İmam-Hatip olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına il
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/3077 E. , 2024/18097 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3077 Karar No : 2024/18097 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ... Vekili : I. Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : Gümüşhane İli, ... Köyü, ... Mahallesi Camii'nde sözleşmeli İmam-Hatip olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ... tarih ve E... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın hukuka, Anayasa'ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, savunmasının alınmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunduğunu gösteren hiçbir somut delil ve gerekçe sunulmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verildiği, anılan hükmün kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurları olan yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda yer alan; "... Sanığın (davacının) 2009 yılında Anadolu Üniversitesi İlahiyat Bölümünü kazandığı, 2010 yılında üniversiteden mezun olduğu, 2011 yılında arkadaşı R.K.'nın yönlendirmesi ile Gümüşhane'ye gelerek örgütle iltisaklı A.Z. Erkek Öğrenci yurdunda kalmaya ve burada KPSS'ye çalışmaya başladığı, burada herhangi bir sorumluluğunun olmadığı, yurttakilerle anlaşamayınca iki ay sonra Özel Hareket Yurduna geçtiği ve burada çalışmaya başladığı, yine buradakilerle anlaşamayınca 2012 yılı ortalarına doğru O.S. yurduna geçtiği ve il abisinin yardımcısı olan M.A. isimli şahıs tarafından belletmen olarak görevlendirildiği, belletmenin yurt müdürü yardımcısı konumunda olduğu, belletmen olarak öğrencilerden sorumlu olduğu, öğrencilerin giriş çıkışlarını kontrol ettiği, yemekleri ve kaloriferleri kontrol ettiği, sanığın (davacının) burada çalışırken örgüt tarafından düzenlenen kamplara katıldığı, kamplarda Fetullah GÜLEN'in kitaplarının okutulup videolarının da izlettirildiği, yine sanığın (davacının) yurtiçinde düzenlenen gezilere katıldığı, O.S. Yurdu Müdürü B.B.'nin isteğiyle 2013 yılı sonlarından 2014 yılı ortalarına kadar A.İ. Yurduna geçtiği, bu yurtta iken kendisine öğrencilerin kaldığı en üst katın kat sorumluluğunun verildiği, aylık olarak sanık gibi belletmen olanlara sorumlu olan M.A. tarafından toplantı yapıldığı, toplantı sırasında cep telefonlarını toplantı alanının dışında bırkıldığı, yapılan toplantılarda öğrencilerle nasıl ilgilenileceği, gezi yapılıp yapılamayacağı, ne kadar Fetullah GÜLEN kitabı okunacağı ve vaaz videolarının izlettirileceğinin konuşulduğu, 2014 yılında örgütle iltisaklı Hz. Ebubekir Yurduna müdür olarak atandığı, burada çalışırken yaz kampına katıldığı, kamptan sonra B.B.'nin yönlendirmesiyle istifa ettirilip Manisa Turgutlu'da bulunan örgütle iltisaklı H.B. isimli yurda gönderildiği, burada da on ay belletmenlik yaparak öğrencilerle ilgilendiği, ve bu sırada imamlık sınavına girerek imamlığı kazandığı, 2015 yılında imam olarak atanarak Gümüşhane'ye geldiği kendi ikrarı ve tanık beyanları ile anlaşılmış, ayrıca sanığın (davacının) örgütle iltisaklı Gümüşhane Üniversitesi Mezunlar Derneğine üye olduğu, yine 17/25 Aralık sürecin örgüt liderinin talimatından sonra sanığın (davacının) 29/01/2014 tarihinde hesap açtığı açılan bu hesaba 8.900-TL para yatırdığı ve 2014 yılının Haziran ayına kadar fonlama maksadıyla hesabında parayı uzun süre tuttuğu, her ne kadar sanık (davacı) tarafından söz konusu hesabın yurt müdürü B.B. tarafından açtırıldığı ve paranın yatırıldığı iddia edilmişse de B.B. tarafından sanığa (davacıya) yönelik herhangi bir baskı ve zorlama yapıldığı yönünde delil elde edilemediği, sanık (davacı) tarafından da bu yönde bir iddiada da bunulmadığı anlaşılmış, böylece sanığın (davacının) eyleminin terör örgütü üyeliği için aranan 'çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk' unsurlarını taşıdığı nazara alındığında üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sübut bulduğu mahkememizce olay ve oluşa göre kabul edilmiş, sanığın (davacının) örgüt içerisinde hangi konumlarda bulunduğunu ve kimlerle görüştüğünü anlattığı, bu kapsamda 28 adet isim verdiği ve bu isimlerin 26'sı hakkında işlem yapılmış olduğu, bu haliyle sanığın (davacının) örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütte bulunduğu süre içerisinde örgütteki üstleri ve diğer örgüt mensupları hakkında konumuna uygun olduğu, verdiği bilginin tutarlı ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, suçun aydınlatılmasına katkıda bulunarak samimi olarak pişmanlık duyduğu ve sakladığı ve gizlediği bir hususun tespit edilmediği anlaşılmakla sanık (davacı) hakkında verilen cezadan etkin pişmanlık hükümleri kapsamında TCK'nın 221/4-2.cümle maddesi gereğince üst hadden değerlendirme yapmak gerekmiştir. ..." tespitleri ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler bir arada değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.