Başvurucu, noter olarak görev yaptığı dönemde noterlik başkâtibi tarafından yapılan bir işlemle ilgili olarak, bu işlemin suç teşkil ettiği kesin bir yargı kararıyla belirlenmeden, gözetim ve denetim görevini yerine getirmediği iddiasıyla hakkında son soruşturmanın açılmasına karar verilmesinin anayasal haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, noter olarak görev yaptığı dönemde noterlik başkâtibi tarafından yapılan bir işlemle ilgili olarak, bu işlemin suç teşkil ettiği kesin bir yargı kararıyla belirlenmeden, gözetim ve denetim görevini yerine getirmediği iddiasıyla hakkında son soruşturmanın açılmasına karar verilmesinin anayasal haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 23/10/2012 tarihinde Anayasa Mahkemesine Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun Kayseri Noteri olarak görev yaptığı dönemde, noterlik başkâtibi tarafından 26/4/2011 tarihinde düzenlenen bir sözleşme nedeniyle, başkâtip hakkında görevini kötüye kullandığı iddiasıyla 19/3/2012 tarih ve 2012/1712 sayılı iddianameyle Kayseri Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Noterlik başkâtibi hakkında Kayseri Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/376 Esas sayılı dosyasında görülen dava başvuru tarihi itibarıyla derdesttir. Başvurucu hakkında, başkatibin denetimi görevini yapmadığı iddiasıyla 18/1/1972 tarih ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun ve maddeleri kapsamında soruşturma başlatılmıştır. Adalet Bakanlığı tarafından verilen kovuşturma izni üzerine, Cumhuriyet savcısı Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinden son soruşturmanın açılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesi 4/10/2012 tarih ve E.2012/71, K.2012/89 sayılı kararıyla başvurucu hakkında görevi ihmal suçuna ilişkin son soruşturmanın Kayseri Ağır Ceza Mahkemesine açılmasına kesin olarak karar vermiştir.B. İlgili Hukuk 1512 sayılı Kanun’un 153, 154 ve maddeleri şöyledir:“Madde 153 – Noterlerin, görevden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı kovuşturma yapılabilmesi Adalet Bakanlığının iznine bağlıdır.Madde 154 – Adalet müfettişleri veya mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından düzenlenen dosya, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer Ağır Ceza Mahkemesine en yakın bulunan Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir.Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenliyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere Ağır Ceza Mahkemesine verir. İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan notere tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine noter, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır. Gerekirse soruşturma Başkan tarafından derinleştirilir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen noterlerin duruşmaları, suçun işlendiği yer Ağır Ceza mahkemesinde yapılır.” “Madde 160 –Noterlik dairesinde çalışan katiplerin ve katip adaylarının görevlerinden dolayı işledikleri suçlara iştiraki bulunmıyan hallerde noter, bu kimseler üzerindeki gözetim ve denetim görevini yerine getirmediği sabit olduğu takdirde, Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre cezalandırılır.” 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Görevi kötüye kullanma” kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”