2. Ceza Dairesi 2024/1321 E. , 2025/203 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1193 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2024 tarihli ve KYB-2024/2410 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/02/2022 tarihli ve 2021/19069 esas, 2022/1537 karar sayılı ilâmında yer alan, "... Sanık…
**2. Ceza Dairesi 2024/1321 E. , 2025/203 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1193 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2024 tarihli ve KYB-2024/2410 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/02/2022 tarihli ve 2021/19069 esas, 2022/1537 karar sayılı ilâmında yer alan, "... Sanık müdafiinin kararın kesinleşmesinden sonra mahkemeye ibraz ettiği Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri Sağlık Kurulu tarafından 04/03/2019 tarihinde düzenlenen, 8522206 protokol numaralı rapor ile Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından 15/03/2019 tarihinde düzenlenen, 22810 sayılı raporlara göre bipolar bozukluk manik atak ön tanısı olduğunun, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından 04/10/2019 tarihinde düzenlenen, 190158930 hasta protokol numaralı rapora göre ise sanığın bipolar duygulanım bozukluğu olduğunun belirtilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi gereğince akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı hususunun, yöntemince alınacak sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi gerektiğinden, CMK’nın 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilerek bu yönde rapor alınması gerektiği gözetilmeden, mercii tarafından itirazın reddine karar verilmesi, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür... Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/11/2020 tarihli ve 2020/368 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, sanık müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebini içerir dilekçesine ek olarak ibraz edilen Hatay Reyhanlı Devlet Hastanesinin 06/04/2006 tarihli sağlık raporunda, sanık hakkında "bipolar affektif bozukluk" tanısı konulduğu, mahkemesince yapılan yargılama sırasında bahse konu hususun ileri sürülmediğinin anlaşılması karşısında, hüküm tarihinde mahkemesince bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durum nedeniyle, hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumunca tespitinin gerekli olduğu cihetle, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilerek bu yönde rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İncelemeye konu dosyada, hükümlü müdafii Av. ... tarafından 11.07.2023 tarihinde dosyaya sunulan yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçe ekinde ibraz edilen Hatay Reyhanlı Devlet Hastanesinin 06.04.2006 tarihli raporunda, hükümlü hakkında "bipolar affektif bozukluk" tanısı konulduğu belirtilerek hüküm tarihinde mahkemesince bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durum nedeniyle, hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumunca tespitinin gerekli olduğu gözetilmeden hükümlü müdafii Av. ... tarafından 11.07.2023 tarihinde yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2007/1023 Esas, 2019/496 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.07.2023 tarihli ve 2023/1193 D. İş sayılı kararı ile reddine karar verildiğinden bahisle anılan merci kararının kanun yararına bozulmasının talep edildiği anlaşılmış ise de; Dosyanın ve UYAP kayıtlarının tetkiki neticesinde, hükümlü müdafii Av. ... tarafından 18.12.2023 tarihinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu ve bu talep dilekçesi ekinde -hükümlü ...'ün talebe konu suç tarihlerine yakın 24.03.2006 tarihinde işlediği bir başka hırsızlık suçundan almış olduğu kesinleşen mahkûmiyet hükmünü içerir dosyasına ilişkin- sunulan Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.08.2023 tarihli ve 2009/193 Esas, 2012/498 Karar sayılı ek kararında Bakırköy Prof. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 21.08.2023 tarihli raporu ile hükümlünün adlî psikiyatri polikliniğinde yapılan psikiyatrik muayenesi sonucunda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 74. maddesi kapsamında gözlem altına alınması gerektiği hususunda tıbbi kanaat bildirildiğinin belirtildiği, buna göre anılan 21.08.2023 tarihli rapor ile hükümlünün adli psikiyatri polikliniğinde yapılan psikiyatrik muayenesi sonucunda 5271 sayılı Kanun'un 74. maddesi kapsamında gözlem altına alındığı, kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu yeni durum karşısında Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli ve 2007/1023 Esas, 2019/496 Karar sayılı ek kararı ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1. maddesi kapsamında rapor aldırılması ve rapor sonucuna göre yargılamanın yenilenmesi talebinin değerlendirilmesi yönünde karar verilmesinden sonra Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.01.2024 tarihli ve 2007/1023 Esas, 2019/496 Karar sayılı ek kararı ile "hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 32/1. maddesi kapsamında yüklenen suçla ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı, aynı Kanun'un 32/2. maddesi kapsamında yüklenen suçla ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı, CEZA SORUMLULUĞU (CEZA EHLİYETİ) yönünden rapor tanzimi için 5271 sayılı Kanun'un 74. maddesi gereğince 3 haftayı geçmemek üzere gözlem altına alınmasına" karar verilmesinin ardından Adli Tıp Kurumunun 17.09.2024 tarihli üst yazısı ile Mahkemeye gönderilen 2024/33662/3229 A.T. No. sayılı raporunda hükümlünün suç tarihlerinde üzerine atılı suçlar yönünden ceza sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiği, bu kapsamda hükümlünün cezaî ehliyetinin tam olduğu anlaşılmakla; başka bir yol ve yöntem ile giderildiği tespit edilen hukuka aykırılığa ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.