(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12928 E. , 2009/13598 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.06.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.09.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12928 E. , 2009/13598 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.06.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.09.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Davacı, genel yola çıkışı olmayan 114 ada 23 parsel numaralı taşınmazı yararına, davalılara ait 22, 24, 25 parsel numaralı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece 05.11.2008 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen yerden davacı parseli yararına, davalıya ait 114 ada 22 parsel üzerinden geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Uygun güzergah saptanırken, aleyhine geçit kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalıdır. Somut olayda, davacının geçit ihtiyacı içinde bulunduğu tartışmasızdır. Mahkemece B seçeneği ve C + D seçeneği üzerinde muhdesatların yıkılması gerektiğinden; D + E + F seçeneği ile D + E + H + G seçeneğinin ise kot farkı nedeniyle maliyeti yüksek olacağından A seçeneğinden geçit kurulmasına karar verilmiştir. 23 sayılı parselin güney ve batı tarafındaki alternatifler araştırılmamış, 4 ve 5 nolu seçeneklerle ilgili olarak ise kot farkı olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacıya ait taşınmazın güney ve batısını gösterir kapsamlı kroki merciinden getirtilmeli, mahallinde yeniden keşif yapılarak mevcut seçenekler ile birlikte davacıya ait taşınmazın güney ve batı kısmındaki seçenekler de değerlendirilerek yukarıda sözü edilen fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi dikkate alınarak en uygun geçit yerinin tespit edilmesi, buna göre hüküm kurulması gerekir. Belirtilen hususlar düşünülmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 07.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.