1. Hukuk Dairesi 2007/9341 E. , 2008/939 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/04/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları A..... 18 parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı ablasına temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuşlardır.Davalı, miras bırakanın hastalığı nedeniyle paraya ihtiyacının olduğunu, bedeli karşılığı kendisine sattığını, iddiaların do…
**1. Hukuk Dairesi 2007/9341 E. , 2008/939 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/04/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları A..... 18 parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı ablasına temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuşlardır.Davalı, miras bırakanın hastalığı nedeniyle paraya ihtiyacının olduğunu, bedeli karşılığı kendisine sattığını, iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temliki işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.1.2008 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vs.vekili Avukat ile temyiz edilen vekili Avukat M.B. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacıların miras bırakanı ....... ....'ın maliki olduğu 18 parsel sayılı taşınmazını 5.2.2004 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davacılar, yapılan bu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere;uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.