İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... A.Ş, 2000'li yılların başından itibaren Mangal Kömürü ve ... paketlemeleri alanında faaliyet gösterirken, 2017 yılından itibaren Dilovası ... OSB'de paketlemesini yaptığı birçok ürününü üretmeye başladığını, çok uzun yıllardır ticaret ile uğraşan ... tarafınd…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1713 KARAR NO : 2026/124 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 16/05/2023 NUMARASI : 2020/164 E. - 2023/109 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... A.Ş, 2000'li yılların başından itibaren Mangal Kömürü ve ... paketlemeleri alanında faaliyet gösterirken, 2017 yılından itibaren Dilovası ... OSB'de paketlemesini yaptığı birçok ürününü üretmeye başladığını, çok uzun yıllardır ticaret ile uğraşan ... tarafından kurulan ... ... A.Ş'de, ikinci kuşak bayrağı devralmış ve kendi alanında etkin ve yetkin, başarıya inanmış profesyonel kadrolar ile şirketi daha ileriye taşıdığını, 30.000 m2 alan üzerinde kurulu 25.000 m2 kapalı alanda yaklaşık 150 kişilik çalışanıyla üretim yapan ... ... A.Ş, 200'ü aşkın ürün ile pazarda yer aldığını, ... ... A.Ş, ...Zincirlerden, en ücra köşedeki marketlere kadar geniş yelpazede satış noktasında, ürünlerini tüketici ile buluşturduğunu, ... ... A.Ş. Avrupa, Asya, Afrika ve Ortadoğu ülkelerine ihracat gerçekleştirdiğini, Tüketici tarafından da büyük bir ilgi ve beğeni ile tercih edilen ... ürünleri haklı bir marka değerine ulaştığını, davalının farklı farklı sınıflarda “...” ibareli marka tescilleri olmasına rağmen tescilli markalarının tümünü yoğun ve ciddi olarak kullanmadığını, davalının ... nolu markalarının kullanılmayan sınıflarda sınai mülkiyet kanunu 9. maddesi gereğince iptalinin gerektiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 9/1 fıkrası : "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir." Hükmünü amir olduğunu, kanun koyucu işbu maddeyle bir marka ticareti yapılmasının önüne geçmek, marka sicilinin marka çöplüğüne dönüşmesini önlemeyi hedeflediğini, davalı tarafın ... nolu bagno seramix by ... markalarını tescil ettirdiğini, ancak davalı yanın işbu markalarının tamamını yoğun ve ciddi olarak tescilli olan tüm sınıflarda kullanmadığını, hayatın olağan akışında davalının aynı sınıflarda birden fazla markayı yoğun ve ciddi olarak kullanması söz konusu olamayacağını, zaten davalı yan da markalarını tescilden beri yoğun ve ciddi olarak kullanmadığını, davalı yanın markalarını kullanmasa dahi davacı şirket "..." ibaresi ile marka başvurusu yaptığında davalı yan davacının tescil başvurusuna itirazda bulunarak kötü niyetli davrandığını, davalının kullanmadığı markaları nedeni ile davacı marka tescili elde edemediğini, bir hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunmayacağını, Sınai Mülkiyet Kanunun 25. Maddesine göre menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü veya iptalini mahkemeden isteyebildiğini, davacının davalının kötü niyetli bir şekilde tescil ettirip, yenilemek sureti ile koruma süresini uzatıp gerçekte kullanmadığı ... markaları nedeni ile marka tescili elde edemediği için kanunun aradığı “menfaati olanlar” grubuna dahil olduğunu, Sayın mahkemenizin de takdir edeceği üzere ispat yükü Sınai Mülkiyet Kanunu 19. Madde de belirlendiği üzere davalıya ait olduğunu, davalının markalarının tescilli olduğu tüm sınıflar/mal ve hizmetler bakımından kullanmadığı açık olup velev ki aksi bir iddiası varsa da davalının aksini ispat etmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir talebimiz hakkında davalının, kötü niyetli tescilin yanı sıra kötü niyetli bir devir veya temlik durumu davacının mağdur olmasına sebebiyet vereceğinden, Sayın Mahkemenizden söz konusu markaların teminatsız olarak üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini davaya konu davalının markalarının davalı tarafından üçüncü kişilere devrinin önlenmesini temin etmek amacıyla İhtiyati Tedbir Kararı verilmesini, ihtiyati tedbir kararının yargılama sonuna kadar devamına ve bu konuda verilecek tedbir kararının Türk Patent ve Marka Kurumu’na bildirilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ihtiyati tedbir talebi hem haksız hem de kapsamı itibarı ile yargılamayı gerektirmekte olduğunu. İşin esasına girilmeden, savunma ve karşı davamız dinlenmeden ve davacı lehine dava sonucunu sağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuka aykırı olduğunu. Öncelikle ihtiyati tedbir kararının sayın mahkemece kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Davacı vekil aracılığıyla açmış olduğu davada haksız olması hasebiyle açılan davanın reddi gerekmekte olduğunu. Dava dilekçesinde bahsedilen hususlar gerçeği yansıtmadığını, Davalı taraf kötüniyetli olarak bahse konu tanınmış markalarının bazı kısımlarını kullanmadıkları iddiasıyla iptalini talep etmiş olduğunu, bu durum kabul edilemeyeceğini, davalı şirket adına tescil ettirdiği markanın her bir ürününü kullandığını, daha önce de şirketler arasında çekilen ihtarlarla da davacı tarafa belirttiğini, davalı şirket ... ismi ve ekleriyle uzun yıllardan bu yana ticari faaliyetlere başladığı ve halen de ticari hayatına başarılarla devam etmekte olduğunu. Davalı ... ismi yıllardır davalılara ait olup yıllardır onlar tarafından kullanılmakta olduğunu. ... ... Gereçleri dünyada vitrifiye de ilklerde yer almakta olduğunu, markanın tanınmışlığı davalı şirket tarafından sağlanmış olduğunu ve tanınmış marka siciline tescil edilmiş olduğunu. Yurt dışında da aynı tescil işlemi yapılmış olduğunu davalı şirket Ürettiği her üründe dünya markası olacak şekilde çalışmalar yapmış olduğunu, Kaldı ki ekte sundukları belgede de görüleceği üzere markalarının ... Numaralı başvurusu ile tanınmış marka siciline tescil edilmiş olduğunu, Tanınmış markanın aynısının yahut benzerinin herhangi bir başka sınıfta tescil edilmesi söz konusu olamaz olduğunu. Marka sahibinin böyle bir marka başvurusuna itirazda bulunmasına gerek kalmadan, Türk Patent Enstitüsü resen (kendiliğinden) tanınmış markanın aynısı yahut benzeri olan bir markayı red etmekte olduğunu, Tanınmış marka hakkı sahiplerinin muhtemel bir davada marka haklarına tecavüz iddiasını ispat edebilmeleri, markalarını taklit girişiminde bulunan bir kimsenin kötü niyetini kanıtlamaları daha kolay olduğunu, ... ismi ve logosu davalı şirkete ait olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği ve davalının kullanmadığını belirttiği bazı sınıflardaki isim ve logolar davalıca kullanılmakta olduğunu. Kullanılmamış olması söz konusu olmadığını. Kaldı ki davalı tanınmış marka olup davacı firma tarafından davalı şirketin isminin ve logosunun marka tecavüzü kapsamında kullanıldığı kanaatinde bilirkişi incelemesi, keşif ve delil listesinde belirtilen ve belirtilecek delillerle ispat edilecek olduğunu, neticeten davalı şirkete ait Türk Patent Nezdinde kayıtlı dava dilekçesinde belirtilen ... tescil numarası ile kayıtlı ... Markasının 19. sınıfta, ... tescil numarası ile kayıtlı ... Markasının 21. sınıfta, ... tescil numarası ile kayıtlı ... ... plastik şekil markasının 17. sınıfta, ...tescil numarası ile kayıtlı ... şekil Markasının 19. sınıfta, ... tescil numarası ile kayıtlı ... ... Şekil Markasının 19. sınıfta, ... tescil numarası ilen kayıtlı ... ... Şekil Markasının 21. sınıfta, ... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... ... Şekil Markasının 19. sınıfta, ...tescil numarası ile kayıtlı ... Şekil Markasının 1. Sınıfta, ... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... ... Markasının 01. sınıfta, ... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... Mermer şekil Markasının 19. sınıfta, ... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... Boru Şekil Markasının 17. sınıfta, ...nolu tescil numarası ile kayıtlı ... ... Markasının 19. sınıfta, ... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... Fayans şekil Markasının 19. sınıfta, ... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... Tile şekil Markasının 19. sınıfta, ... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... ... Markasının 20. sınıfta,... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... Mutfak Markasının 20. sınıfta, ... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... karo Markasının 19. sınıfta, kullanıldığı tartışmasız olduğunu, davacı tarafça belirtilen ve davalı tarafından kullanılmayan herhangi bir terkine maruz kalacak ürün markası bulunmamakta olduğunu, açılı davanın reddi gerektiği şeklinde beyanda bulunmuştur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Dava, kullanılmama nedeniyle iptal davası olup, davalı şirketin ... esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davacı tarafından davalı şirketin iş bu dosyadaki davaya konu marka da dahil olmak üzere mahkememizin 2020/115 Esas sayılı dosyası ile birçok markanın iptalini talep ettiği, mahkememizce her bir marka yönünden tefrik kararı verildiği, iş bu dosyanın ... numaralı ... ibareli markanın tescilli olduğu 11. Sınıftaki emtialar bakımından kullanılmama nedeniyle iptaline ilişkin olduğu, markanın kullanılmasına ilişkin hususların 6769 Sayılı yasanın 9. Maddesince düzenlendiği buna göre tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye' de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir ayrıca markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması, markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarda kullanılması ve markanın marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir. 9. Madde uyarınca markanın kullanılmadığının tespiti halinde 6769 Sayılı SMK' nın 26. Maddesi uyarınca markanın iptalinin talep edilebileceğinin hüküm altına alındığı yine markanın kullanılmama sebebiyle iptal davalarında genel kuralın aksine kullanma ispatı davalıda olup mahkememizce davalıya kullanıma ilişkin delilleri sunması için süre verilmiş, davalı tarafından sunulan delillerin incelenip değerlendirilmesinin teknik uzmanlık gerektiren hususlardan olması nedeniyle konusunda uzman bilirkişi heyetince rapor aldırtılmış, buna göre aldırılan 24/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalının davaya konu markayı 11. Sınıfta kullanıldığına dair tespit yapılamadığına dair görüş bildirildiği daha sonra bir takım davalı delillerinin değerlendirilmemiş olması nedeniyle bu delillerin de değerlendirilmesi bakımından yeni bir heyetten rapor aldırtıldığı aldırılan 21/02/2023 tarihli raporda davaya konu ... numaralı ... ibareli markanın 11. Sınıfta kullanıma ilişkin tespit yapılamadığı, buna göre davalının davaya konu markası ile ilgili kullanımının tespit edilemediği her ne kadar davalı tarafından davalıya ait ... markasının tanınmış marka olduğu yönünde savunmada bulunulmuş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin sürekli kararlarında da belirtildiği üzere, tanınmış markaların da kullanılma zorunluluğu olduğu her markanın tescilli olduğu sınıflar bakımından kullanılması gerekmekte olduğunun belirtildiği, davalının ... esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu fakat davamıza konu 11. Sınıf bakımından markanın tescilli hali ile olduğu gibi kullanılmadığı hususunun bilirkişi raporları ile de tespit edildiği dikkate alınarak kullanım ispat edilemediğinden, davanın kabulüne" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -bilirkişi raporu ile ilk derece mahkemesi kararının açıkça çelişkili olduğunu, ilk derece mahkemesinin hükme esas almış olduğu 21.02.2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmının Mahkeme kararı ile çelişiğini, Yüksek Mahkemenin, bilirkişi raporu ile Müvekkilinin “...” markasını gerek internet sitesinde kullandığı gerekse de faturalarında kullandığı tespit edilmiş olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince hatalı kanaat ile aksi yönde karar ittihaz ettiğini, bilirkişi raporunda Müvekkilinin "..."¸ görselini haiz markasının faturalarda bu şekli ile bulunmadığı yönünde açıklamaya yer verildiğini, bu nitelendirmenin hukuki nitelendirme olup, mahkeme hakiminin takdir yetkisinde olduğunu, mali bilirkişi tarafından yalnızca markasını kullanmadığı iddia edilen davalının ticari defter ve kayıtları incelenerek bu defter ve kayıtlardaki marka kullanımlarının tespit edilmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından hakim yerine geçerek dava konusu marka ile ticari defter ve kayıtlarda yer alan kullanımların yorumlanması yapıldığını, Müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının incelemesinde markalarını “Duş için küvetler, hidromasajlı küvetler, bideler, ... kabinleri, duş kabinleri, pisuarlar, klozetler, hela taşları, lavabolar, eviyeler, bunlar için bölmeler ve yapı malzemeleri.. Su ve gaz tesisatları için musluklar..” emtiaları bakımından kullandığı açıkça tespit edildiğini, Müvekkilinin markalarını internet sitelerinde en eski kullanımı 2004 yılı olmak üzere, 2004 yılından bu yana dava konusu markayı kullandığını, internet sitesi kullanımlarında Müvekkilinin markasını hangi emtialarda kullanmakta olduğunun açıkça tespit edilebilir durumda olduğunu, bilirkişi raporu ile Müvekkilinin dava konusu markasını gerek internet sitesi üzerinden 2004 yılından bu yana kullandığı, gerekse de ticari defter ve kayıtlarında “Duş için küvetler, hidromasajlı küvetler, bideler, ... kabinleri, duş kabinleri, pisuarlar, klozetler, hela taşları, lavabolar, eviyeler, bunlar için bölmeler ve yapı malzemeleri.. Su ve gaz tesisatları için musluklar..” emtiaları bakımından kullandığı açıkça tespit edilmiş olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince hukuki bir denetim yapılmaksızın usul ve yasaya aykırı karar ittihaz edildiğini, -İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2020 tarihli “tefrik ara kararı”nın yerinde olmadığını, mahkemece her dosya için aynı bilirkişilerin görevlendirildiğini, bilirkişilerce de her dosya bakımından ayrı bir inceleme gerçekleştirilmediğini, dosya kapsamında ilk alınan 24.05.2022 tarihli rapor incelendiğinde tüm dosyaların birbiri ile karıştırılmış olduğunu, bazı raporlarda dava konusu markaların dahi hatalı yazıldığını, son alınan rapor bakımından da mali bilirkişinin mailinde de görüleceği üzere tek dosya incelemesi şeklinde inceleme gerçekleştirildiğini, “tefrik ara kararı”nın dava dosyaları bakımından herhangi bir hukuki faydası bulunmadığını, davalar bakımından duruşmalarda arka arkaya olacak şekilde birlikte yapıldığını, tefrik kararı sebebi ile esasen taraflar ayrıca her bir dosya bakımından daha fazla masrafa katlanmak zorunda bırakıldığını, usul ekonomisinin temel ilgileri bakımından tarafların aynı olduğu ve aynı ibareyi ihtiva eden markaların kullanılıp kullanılmadığına ilişkin tespitin aynı defterler üzerinde birlikte incelendiği dikkate alındığında davaların tefrik edilmesi kararının usul ekonomisi ilkelerine aykırı olduğunu, tefrik ara kararının kaldırılması gerektiğini,-Mahkemenin, kullanmama sebebi ile marka iptali talepli olarak ikame edilen davalarda, davacının hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili firmanın asıl faaliyet konusu ağırlıklı olarak mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğ’in 11. sınıfı kapsamında olduğunu, davacı tarafın faaliyet alanının ise, kendilerine ait internet sitesi üzerinden görülebildiği kadarı ile; Davacı yanın ticari faaliyetlerine konu ürünler; tek kullanımlık ürünler, mangal ürünleri, hijyen ürünleri, mutfak yardımcıları, çöp torbaları ve temizlik yardımcıları olduğunu, müvekkiline ait ... ... ibareli tanınmış marka tescili de dikkate alındığında, Davacı tarafın iş bu davalar bakımından hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinden seneler sonra ilgili ibareyi kendisi için marka olarak seçen davacı tarafın seçilebilecek milyonlarca marka ibaresi varken ne gerekçe ile müvekkili markasını birebir ibare ile seçtiğinin de tartışılması gerektiğini, davacı yanın hukuki yararı bulunmadığını, davanın açıkça kötü niyetli olduğunu, Müvekkili firma adına tescilli bulunan “...” ibareli markaları tescil edilmiş olduğu mal ve hizmetlerde Müvekkili Firma ile özdeşleştirildiğini, ... ... markasının müvekkili firma adına Türk Patent Ve Marka Kurumu nezdinde ... kod numarası ile tanınmış marka olarak kabul edildiğini, Müvekkili Firmaya ait tanınmış markanın varlığına rağmen, davacı yanın Müvekkili Firma markalarının tescilli olduğu sınıflarda ... ibareli marka başvurularını tescil ettirme imkanı bulunmadığını. hukuki yararının olmadığını, kötü niyet bulunduğunu,- Davacı yanın ticari faaliyetlerine konu ürünlerin; tek kullanımlık ürünler, mangal ürünleri, hijyen ürünleri, mutfak yardımcıları, çöp torbaları ve temizlik yardımcıları olduğunu, Müvekkili Firmanın işbu dava konusu markasının ise ... kod numaralı “... ŞEKİL” ibareli markası olduğunu, bu markanın tescilli olduğu emtialar ise; “Isıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar: Isıtma tesisatı parçası olan sobalar, kalorifer ve doğalgaz tesisatları için kazanlar (boylerler), buhar kazanları, eşanjörler, brülörler, kat kaloriferi cihazları, kat kaloriferi olarak da kullanılabilen şofbenler, şofbenler, radyatörler, ısı pompaları, elektrikli su kazanları, güneş enerjisi kollektörleri ve cihazları ... Katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler... Klimatizasyon ve havalandırma cihazları: Klimalar, fanlar (hava üfleyici), vantilatörler, taşıtlar için olanlar da dahil airconditionlar; mekanlar için havayı dezenfekte edici ve temizleyici aletler, cihazlar ve bunların parçaları ile aksesuarları.... Soğutucular: Buzdolapları, derin dondurucular, buz kutuları, buz makinaları ve cihazları ... Pişirmede ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makinalar ve cihazlar: Tost makinaları, ekmek kızartma makinaları, fritözler, ızgaralar, griller, fırınlar, ocaklar, mısır patlatıcılar, otoklavlar, kahve ve çay pişirme makinaları, su kaynatıcılar (kettle) ve bunlara ait parçalar... Duş için küvetler, bideler, ... kabinleri, duş kabinleri, pisuvarlar, klozetler, hela taşları, lavabolar, eviyeler, bunlar için bölmeler ve yapı elemanları... Su ve gaz tesisatları için musluklar, ısıtma tesisatının parçası olan termostatik valfler, tanklar için seviye kontrol valfleri, dedantörler (regülatörler); otomatik sulama teçhizatı için fıskiyeler, duşlar için ahizeler ve spiraller, sıhhi tesisat parçası olan borular zirai amaçlı sulama makinaları. Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı... Elektrikli saç kurutma makinaları, fön makinaları, el kurutma makinaları, cilt nemlendirici cihazlar, solaryum cihazları... Tıbbi amaçlı olmayan elektrikli alt yaygıları ve elektrikli battaniyeler, ısıtıcı yastıklar, elektrikli veya elektriksiz ayak ısıtıcıları, sıcak su torbaları (termoforlar)... Mutfakta kullanılan çakmaklar, ısıtma ve pişirme aletlerinin parçaları olan çakmaklar... Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları, Sanayi tipi fırınlar, Sanayi tipi kurutma tesisatı, Sanayi tipi soğutma tesisatı, soğutma kuleleri, soğuk hava depoları, Sınai amaçlar için toz giderme donanımları, toz toplama donanımları, Nükleer reaktörler, Akkorlu bekler, asetilen bekleri ve üreteçleri, Pastörize ve sterilize edici makinalar, Çamaşır kurutma makinaları. Demir ergitme ocakları.. Bu sınıfa dahil eşyalar için yakıt tasarruf cihazları, Bu sınıfa dahil olup evlerde kullanılan cihazların filtreleri, sınai donanımların parçaları olan filtreler. Araç camları için buz çözücü ısıtma cihazları...” şeklinde olduğunu, davacı yanın ticari faaliyetlerine konu ürünler ile Müvekkili markasının tescilli olduğu emtialar arasında benzerlik bulunmadığını bu nedenle de davacı yanın hukuki yararı bulunmamasına rağmen işbu davayı ikame etmiş olduğunu -Türk Patent Ve Marka Kurumu nezdinde bir markanın tanınmış marka olarak tescil edilmesi için tüketici nezdinde maruf ve meşhur hale gelmiş olması arandığını, bu sebeple ilgili marka bakımından çok sayıda reklam, katalog, etkin kullanıma ilişkin faaliyet vb. gereklilikler olduğunu, müvekkilinin bir markayı kullanmadan nasıl tanınmış marka haline geldiğinin izah edilmesi gerektiğini, müvekkiline ait tanınmış marka kapsamında bulunan “...” ibaresinin markanın tali unsuru olmakla birlikte genel bir ibare olduğunu, müvekkiline ait markaların ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğunu, davacı tarafın kullanımına müvekkili firma tarafından müsaade edilmesinin beklenemeyeceğini, tanınmış bir markanın bir bölümünün dahi başkaca bir marka olarak kullanımına izin verilmediğini, -öncelikle İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/115 Esas sayılı dosyası bakımından 08.06.2020 tarihli “tefrik ara kararı”nın kaldırılarak İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2020/163 Esas, 2020/164 Esas, 2020/165 Esas, 2020/166 Esas, 2020/167 Esas, 2020/168 Esas, 2020/169 Esas, 2020/170 Esas ve 2020/171 Esas sayılı dosyalarının 2020/115 Esas sayılı dosya kapsamında birleştirilmesine, işbu dosya bakımından usul ve yasaya aykırı karar bakımından da kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dava, kullanılmama nedeniyle iptal davası olup, davalı şirketin ... esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğunu, davacı tarafından davalı şirketin iş bu dosyadaki davaya konu marka da dahil olmak üzere mahkemenin 2020/115 Esas sayılı dosyası ile birçok markanın iptalini talep ettiğini, her bir marka yönünden tefrik kararı verildiğini, iş bu dosyanın ... numaralı ... ibareli markanın tescilli olduğu 11. Sınıftaki emtialar bakımından kullanılmama nedeniyle iptaline ilişkin olduğunu, davalıya kullanıma ilişkin delilleri sunması için süre verildiğini, davalı tarafından sunulan delillerin incelenip değerlendirilmesinin teknik uzmanlık gerektiren hususlardan olması nedeniyle konusunda uzman bilirkişi heyetince rapor aldırtıldığını, buna göre aldırılan 24/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalının davaya konu markayı11. Sınıfta kullanıldığına dair tespit yapılamadığına dair görüş bildirildiği daha sonra bir takım davalı delillerinin değerlendirilmemiş olması nedeniyle bu delillerin de değerlendirilmesi bakımından yeni bir heyetten rapor aldırtıldığı aldırılan 21/02/2023 tarihli raporda davaya konu ... numaralı ... ibareli markanın 11.Sınıfta kullanıma ilişkin tespit yapılamadığıı, buna göre davalının davaya konu markası ile ilgili kullanımının tespit edilemediği her ne kadar davalı tarafından davalıya ait ... markasının tanınmış marka olduğu yönünde savunmada bulunulmuş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin sürekli kararlarında da belirtildiği üzere, tanınmış markaların da kullanılma zorunluluğu olduğu her markanın tescilli olduğu sınıflar bakımından kullanılması gerekmekte olduğunun belirtildiğini, davalının ... esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu fakat davamıza konu 11. Sınıf bakımından markanın tescilli hali ile olduğu gibi kullanılmadığı hususunun bilirkişi raporları ile de tespit edildiği dikkate alınarak kullanım ispat edilemediğinden, davanın kabulüne karar verildiğini, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalı adına tescilli ... numaralı ... ibareli markanın tescilli olduğu 11. Sınıftaki emtialar bakımından kullanılmama nedeniyle iptaline ilişkin davadır.Davacının ticari ünvanı'nın ... ... A.Ş olduğu, ... ibareli 16. Sınıf, 04. Sınıf,10. Sınıf, 8. Sınıf,21.Sınıf,24,28. Sınıflarda çok sayıda tescilli marka sahibi olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece aldırılan 24/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; 1-Marka Yönünden davalı yan adına “... ” ibareli markanın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 16.04.2004 tarih ve ... No ile uluslararası 11. Sınıfta tescilli olduğu ve 25.12.2013 tarihinde yenilerek koruma altında olduğu tespit edildiği, mali yönden; davalının “... nolu ... ŞEKİL” markasının 11 sınıfda tescil ettirildiği, 01.01.2020 tarihinde düzenlenen Lisans sözleşmelerinde “... nolu ... ŞEKİL” markası ile bir sözleşme bulunmadığı, dava tarihi olan 03.04.2020 tarihinden geriye doğru 5 yıl içerisinde başka bir lisans sözleşmesine rastlanmadığı, 03.02.2021 tarihli Bilirkişi Raporunda belirtildiği gibi İlişkili firmalar tarafından düzenlenen satış faturalarında satışı yapılan ürünler aşağıdaki gibi olduğu, dava dışı ... Ltd.Şti. tarafından düzenlenen 2015 ve 2016 yıllarına ait satış faturalarında satışı yapılan ürünlerin ... ... olduğu, dava Dışı ... ....A.Ş. tarafından düzenlenen 2016 -2017 -2018-2019-2020 yıllarına ait satış faturalarında satışı yapılan ürünlerin ... olduğu, dava Dışı ... ... .A.Ş. tarafından düzenlenen 2016 -2017 -2018-2019 yıllarına ait satış faturalarında satışı yapılan ürünlerin Cam Lavabo…..vs olduğu, dosya kapsamında yer alan fatura örneklerindeki satışı yapılan ürünlerin dava konusu ... Nolu “... ” ibareli markanın tescilli olduğu uluslararası 11. Sınıfa dahil emtialar olmadığı, dava konusu markanın ciddi bir şekilde dava tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıl içerisinde tescilli olduğu emtialarda kullanıldığına ilişkin dosya kapsamında belge ve doküman olmadığı, sadece lisans sözleşmesinin markanın ciddi kullanıldığını göstermediği, bu nedenle dava konusu ... Nolu “... ibareli markanın iptali koşulunun gerçekleştiği şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Mahkemece aldırılan 21/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı Tarafa Ait Olduğu Belirtilen http://www.....com Alan Adlı Site Üzerinde Yapılan İncelemede; Siteye ait arşiv kayıtları incelendiğinde; Sitenin 2015-2020 yıllarına ait arşiv kayıtlarında logosunun kullanıldığı tespit edildiği, davalı Tarafa Ait Olduğu Belirtilen https://www....com/ alan adlı web sitesi üzerinde yapılan incelemede; Siteye ait arşiv kayıtları incelendiğinde; Sitenin 2004-2021 yıllarına ait arşiv kayıtlarında ve logolarının, “...” ibaresinin kullanıldığı, Sitenin 2004-2014 yıllarına ait arşiv kayıtlarında (... ...) logosunun kullanıldığı tespit edildiği, davalıya Ait Olduğu Belirtilen https://www.....com.tr/ Alan Adlı Web Sitesi Üzerinde Yapılan İncelemede; Siteye ait arşiv kayıtları incelendiğinde; Sitenin 2012 yıllarına ait arşiv kayıtlarında (... ...) logosunun kullanıldığı, Sitenin 2013 ve sonraki yıllarına ait arşiv kayıtlarında (... ...) logosunun kullanıldığı, Siteye ait 2013-2016 yıllarına ait arşiv kaydı , Siteye ait 2017 ve sonraki yıllarına ait arşiv kaydında logosunun kullanıldığı, http://www.....com.tr/ alan adlı web sitesi üzerinde yapılan incelemede; siteye ait arşiv kayıtları incelendiğinde; o sitenin 2017 ve sonraki yıllarına ait arşiv kayıtlarında (... ...) ve logolarının kullanıldığı tespit edildiği, davalıya Ait Olduğu Belirtilen http://www.....com/ Alan Adlı Web Sitesi Üzerinde Yapılan İncelemede; siteye ait arşiv kayıtları incelendiğinde; sitenin 2008 ve sonraki yıllarına ait arşiv kayıtlarında logosunun ve “...” ibaresinin kullanıldığı, o Sitenin 2004-2006 yıllarına ait arşiv kayıtlarında “...” ibaresinin yer aldığı, http://....pdf Url Adresinde Yer alan Pdf Belgesinde Yapılan incelemede; söz konusu belgede ... ... ... ürün tanıtımının 2018 tarihi itibariyle yer aldığı, davalı ... ... .... A.Ş.’ nin dava tarihi 03.04.2020 ‘den geriye dönük 5 yılın satış belgeleri incelendiğinde, dava konusu ... numaralı markasının satış faturaları üzerinde görsel olarak kullanılmadığı, satış faturaları üzerinde görsel olarak marka+ şeklini kullandığı, satış faturalarının ticari defterlere usulüne uygun doğru şekilde kaydedildiği, dava konusu ile ilgili incelenen fatura içeriklerinin “Yapı Kimyasalları, Seramik, Tezgah Üstü Lavabo, Cam Lavabo, Duş Sistemleri, ….. Dolap, Klozet, Rezervuar, Hela Taşı, ... ..., ... Malzemesi, Fayans ..., Batarya, Taharet Musluğu ” olduğu, ilgili satışların 11. Sınıf içerisinde “Duş için küvetler, hidromasajlı küvetler, bideler, ... kabinleri, duş kabinleri, pisuarlar, klozetler, hela taşları, lavabolar, eviyeler, bunlar için bölmeler ve yapı malzemeleri.. Su ve gaz tesisatları için musluklar..” sınıfına ait mal ve hizmetlere girdiği, incelenen dönemlerdeki toplam ciro içerisindeki payının ortalama % 20 Sonuç ve Kanaatine varıldığı şeklinde rapor sunulduğu görüldü.6769 sayılı SMK 'da markanın kullanılmaması iptal nedeni olarak düzenlenmiştir. SMK 26/1-a göndermesi ile aynı yasanın 9/1 maddesinde " Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir." hükmü getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince markanın ciddi şekilde kullanıldığının, kullanma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kabulü için tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflarda kullanılmış olması gereklidir. Zira markanın benzer olsa bile kullanılmadığı mal ve hizmetler yönünden kullanım şartı gerçekleşmiş olmaz. Sadece fiilen kullanıldığı alanla sınırlı olarak kullanım yükümlülüğünün yerine geldiği kabul edilir. Ayrıca yasal düzenlemede getirilen "ciddi kullanımın" her olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve özellikle tescilli olduğu alanda pazar payı yaratma, arttırma, koruma ve sürdürmek için yeterli şekilde ticari faaliyet yürütüp yürütmediği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle davalının "..." unsurlu her markasının ayrı ayrı değerlendirilmesinde aykırılık bulunmamıştır.Markayı kullanma yükümlülüğü ile marka sicilinin kullanılmayan markalardan arındırma , marka stoku ve ticaretini engelleme amacını güttüğü anlaşılmaktadır.Olumsuz vakıaların ispatının davacıdan beklenemeyeceği yönündeki genel hukuk ilkesi ve yerleşmiş içtihatlar gereğince , markanın ciddi biçimde kullanıldığına ilişkin ispat yükü SMK’nın 9. maddesi uyarınca markayı kullandığını iddia eden marka sahibine aittir. SMK’nın 26. maddesinde, kullanmama nedeniyle iptal davası açabilecek kişiler “ilgili kişiler” olarak tanımlanmış olup, bu kavramın içeriğine ticari rakiplerin de dahil olduğu , tarafların aynı mal ve hizmet sınıflarında ticari faaliyette bulunmaları ve davacıya ait "..." esas unsurlu ticari unvanının bulunması nedeniyle davacının hukuki yararının ve aktif husumet ehliyetinin bulunduğu kuşkusuzdur.Davalı vekilinin markalarının tanınmış marka olduğu ve bu nedenle geniş korumadan yararlanması gerektiği yönündeki savunması da yerinde değildir. Tanınmış marka statüsü, benzer marka tescil başvuruları ve marka hakkını ihlal eylemlerine karşı koruma alanını genişletirse de tanınmışlık marka sahibinin SMK m.9 uyarınca öngörülen tescilin kapsadığı tüm sınıflarda kullanım külfetini ortadan kaldırmaz . Tüm deliller, bilirkişi raporları ve yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, davalının "..." markalı benzer markayı kullandığının tespiti yapıldığı ancak "..." olarak kullanımının bulunmadığı tespitinin yapıldığı, 2004 yılından sonraki internet üzerindeki arşiv kayıtlarının incelendiği, http://www.....com, https://www....com/ alan adlı web sitesi üzerinde yapılan incelemede; siteye ait arşiv kayıtları incelendiğinde; sitenin 2004-2021 yıllarına ait arşiv kayıtlarında “...” ibaresinin kullanıldığı, sitenin 2004-2014 yıllarına ait arşiv kayıtlarında (... ...) logosunun kullanıldığı, https://www.....com.tr/ arşiv kaydında (... ...) logosunun kullanıldığı, http://www.....com.tr/ alan adlı sitede (... ...) ve logolarının kullanıldığı tespit edildiği, avalıya Ait Olduğu Belirtilen http://www.....com/ Alan Adlı Web Sitesi Üzerinde Yapılan İncelemede; siteye ait arşiv kayıtları incelendiğinde; sitenin 2008 ve sonraki yıllarına ait arşiv kayıtlarında logosunun ve “...” ibaresinin kullanıldığı, dava tarihi 03.04.2020 ‘den geriye dönük 5 yılın satış belgeleri incelendiğinde, dava konusu ... numaralı markasının satış faturaları üzerinde görsel olarak kullanılmadığı, satış faturaları üzerinde görsel olarak ... ... olarak kullandığı, satış faturalarının ticari defterlere usulüne uygun doğru şekilde kaydedildiği, dava konusu ile ilgili incelenen fatura içeriklerinin “Yapı kimyasalları, Seramik, Tezgah Üstü Lavabo, Cam Lavabo, Duş Sistemleri, ….. Dolap, Klozet, Rezervuar, Hela Taşı, ... ..., ... Malzemesi, Fayans ..., Batarya, Taharet Musluğu ” olduğu, ilgili satışların 11. Sınıf içerisinde “Duş için küvetler, hidromasajlı küvetler, bideler, ... kabinleri, duş kabinleri, pisuarlar, klozetler, hela taşları, lavabolar, eviyeler, bunlar için bölmeler ve yapı malzemeleri.. Su ve gaz tesisatları için musluklar..” sınıfına ait mal ve hizmetlere girdiği, davalı "..." marka kullanımının bulunmadığı, faturalarda da ciddi kullanımın ve ticari etki yaratacak kullanımın ispatlanamadığı, 2014 yılından sonra "... ..." "... ... " "..." şeklinde olduğu, 01.01.2020 tarihinde düzenlenen Lisans sözleşmelerinde “... nolu ... ŞEKİL” markası ile bir sözleşme bulunmadığı, SMK m.9 uyarınca ispat külfeti üzerinde olan davalı marka sahibi somut, piyasaya yansıyan, süreklilik gösteren ciddi kullanım delili sunamadığı, tanınmışlığın somut uyuşmazlıkta inceleme konusu emtia ve sınıflardaki kullanım eksikliğini ortadan kaldırmayacağı, kullanılmayan markaların iptaline dair yasal düzenlemenin kullanılmayan markaların sicilden arındırılmasına dönük kamu düzenini ilgilendiren yönü bulunduğu, davalı marka sahibinin, tescilli markalarını kapsadığı sınıfların önemli bir kısmında dava tarihinden geriye doğru beş yıl içinde marka işlevine uygun olarak ciddi biçimde kullandığını ispatlayamadığı, bu nedenle kullanılmama nedeniyle iptal koşullarının gerçekleştiği, ilk derece mahkemesinin davaya konu markaların kullanılmadığı tespit edilen sınıflar bakımından verdiği iptal kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı tarafın istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1. uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesİ'nin 16/05/2023 tarih ve 2020/164 E. 2023/109 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2026