TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR İSMET MURTEZAO ĞLU BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/17312) Karar Tarihi: 18/10/2022 Başvuru Numaras ı: 2018/17312 Karar Tarihi : 18/10/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYELYusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Raportör : Fatma Burcu NACAR YÜCE Başvurucu : İsmet MURTEZAO ĞLU Vekili : Av. Kemal MURTEZAO ĞLU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, işe iade talebiyle aç ılan davada bariz takd
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR İSMET MURTEZAO ĞLU BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/17312) Karar Tarihi: 18/10/2022 Başvuru Numaras ı: 2018/17312 Karar Tarihi : 18/10/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYELYusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Raportör : Fatma Burcu NACAR YÜCE Başvurucu : İsmet MURTEZAO ĞLU Vekili : Av. Kemal MURTEZAO ĞLU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, işe iade talebiyle aç ılan davada bariz takdir hatas ı nedeniyle adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 26/6/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca di ğer ihlal iddialar ı yönünden ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ı na karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/17312 Karar Tarihi : 18/10/2022 3A.İkale Sözle şmesiyle İş Akdinin Feshedilmesi Süreci 8. Başvurucu 23/7/2014 tarihli belirsiz süreli i ş sözleşmesi ile daval ı işyerinde operasyon direktörü olarak çal ışmaya başlam ış, 8/2/2017 tarihli ikale sözle şmesi ile i ş akdi sona ermi ştir. 9. 8/2/2017 tarihli ikale sözle şmesinin birinci maddesinin birinci ve ikinci bendi şöyledir: ''Şirket taraflar ın karşılıklı beklentileri kar şılayamamas ı mevcut görev v e sorumluluklar ın yürütülmesi esnas ındaki görü ş ayr ılığı ve uyuşmazl ıklar yaşanmas ı (veya çal ışanın özel sebepleri nedeniyle i şten tazminat ını alarak ayr ılmak istemesi ) nedeniyle ikale haz ırlam ıştır. Şirket çal ışana ikalenin ne oldu ğunu anlatm ış, ikale sözle şmesinin kapsam ı ve sonuçlar ı konusunda çal ışanın her türlü sorular ına cevap vermi ş ve ayd ınlatm ıştır. Şirket ikaleye icaba ili şkin 8/2/2017 tarihli bildirimi ile var olan i ş sözleşmesini hiç bi r bask ı uygulamaks ızın ve tamamen çal ışanın özgür iradesine b ırakarak kar şılıklı olara k feshetmek istedi ğini çal ışana iletmi ştir." 10. Başvurucu, sözle şmeyi ihtiraz ı kay ıt koyarak imzalam ıştır. İhtirazi kay ıtta başvurucu; birinci maddenin birinci paragraf ında " beklentileri kar şılayamamas ı" ifadesini kabul etmedi ğini, Şirketin 2016 y ılı ciro art ışının %50 oldu ğunu, Şirket ile aralar ında görüş ayr ılığı bulunduğunu, bu nedenle Şirket ile yap ılan görüşmede işin sağlıklı yürümesi için i ş akdinin sonland ırılabileceğinin kendisine bildirildi ğini belirtmi ştir. Başvurucu ayr ıca şirket eğitimlerine hafta sonu i ştirak ettiğini, buna ili şkin ödemelerin yap ılmad ığını, mahkemeye gidilmeyece ğine dair taahhütleri kabul etmedi ğini, sorumlu yönetici bedellerinin ödenmedi ğini ifade etmi ştir. B. Başvuruya Konu Yarg ılama Süreci 11. Başvurucu, iş akdinin feshinin geçersizli ğinin tespiti ve i şe iade istemiyle daval ı Şirket aleyhine 9/3/2017 tarihinde Bak ırköy 5. İş Mahkemesinde (Mahkeme) dava açm ıştır. Dava dilekçesinde ba şvurucu; ikale teklifinin daval ı taraftan geldi ğini, sürecin kendisiyle müzakere edilmedi ğini, sözle şmenin maktu haz ırland ığını, sözleşmeyi ihtirazi kay ıtla imzalad ığını, bu nedenle feshin geçersiz oldu ğunu ileri sürmü ştür. 12. Mahkeme 3/11/2017 tarihli karar ıyla davan ın kabulüne karar vermi ştir. Karar gerekçesinde; i ş akdinin ba şlang ıcı ve sona erdirme şekli konusunda taraflar aras ında herhangi bir ihtilaf bulunmad ığı, yerleşik içtihatlara göre 8/2/2017 tarihli ikale sözle şmesinin geçerli olabilmesi ve i şe iade talebinin reddedilmesi için öncelikle teklifin kimden geldi ğinin tespit edilmesi gerekti ği, taraflar aras ındaki sözle şme içeriğine göre taraflar ın ortak r ızalar ıyla bu şekilde bir sözle şme yapmay ı kararlaştırdıklar ı, sözleşme teklifini do ğrudan başvurucunun ileri sürdü ğüne ilişkin bir delilin bulunmad ığı ifade edilmi ştir. Kararda ayr ıca taraflar aras ında yap ılan ikale sözle şmesinde davac ıya sağlanan herhangi bir ek menfaatin bulunmad ığı, sözleşmenin "Ödemeler " başlıklı ikinci maddesinde, davac ının çal ıştığı döneme ilişkin işçilik alacaklar ı d ışında ilave bir ödemede bulunulmad ığı, dolay ısıyla iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildi ğinin kabul edilemeyece ği belirtilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/17312 Karar Tarihi : 18/10/2022 413. Daval ı Şirket istinaf talebinde bulunmu ş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 3/5/2018 tarihinde istinaf talebini kabul etmi ştir. Bölge Adliye Mahkemesi mahkeme karar ını ortadan kald ırarak davan ın reddine karar vermiştir. Karar gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Dosyada mevcut ikale sözle şmesi incelendi ğinde; 1. maddede ikale teklifinin davac işçiden geldi ği aç ıkça yaz ılıdır. Bu aç ıklık karşısında, ikale teklifinin i şçiden gelmedi ğini ve iradesinin fesada u ğrat ıldığının ispat külfeti davac ı işçi üzerindedir. Davac ı tan ık dinletmedi ği gibi başkaca herhangi bir delil ile de iddias ını ispat edememi ştir. Aç ıklanan nedenle, irade fesad ına dayal ı olduğu ispat edilemeyen ve i şçiden gelen teklif üzerine düzenlenen ikale sözle şmesine de ğer verilerek davan ın reddine karar verilmesi gerekirken, ikale sözle şmesi yapma teklifinin i şverenden geldi ği ve işçiye ek menfaat sağlanmad ığı gerekçesiyle davan ın kabulü hatal ı olup,..." 14. Bölge Adliye Mahkemesinin karar ı başvurucuya 1/6/2018 tarihinde tebli ğ edilmiştir. Başvurucu 26/6/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 1. Kanun Hükümleri15. 11/1/2011 tarihli ve 6098 say ılı Türk Borçlar Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkras ı şöyledir: "Sözleşme, taraflar ın iradelerini kar şılıklı ve birbirine uygun olarak aç ıklamalar ıyla kurulur." 16. 6098 say ılı Kanun'un 26. maddesi şöyledir: "Taraflar, bir sözle şmenin içeri ğini kanunda öngörülen s ınırlar içinde özgürce belirleyebilirler." 2. Yarg ıtay Kararlar ı 17. Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun 11/2/2021 tarihli ve E.2016/(22)9-2367, K.2021/71 say ılı ilam ı şöyledir: ... 11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyu şmazl ık; davac ının iş sözleşmesinin istifa yoluyla davac ı işçi taraf ından m ı, taraflar ın anlaşarak ikale sözle şmesi yoluyla m ı yoksa daval ı işveren taraf ından m ı feshedildi ği, buradan var ılacak sonuca göre davac ının ihbar tazminat ına hak kazan ıp kazanamayaca ğı noktas ında toplanmaktad ır. ...13. Bu nedenle ikale (bozma) sözle şmesi hakk ında aç ıklama yap ılmas ında yarar vard ır. 1 4 . İş sözleşmesinin taraflar ın anlaşmas ı ile sona erdirilmesi bir sona erm e nedeni olarak düzenlenmedi ği gibi, sözle şmeyi sona erdiren bir sözle şme türü olarak ikale Başvuru Numaras ı: 2018/17312 Karar Tarihi : 18/10/2022 5818 say ılı Borçlar Kanunu ve 6098 say ılı Türk Borçlar Kanunu nda da tan ımlanmam ıştır. Bu nedenle özel bir sözle şme türü olarak tan ımlanm ış ve düzenlenmi ş ikale sözle şmesi düzenlemesi mevzuat ımızda bulunmamaktad ır. Yasal bir tan ım bulunmamakla birlikte, bir sözleşmenin ve bu sözle şme ile kurulan hukuki ili şkinin, sözle şme özgürlü ğü kapsam ında taraflar ın karşılıklı iradelerine dayanan yeni bir sözle şme ile ortadan kald ırılmas ı bozma, buna ilişkin sözleşme de bozma (ikale) sözle şmesi olarak tan ımlanmaktad ır (Astarl ı, M.: İş Hukukunda İkale, Ankara 2013 s. 6). 15. Bir sözle şme olmas ı nedeniyle Türk Borçlar Kanunu nun sözle şmeden do ğan borç ilişkilerini düzenleyen genel hükümleri ikale sözle şmesi bak ımından da geçerlidir. İkale sözle şmesi, sözle şmenin taraf ı olan işçi ve işverenin kar şılıklı ve birbirine uygun irade beyanlar ı ile kurulur. Bu kar şılıklı irade beyanlar ından zaman olarak önce olana icap, ikincisine de kabul denilmektedir. Sözle şmenin geçerli olarak kurulabilmesi için, taraflar ın iradelerinin birbiri ile kar şılıklı ve uygun olmas ı gerekir. Bu uygunluk sözle şmenin tüm objektif ve subjektif esasl ı noktalar ı üzerinde olmal ıdır. İkale sözle şmesinin objektif esasl ı noktas ı, iş ilişkisinin belirli bir tarihte anla şmayla bozulmas ı ortadan kald ırılmas ıdır (Astarl ı, age, s. 53). Taraflar sözle şmenin esasl ı noktalar ında uyuşmuşlarsa, ikinci dereced e noktalar üzerinde durulmam ış olsa bile sözle şme kurulmu ş say ılır (TBK m. 2/f.1). Sözleşmenin esas ı niteliğinde olmayan noktalar ikinci derecede yan noktalard ır (Kocayusufpa şaoğlu Necip, Kocayusufpa şaoğlu/ Hatemi/Serozan /Arpac ı, Borçlar Hukuku Genel Bölüm, Birinci Cilt, Hukuki İşlem, Sözle şme, İstanbul, 2010, s.176). Taraflar sözleşmenin esasl ı noktalar ında uyuşup ikinci derecede yan noktalar ı müzakere d ışı bırak ıp sözleşme kurabilecekleri gibi ikinci derecede yan noktay ı da sözle şmenin zorunlu şart ı niteliğine dönü ştürebilirler. Bir taraf için sözle şmenin subjektif esasl ı noktas ı niteliğine dönüşmüş olan bu husus üzerinde anla şılmadan ikale sözle şmesinin kurulmas ı mümkün değildir (Astarl ı, age, s.57). ... 1 9 . B u a ç ıklamalar ışığında somut olay de ğerlendirildi ğinde, daval ı şirketin özelleştirme işlemine tabi tutulmas ı sonucu, 20.10.2004 tarihli ve 25169 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanarak yürürlü ğe giren 2004/7898 say ılı Bakanlar Kurulu Karar ında ye r alan, özelle ştirme tarihinden itibaren en geç alt ı ay içinde i ş sözleşmesi özel sektör taraf ından feshedilenlerin feshi takiben otuz gün içinde bizzat veya çal ıştığı şirket arac ılığıyla Özelle ştirme İdaresi Ba şkanl ığına müracaat etmeleri durumunda 657 sayılı Devlet Memurlar ı Kanunu'nun 4/C maddesi kapsam ında istihdam edilebilecekler i düzenlemesinden faydalanmak amac ıyla davac ı süresi içerisinde daval ı şirkete verdi ği 12.11.2013 tarihli dilekçe ile k ıdem tazminat ı ve toplu i ş sözleşmesinden kaynaklanan haklar ı sakl ı kalmak kayd ıyla 4046 say ılı Kanun kapsam ında 4/C bendi statüsüne geçmek istediğini bildirmi ş, daval ı ise davac ıya hitaben gönderdi ği 'fesih bildirim tebligat ı' başlıklı ve 18.11.2013 tarihli yaz ıda '...tarihli dilekçeniz incelenmi ş olup şirketimizin özelleştirilmesinden dolay ı istihdam ınıza ihtiyaç duyulmamaktad ır. Bu nedenle i ş akdinizin işbu fesih bildiriminin taraf ınıza tebliğ olunduğu tarih itibariyle feshedilmesine karar verilmiştir...' ifadelerine yer vermi ş, an ılan bildirim ayn ı tarihte davac ıya tebliğ edilmiştir. 20. Diğer taraftan, 14.12.2013 tarihli ibraname davac ı taraf ından toplu i ş sözleşmesinden kaynaklanan ve ayr ıca tüm yasal haklar ı sakl ı kalmak kayd ıyla imzalanm ış olup, işten ayr ılış bildirgesinde i şten ayr ılışı 'kod 32 (4046 say ılı Kanunun 21. maddesine göre özelle ştirme nedeni ile fesih)' ile bildirilmi ştir. 21. Ayr ıca, davac ı iş sözleşmesini do ğrudan kendisi haks ız feshettiğine dair bir irad e açıklamas ında bulunmad ığından, iş sözleşmesinin davac ı işçi taraf ından istifa etme k suretiyle feshedildi ği sonucuna da var ılamaz. Başvuru Numaras ı: 2018/17312 Karar Tarihi : 18/10/2022 622. Davac ının 4/C kapsam ında çal ışmak üzere haklar ını sakl ı tutarak daval ı işverene verdiği dilekçe, i ş sözleşmesinin ikale yoluyla (bozma sözle şmesi) sona erdirilmesine yönelik bir icap niteli ğindedir. Davac ının ihbar tazminat ı talebinden vazgeçti ğine dair bir dilekçe veya beyan ı olmamas ına rağmen daval ı işverence davac ıya gönderilen haks ız fesih bildirimi ile sözleşmenin feshedilmesine ra ğmen ihbar tazminat ı ödenmedi ği dikkate al ındığında, ihbar tazminat ı ödenmesi konusunda taraf iradelerinin uyu şmam ış olmas ı nedeni ile ikale (bozma) sözle şmesinin varl ığından söz edilemez. 23. Bundan ba şka daval ı işveren taraf ından Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen i şten ayr ılış bildirgesinde i ş sözleşmesinin sona erme nedeni olarak gösterilen 4046 say ılı Özelleştirme Uygulamalar ı Hakk ındaki Kanunu nun 21. maddesinde yer alan '...bu kuruluşlarda iş sözleşmesine dayal ı olarak ücret kar şılığı çal ışanlardan i ş sözleşmeleri tâbi olduklar ı iş kanunlar ı ve toplu i ş sözleşmeleri gere ğince tazminata hak kazanacak şekilde sona ermi ş olanlara,...' aç ık düzenlemesi kar şısında davac ının iş sözleşmesinin i ş kanunlar ı ve toplu i ş sözleşmeleri gere ğince, ihbar tazminat ına hak kazanacak şekilde işveren taraf ından sona erdirildi ğinin kabulü gerekmektedir. 24. Nitekim, Hukuk Genel Kurulunun 24.01.2018 tarih ve 2016/22-2631 E., 2018/106 K. say ılı karar ında da ayn ı sonuca var ılmıştır. 25. Hâl böyle olunca, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma karar ına uyulmas ı gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya ayk ırıdır. 26. Bu nedenle direnme karar ı bozulmal ıdır. ... 18. Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesinin 27/3/2019 tarihli ve E.2019/2672, K.2019/6911 say ılı ilam ı şöyledir: "Dosya içeri ğine göre; i şverenden gelen ikale teklifi üzerine davac ı ve daval ı işveren aras ında düzenlenen 25.12.2015 tarihli protokol ile, davac ı işçiye k ıdem tazminat ı, ihbar tazminat ı ve 4 maa şlık ücreti tutar ında ek menfaatin ödenmesinin taahhüt edildi ği anlaşılmaktad ır. Daval ı işyerinde, Şirket Yönetim Kurulu'nun ekonomik sebeplere binaen işletmesel karar ald ığı ve bu kapsamda çok say ıda işçi ç ıkışı yap ıldığı, çıkar ılan işçilere ai t İş Kurumu'na bildirimde bulunuldu ğu buna ait yaz ı ve listenin dosyaya sunuldu ğu, yine taraf tan ık beyanlar ından daval ı işverenlikçe gönüllülerin tespiti bak ımından panoya ilan asılarak durumun i şçilere bildirildi ği de anlaşılmaktad ır. Buna göre daval ı işverenin işçileri işten ç ıkarma iradesinde bulundu ğu ve bu do ğrultuda ikale paketi haz ırlayarak teklif etti ği (icapta bulundu ğu) aç ıktır. Davac ı her ne kadar ikale sözle şmesini tazminatlar ının ödenmeyece ği bask ısı ile imzalad ığını iddia etmekte ise de dinlenen tan ıklar ın sözleşme imzalan ırken davac ının yan ında bulunmad ığı, görgüye dayal ı bilgilerinin olmad ığı, dolay ısıyla davac ıya doğrudan zorlama ve bask ı yap ıldığı kan ıtlanamad ığı gibi işvereni n işletmesel sebebe dayanarak toplu i şten ç ıkarma iradesini gizlemeyerek, hatta bunu ilan ederek işçiye işveren feshi veya ikale yoluyla fesih hususunda seçimli hak vermesinin de somut olayda bask ı ya da zorlama olarak de ğerlendirilemeyece ği, işverenin yasal haklar ın kullan ılmas ını engelleyici bir tasarrufunun da bulunmad ığı gözetildiğinde ortada tek tarafl ı işveren feshi oldu ğundan söz edilemeyece ği, davac ıya tüm yasal istihkaklar ı, kıdem ve ihbar tazminat ının haricinde ayr ıca 4 maa ş tutar ında ödeme taahhüdü nedeniyle makul faydan ın sağland ığı, bu nedenle ikale anla şmas ının geçerli oldu ğu cihetle, davan ın reddi gerekirken yaz ılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatal ı olup, bozmay ı gerektirmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/17312 Karar Tarihi : 18/10/2022 7...'' 19. Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesinin 8/1/2019 tarihli ve E.2018/4949, K.2019/328 say ılı ilam ı şöyledir: "Taraflar aras ındaki iş ilişkinin 'bozma sözle şmesi' yoluyla sona erip ermedi ği hususu uyuşmazl ık konusudur. Bozma sözle şmesi (ikale) yasalar ımızda düzenlenmi ş değildir. Sözle şme özgürlü ğünün bir sonucu olarak daha önce kabul edilen bir hukuki ili şkinin, sözle şmenin taraflar ınca sona erdirilmesi mümkündür. Sözle şmenin, do ğal yollar d ışında taraflar ın ortak iradesiyle sona erdirilmesi yönündeki i şlem ikale olarak adland ırılır. İş Kanununda bu fesih türü yer almasa da taraflardan birinin kar şı tarafa iletti ği iş sözleşmesinin kar şılıklı feshine dair sözle şme yap ılmas ını içeren bir aç ıklama (icap), ard ından diğer taraf ın da bunu kabulü ile bozma sözle şmesi (ikale) kurulmu ş olur. Bozma sözle şmesinde icapta, i ş ilişkisi karşı taraf ın uygun irade beyan ı ile anlaşmak suretiyle sona erdirmeye yönelmi ştir. Bu sebeple, ikale akdetmeye yönelik icap, fesih olara k değerlendirilip, feshe tahvil edilemez. İş ilişkisini taraflardan her birinin bozucu yenilik do ğuran bir beyanla sona erdirmeleri mümkün oldu ğu halde, bu yola gitmeyerek kar şılıklı anlaşma yoluyla sona erdirmelerinin nedenleri üzerinde de durmak gerekir. Her şeyden önce bozma sözle şmesi yapma konusunda icapta bulunan ın makul bir yarar ının olmas ı gerekir. İş ilişkisinin bozma anlaşmas ı yoluyla sona erdirildi ğine dair örnekler 1475 say ılı İş Kanunu ve öncesind e hemen hemen uygulamaya hiç yans ımad ığı halde, iş güvencesi hükümlerinin yürürlü ğe girmesinin ard ından özellikle 4857 say ılı İş Kanunu sonras ında giderek yayg ın bir ha l alm ıştır. Bu noktada, i şveren feshinin kar şılıklı anlaşma yoluyla fesih gibi gösterilmesi suretiyle i ş güvencesi hükümlerinin bertaraf edilmesi şüphesi ortaya ç ıkmaktad ır. Bu itibarla irade fesad ı denetimi d ışında, taraflar ın bozma sözle şmesi yapmas ı konusund a makul yarar ının olup olmad ığının da irdelenmesi gerekir. Makul yarar ölçütü, bozma sözleşmesi yapma konusundaki icab ın işçiden gelmesi ile i şverenden gelmesi ve somut olay ın özellikleri dikkate al ınarak ele al ınmal ıdır. Dairemizin 2008 y ılı kararlar ı bu yöndedir (Yarg ıtay 9. H.D. 21.4.2008 gün 2007/31287 E., 2008/9600 K). Somut uyu şmazl ıkta; ikale gere ğince davac ıya 15.175,63 TL k ıdem tazminat ı, 9.509,68 TL ihbar tazminat ı, 762,50 TL kullan ılmam ış izin ücreti ve iki maa şlık ödemeye kar şılık gelen 9.150,00-TL ek ödeme yap ılmas ının kararla ştırıldığı, ancak ikale teklifinin davac ı işçiden geldi ğinin ispatlanamad ığı, davac ının iş akdinin i şverenden gelen teklif ile sona erdiği ve davac ıya makul menfaat sa ğlanmad ığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi kararlar ının bozularak ortadan kald ırılmas ına ve Dairemizc e 4857 say ılı İş Kanunu nun 20/3. maddesi uyar ınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmi ştir. ..." 20. Benzer yöndeki Yarg ıtay kararlar ı için bkz. (Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesinin 23/5/2018 tarihli ve E.2017/24768, K.2018/11605 say ılı, Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesinin 7/3/2018 tarihli ve E.2018/1761, K.2018/5945 say ılı ve 6/12/2017 tarihli ve E.2017/43888, K.2017/27868 say ılı kararlar ı). Başvuru Numaras ı: 2018/17312 Karar Tarihi : 18/10/2022 8B. Uluslararas ı Hukuk 21. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes davas ının medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyu şmazl ıklar[ın] ... esas ı konusunda karar verecek olan ... bir mahkeme taraf ından ... görülmesini isteme hakk ına sahiptir..." 22. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM) adil yarg ılanma hakk ının demokratik toplumda önemli bir yere sahip oldu ğunu vurgulamaktad ır (Airey/İrlanda , B. No: 6289/73, 9/10/1979, 24). A İHM'e göre hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan hukuki belirlilik Sözleşme'nin bütün maddelerinde mündemiçtir ( Iordan Iordanov/Bulgaristan , B. No: 23530/02, 2/7/2009, 47). Adil yarg ılanma hakk ı hukukun kabul edilmi ş evrensel ilkelerine uygun olarak yorumlanmal ıdır. Bu bağlamda hakk ın tesliminden kaç ınma ( denial of justice ) yasağı bu ilkelerin ba şında gelmektedir ( Golder/Birle şik Krall ık, B. No: 4451/70, 21/2/1975, 35). 23. AİHM iç hukukun yorumlanmas ında öncelikli görevin ulusal otoritelere ait olduğunu vurgulamaktad ır. AİHM in görevi ulusal hukuk mercilerinin yorumlar ının etkilerinin Sözle şme ile uyumlu olup olmad ığını tespit etmekle s ınırlıdır (Waite v e Kennedy/Almanya , B. No: 26083/94, 18/2/1999, 54). A İHM kural olarak kendisinin ulusa l mahkemelerin yerine geçerek de ğerlendirme yapma görevinin bulunmad ığını, ulusal hukukun yorumlanmas ına ilişkin sorunlar ı çözmenin öncelikli olarak ulusal otoritelerin -özellikle ulusal mahkemelerin- yetkisinde oldu ğunu ifade etmektedir. A İHM bu sebeple ulusal mahkemelerin iç hukukun yorumuna ili şkin tart ışmalar ına kar ışmayacağını belirtmektedir. Ancak AİHM keyfîli ğin bulundu ğu, diğer bir ifadeyle ulusal mahkemelerin iç hukuku aç ıkça hatal ı veya keyfî ya da adaleti hiçe sayacak şekilde uygulad ıklar ını gözlemledi ği hâllerde bunu sorgulayabilece ğine işaret etmektedir ( Anđelkov ıć/Sırbistan , B. No: 1401/08, 9/4/2013, 24). 24. AİHM objektif bir temelde bireyleri koruyan bir insan haklar ı antlaşmas ı olarak Sözleşme nin amac ının ve hedeflerinin Sözle şme hükümlerinin onu i şlevsel ve etkili k ılacak şekilde yorumlanmas ını ve uygulanmas ını gerektirdi ğini vurgulamaktad ır. AİHM e göre tara f devletler, Sözle şme ye uyumun en az ından Avrupa kamu düzeninin temelini koruyacak düzeyde denetlenmesini sa ğlama yükümlülü ğündedir. Avrupa kamu düzeninin teme l unsurlar ından biri hukukun üstünlü ğü ilkesidir ve keyfîlik ise bu ilkeyi izale eder. A İHM, ulusal hukukun yorumlanmas ı ve uygulanmas ı gibi ulusal otoritelerin geni ş takdir yetkisine sahip oldu ğu alanlarda bile keyfîlik yasa ğı yönünden denetim yapt ığını ifade etmektedir (El-Dulimi ve Montana Management İnc./İsviçre , B. No: 5809/08, 21/6/2016, 145). 25. AİHM Büyük Dairesi Bochan/Ukrayna ([BD], B. No: 22251/08, 5/2/2015) karar ında AİHM'in daha önce verdi ği ihlal karar ını Yüksek Mahkemenin gerekçesinde a şırı derecede yanl ış sunmas ı, bu kapsamda belirtti ği hususlar ın aç ıkça yanl ış olmas ı, dolay ısıyla gerekçesinin a şırı keyfî ( grossly arbitrary ) ve adaleti hiçe sayacak ( denial of justice ) şekilde olmas ı nedeniyle hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine karar vermi ştir (Bochan/Ukrayna , 64). 26.Khamidov/Rusya başvurusunda A İHM, öncelikle kan ıtlar ı en iyi şekilde değerlendirme ve hukuk kurallar ını yorumlama pozisyonunda olan yerel mahkemeleri n Başvuru Numaras ı: 2018/17312 Karar Tarihi : 18/10/2022 9işlevini üstlenmek gibi bir görevinin olmad ığını tekrarlay ıp ilke olarak mahkeme karar ı keyfî veya aç ıkça mant ıksız ya da bir bütün olarak yarg ılama Sözle şme'nin 6. maddesinin gerektirdi ği ölçüde adillikten yoksun olmad ığı sürece yerel mahkeme kararlar ına müdahalede bulunmayaca ğını belirtmiştir. 27.Khamidov/Rusya (B. No: 72118/01, 15/11/2007) ba şvurusu, güvenlik güçleri taraf ından özel mülke verilen zarar nedeniyle aç ılan tazminat davas ının reddedilmesi üzerine yap ılm ıştır. Başvurucu, yerel mahkemeye tazminat talebini ispat etmek için birçok delil sunmuş; bu delillere kar şı ç ıkılmamas ı ya da aksinin ispat edilmemesi nedeniyle başvurucunun iddias ı sübuta ermi ştir. Ancak yerel mahkeme aç ık ve net delillere ra ğmen başvuran ın mülkünün İçişleri Bakanl ığı taraf ından işgal edildi ği ve başvuran ın mülküne zarar verenin daval ı İçişleri Bakanl ığı olduğu hususunun kan ıtlanamad ığı sonucuna ula şmıştır. AİHM; Sözle şme'nin 6. maddesi gere ği yerel mahkemelerin taraflar ın argüman ve kan ıtlar ını uygun bir şekilde incelemekle yükümlü oldu ğunu, mevcut davada davayla ilgili daha önceki mahkeme karar ı, resmî yaz ılar ve birçok delile ra ğmen yerel mahkemenin ne şekilde bu sonuca ula ştığının anlaşılamad ığını, bu kararla ba şvurucu için a şırı ve ulaşılmaz bir kan ıt standard ı ortaya konuldu ğunu, karar ın bu aç ıdan keyfî oldu ğunu belirterek tazminat talebi açısından Sözle şme'nin 6. maddesinin ihlal edildi ğine karar vermi ştir (Khamidov/Rusya, 170-175). V.İNCELEME VE GEREKÇE 28. Anayasa Mahkemesinin 18/10/2022 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 29. Başvurucu; i şe iade talebiyle açt ığı davada ilk derece mahkemesi taraf ından davan ın kabulüne karar verilirken hatal ı değerlendirme neticesi İstinaf Mahkemesince davan ın reddine karar verildi ğini, ikale sözle şmesi incelendi ğinde ikale teklifinin kendisinden gelmediği sabit olmas ına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi taraf ından delilin yanl ış değerlendirildi ğini, ayr ıca sözleşmeyi ihtirazi kay ıtla imzalad ığını, verilen karar ın hukuka ayk ırı olduğunu belirterek adil yarg ılanma hakk ının, mülkiyet hakk ının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildi ğini iddia etmi ştir. B. Değerlendirme 30. Anayasa n ın iddian ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 31. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun şikâyetinin özü, i şe iade talebiyle açılan davada ikale sözle şmesinin hatal ı değerlendirilerek talebinin reddine karar verilmesine yöneliktir. Bu durumda ba şvurunun adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ı çerçevesinde incelenmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2018/17312 Karar Tarihi : 18/10/2022 101. Kabul Edilebilirlik Yönünden 32. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ına ilişkin şikâyetin kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönündena. Genel İlkeler 33. Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı maddi adaleti de ğil şeklî adaleti temin etmeye yönelik güvenceler içermektedir. Bu bak ımdan adil yarg ılanma hakk ı davan ın taraflardan biri lehine sonuçlanmas ını garanti etmemektedir. Adil yarg ılanma hakk ı temel olarak yarg ılama sürecinin ve usulünün hakkaniyete uygun olarak yürütülmesini teminat alt ına almaktad ır. 34. Anayasa'n ın 148. maddesinin dördüncü f ıkras ında kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel ba şvuruda incelenemeyece ği belirtilmi ştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava konusu yap ılm ış maddi olay ve olgular ın kan ıtlanmas ı, delillerin de ğerlendirilmesi, hukuk kurallar ının yorumlanmas ı ve uygulanmas ı ile uyuşmazl ıkla ilgili var ılan sonucun adil olup olmamas ı bireysel ba şvuru konusu olamaz. Ancak bireysel ba şvuru kapsam ındaki hak ve özgürlüklere müdahale te şkil eden, bariz takdir hatas ı veya aç ık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda de ğildir (konuya ili şkin birçok karar aras ından bkz. Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013). 35. Ancak temel hak ve özgürlüklere müdahalenin söz konusu oldu ğu durumlarda derece mahkemelerinin takdir ve de ğerlendirmelerinin Anayasa'daki güvencelere etkisini nihai olarak de ğerlendirecek merci Anayasa Mahkemesidir. Bu itibarla Anayasa'da öngörülen güvenceler dikkate al ınarak bireysel ba şvuru kapsam ındaki temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilip edilmedi ğine ilişkin herhangi bir inceleme "kanun yolunda gözetilmesi gereken hususun incelenmesi" olarak nitelendirilemez ( Şahin Alpay (2) [GK], B. No: 2018/3007, 15/3/2018, 53). 36. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi çok istisnai durumlarda temel hak ve özgürlüklerden biri ile do ğrudan ilgili olmayan bir şikâyeti kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ili şkin yasak kapsam ına girmeden inceleyebilir. Aç ık bir keyfîlik nedeniyle yarg ılaman ın hakkaniyetinin temelden sars ıldığı ve adil yarg ılama hakk ı kapsam ındaki usule ilişkin güvencelerin anlams ız hâle geldi ği çok istisnai hâllerde, asl ında yarg ılaman ın sonucuna ili şkin olan bu durumun bizatihi kendisi usule ili şkin bir güvenceye dönü şmüş olur. Dolay ısıyla Anayasa Mahkemesinin derece mahkemelerinin de ğerlendirmelerinin usule ilişkin güvenceleri anlams ız hâle getirip getirmedi ğini ve aç ık bir keyfîlik nedeniyle yarg ılaman ın hakkaniyetinin temelden sars ılıp sars ılmad ığını incelemesi yarg ılaman ın sonucunu de ğerlendirdi ği anlam ına gelmez. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi derece mahkemelerinin delillerle ilgili de ğerlendirmelerine ancak aç ık bir keyfîlik ve adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki usule ili şkin güvenceleri anlams ız hâle getiren bir uygulama varsa müdahale edebilecektir ( Ferhat Kara [GK], B. No: 2018/15231, 4/6/2020, 149; M.B. [GK], B. No: 2018/37392, 23/7/2020, 83). 37. Adil yarg ılanma hakk ı, hukuk kural ının davan ın başvurucu lehine sonuçlanmas ını temin eden yorumunun esas al ınmas ını güvence alt ına almamaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2018/17312 Karar Tarihi : 18/10/2022 11Uyuşmazl ığa uygulanacak hukuk kurallar ının yorumlanmas ı -yukar ıda belirtildi ği gibi- derece mahkemelerinin takdirindedir. Bununla birlikte derece mahkemelerinin hukuk kurallar ını yorumlarken Anayasa'n ın 2. maddesinde düzenlenen ve Cumhuriyet'in nitelikleri aras ında say ılan hukuk devleti ilkesini gözönünde bulundurmalar ı gerekir. Esasen hukuk devleti ilkesi Anayasa'n ın tüm maddelerinin yorumlanmas ında dikkate al ınmas ı zorunlu olan bir ilkedir. Bu ba ğlamda Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ının kapsam ve içeri ğinin yorumlanmas ında da hukuk devletinin gerekleri gözetilmelidi r (M.B. , 84). 38. Bu noktada hukuk devletinin gereklerinden birini de hukuk güvenli ği ilkesi oluşturmaktad ır (AYM, E.2008/50, K.2010/84, 24/6/2010 ve E.2012/65, K.2012/128, 20/9/2012). Ki şilerin hukuki güvenli ğini sağlamay ı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi; hukuk normlar ının öngörülebilir olmas ını, bireylerin tüm eylem ve i şlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaç ınmas ını gerekli k ılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem ki şiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve ku şkuya yer vermeyecek şekilde aç ık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmas ını, ayr ıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalar ına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir (AYM, E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013). 39. Başvurucular ın medeni haklar ıyla ilgili uyu şmazl ıklarda uygulanan hukuk kurallar ının aç ıkça keyfî veya hakk ın tesliminden kaç ınacak (adaleti hiçe sayacak) biçimde yorumlanmas ı usule ili şkin güvenceleri anlams ız hâle getirece ğinden adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğinden söz edilebilir. Zira bu hâlde, derece mahkemesinin yorumunun başvurucu taraf ından öngörülmesi mümkün olmay ıp hukuk kurallar ının öngörülemez biçimde yorumlanmas ı hukuk devleti ilkesini örseler. Özellikle hak ve özgürlükleri k ısıtlay ıcı hükümlerin geni ş yoruma tabi tutulmas ı keyfîliğe ve bireylerin kendilerini hukuk kar şısında güvensiz hissetmelerine yol açar ( M.B. , 86). 40. Aşağıdaki hâllerde asl ında yarg ılaman ın sonucuna ili şkin olan bir durumun bizatihi kendisinin usule ili şkin bir güvenceye dönü ştüğü kabul edilebilir: i. Somut olayda uygulanan veya uygulanmas ı gereken hukuk kurallar ının kabu l edilebilir herhangi bir yorumuna dayan ılmamas ı, ii. Delil ile bu delilin ispat arac ı olarak kullan ıldığı vak ıa aras ında kurulan ba ğın kabul edilebilir bir muhakemeye dayanmamas ı veya mant ık d ışı bir ç ıkar ıma dayanmas ı, iii. Aç ıkça yanl ış olan olgular ın hükme esas al ınmas ı, iv. Somut olay ın aç ıkça belirli olan ko şullar ının gözetilmemesi, v. Belirli bir hususu ispat etti ğinde kuşku bulunmayan bir delilin aç ıkça keyf î olarak dikkate al ınmamas ı, vi. Maddi olay ın tespitinde aksi ispat edilemeyecek ve savunma yapmay ı anlams ız k ılacak varsay ımlara dayan ılmas ı, - Yarg ılaman ın sonucuyla ilgili hususlar ı usule ilişkin bir güvenceye dönü ştüren durumlar yukar ıda belirtilenlerle s ınırlı değildir. Bunlara benzer hâllerde de Anayasa Başvuru Numaras ı: 2018/17312 Karar Tarihi : 18/10/2022 12Mahkemesince bireysel ba şvuru kapsam ında denetim yap ılabilir. Bununla birlikte belirtilen eksikliklerin adil yarg ılanma hakk ının ihlaline yol açabilmesi için bunlar ın ayr ıca yarg ılaman ın hakkaniyetini zedeledi ğinin tespit edilmi ş olmas ı gerekmektedir. 41. Anayasa Mahkemesi Kenan Özteri ş (B. No: 2012/989, 19/12/2013) karar ında, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin (AY İM) yorumunun 1/3/1926 tarihli ve 765 say ılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun 95. maddesinin aç ık hükmüne ayk ırılık teşkil ettiğini belirterek olayda ba şvurucu hakk ında verilen mahkûmiyetin tecil edilmesinin sonuçlar ı ile ilgili aç ık bir kanun hükmü bulundu ğu ve bu hükme verilecek ola ğan anlam belli oldu ğu hâlde AY İM İkinci Dairesinin aç ık olan kanun hükmüne ola ğanın d ışında farkl ı bir anlam verip buna göre uygulama yapt ığı ve böylece karar ın öngörülemez nitelikte olup bariz takdir hatas ı içerdiği gerekçesiyle Anayasa'n ın 36. maddesinin ihlal edildi ği sonucuna varm ıştır. 42. Benzer şekilde Anayasa Mahkemesi Mehmet Geçgel (B. No: 2014/4187, 18/4/2019) karar ında, başvurucu hakk ında hükmedilen cezan ın 21/12/2000 tarihli ve 4616 say ılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolay ı Şartla Sal ıverilmeye, Dava ve Cezalar ın Ertelenmesine Dair Kanun kapsam ında ertelenmi ş olmas ı nedeniyle hakk ında ceza hukuku ilkelerine göre mahkûmiyet hükmü bulunmamas ına rağmen idare mahkemesinin ortada gerçek bir mahkûmiyet varm ış gibi değerlendirme yaparak ba şvurucunun tazminat talebini reddetti ği karar ının bariz takdir hatas ı içerdiği kanaatine ula şmış ve başvurucunun hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği sonucuna varm ıştır. b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 43. Somut olay ın koşullar ı dikkate al ındığında delil ile bu delilin ispat arac ı olarak kullan ıldığı vak ıa aras ında kurulan ba ğın kabul edilebilir bir yoruma dayan ıp dayanmad ığı ve maddi olay ın tespitinde aksi ispat edilemeyecek, savunma yapmay ı anlams ız k ılacak varsay ımlara dayan ılıp dayan ılmad ığı hususlar ının değerlendirilmesi gerekti ği anlaşılmaktad ır. 44. Başvurucu ile i şveren aras ında yap ılan 8/2/2017 tarihli ikale sözle şmesi uyar ınca iş akdi sona erdirilmi ştir. Mahkemece davan ın kabulüne karar verilirken iki olguya dayan ılm ıştır. Bunlar, ikale teklifinin ba şvurucu taraf ından ileri sürüldü ğüne ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmad ığı ve sözleşme kapsam ında başvurucuya herhangi bir ek menfaat (ödeme) sa ğlanmad ığıdır. 45. Bölge Adliye Mahkemesi ise ret gerekçesinde ikale sözle şmesinin birinci maddesine göre ikale teklifinin ba şvurucudan geldi ğini ve ba şvurucunun iradesinin fesada uğrat ıldığının ispat edilemedi ğini belirtmi ştir. 46. Başvuruya konu dosya incelendi ğinde ise taraflar aras ında imzalanan 8/2/2017 tarihli ikale sözle şmesinin birinci maddesinin ikinci f ıkras ında ''Şirket ikaleye icaba ili şkin 8/2/2017 tarihli bildirimi ile var olan i ş sözleşmesini hiç bir bask ı uygulamaks ızın ve tamamen çal ışanın özgür iradesine b ırakarak kar şılıklı olarak feshetmek istedi ğini çal ışana iletmiştir.'' şeklinde ikale teklifinin daval ı işverenden geldi ğinin aç ıkça yaz ılı olduğu görülmektedir. Ba şvurucu ise sözle şmeyi ihtirazi kay ıt koyarak imzalam ıştır (bkz. 10). 47. Yukar ıda da de ğinildiği üzere Anayasa Mahkemesinin kural olarak somut davadaki delilleri de ğerlendirme ve hukuk kurallar ını yorumlama gibi bir görevi yoktur. Ancak mahkemelerin yarg ılama s ıras ında taraflarca ileri sürülen argümanlar ın gerçekli ğinin Başvuru Numaras ı: 2018/17312 Karar Tarihi : 18/10/2022 13tespitine yönelik gerekli ve etkili incelemeleri yapmas ı, elde edilen deliller çerçevesinde ilgili ve yeterli bir gerekçeyle de ğerlendirme yap ılarak ula şılan sonucun bariz takdir hatas ı içermemesi adil yarg ılanma hakk ının bir gere ğidir. Aksi durum adil yarg ılanma hakk ının usul güvencelerini anlams ız k ılar. 48.İkale sözle şmesinin kim taraf ından teklif edildi ği meselesi uyu şmazl ığın sonucuna do ğrudan etkili, önemli bir olgudur. Ba şvurucunun ikale sözle şmesi teklifinin işverenden geldi ği hususunun, ba şvuru konusu dosya kapsam ındaki sözle şme metni ve di ğer delillerle sabit oldu ğu tereddüde yer vermeyecek şekilde aç ıktır. Bölge Adliye Mahkemesi ise öngörülemeyecek bir şekilde sübuta ermi ş olan bu olguyu gözard ı etmiş, ancak aksi bir kanaate nas ıl ulaştığı hususunda herhangi bir aç ıklamada bulunmam ıştır. Buna göre mahkeme davan ın sonucuna etkili bu olguyu aç ıkça hatal ı şekilde de ğerlendirerek sonuca ulaşmıştır. 49. Dolay ısıyla davan ın sonucuna etkili olan bir olgu olan ikale sözle şmesi teklifinin i şverenden geldi ği aç ık olmas ına rağmen Bölge Adliye Mahkemesinin öngörülemeyecek bir yakla şımla ikale teklifinin ba şvurucudan geldi ğini kabul etmesinin usul güvencelerini anlams ız k ılan bariz bir takdir hatas ı olduğu kanaatine ula şılm ıştır. 50. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. 3. Giderim Yönünden 51. Başvurucu; ihlalin tespiti ve yeniden yarg ılama talebinde bulunmu ştur. 52. Başvuruda mahkemenin delilleri hatal ı değerlendirerek karar vermesi nedeniyle hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. Tespit edilen ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Bu kapsamda karar ın gönderildi ği yarg ı mercilerince yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama işlemlerini ba şlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında düzenlenen bireysel ba şvuruya özgü yeniden yarg ılama kurumunun özelliklerine ili şkin kapsaml ı aç ıklamalar için bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, 54-60; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019, 53-60, 66; Kadri Enis Berbero ğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, 93-100). 53. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 9.900 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 10.194,70 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAç ıklanan gerekçelerle; Başvuru Numaras ı: 2018/17312 Karar Tarihi : 18/10/2022 14A. Hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak amac ıyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesine (E.2017/5301, K.2018/1184) iletilmek üzere Bak ırköy 5. İş Mahkemesine (E.2017/131, K.2017/417) GÖNDER İLMESİNE, D. 294,70 TL harç ve 9.900 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 10.194,70 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, E. Ödemenin karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 18/10/2022 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi.