8. Hukuk Dairesi 2018/8105 E. , 2019/10711 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Kal Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, vekil edeninin 1332 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının vekil edeninin taşınmazına duvar ve …
**8. Hukuk Dairesi 2018/8105 E. , 2019/10711 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Kal Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, vekil edeninin 1332 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının vekil edeninin taşınmazına duvar ve bina yapmak suretiyle tecavüzde bulunduğunu açıklayarak davalının elatmasının önlenmesine ve yapıların kaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, tarafların kardeş olduklarını, daha önce tarafların evleri yan yana ve tek parselde iken, davacının açmış olduğu davada tarafların sulh olmaları üzerine kadastro memuru tarafından taşınmazın ikiye bölündüğünü, vekil edeninin hiç bir zaman bu anlaşma dışına çıkmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile; davacıya ait olan 1332 parsel sayılı taşınmaza komşu 1331 parsel sayılı taşınmaz maliki olan davalının fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 23.06.2015 tarihli rapor ve krokilerinde A harfi ile mavi boyalı olarak gösterilen yapının 21,14 m²'lik kısmı ile B harfi ile sarı boyalı olarak gösterilen ve bahçe duvarı yapılarak müdahale edilen 228,23 m²'lik kısımla ile ilgili müdahalesinin önlenmesi ile bu kısımların kaline, karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kal isteklerine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinden; dava konusu 1332 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 140 parsel sayılı taşınmazın, davacı ... tarafından tam hisse ile 3.5.1976 tarihinde satış suretiyle edinildiği, daha sonra Bala Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.12.1988 tarihli ve 1988/230 Esas, 1988/491 Karar sayılı kararına istinaden hükmen ifraz ile ikiye bölündüğü, 1332 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına 1331 parsel sayılı taşınmazın ise davalı ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar tescil işlem belgelerinde, Bala Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.12.1988 tarihli ve 1988/230 Esas, 1988/491 Karar sayılı kesinleşmiş kararına istinaden işlem yapıldığı belirtilmekte ise, söz konusu mahkeme kararının UYAP vasıtası ile yapılan sorgulamasında, dosyanın temyiz incelemesi nedeni ile Yargıtay 14.Hukuk Dairesi’nde bulunduğu anlaşılmakta olduğundan, tescile esas dosyanın sonucunun kontrol edilmesi, kararın kesinleşip kesinleşmediği hususunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ondan sonra toplanmış ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.