(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/35954 E. , 2015/24724 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 08.12.2015 Salı günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ... İnş.Ltd.Şti. vekili Av.... ile karşı taraftan davacı ... vekili Av.... geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşma…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/35954 E. , 2015/24724 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 08.12.2015 Salı günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ... İnş.Ltd.Şti. vekili Av.... ile karşı taraftan davacı ... vekili Av.... geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerlerinde 16/10/2002 tarihinden itibaren sıva ustası olarak çalıştığını, iş akdinin 05/05/2014 tarihinde haksız ve sebepsiz yere feshedildiğini, sigorta primlerinin SGK'na asgari ücret üzerinden ödendiğini, günlük ücretinin net 70,00 TL olduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın belirsiz alacak/kısmi dava olarak ikame edilemeyeceğini, işçilik alacaklarına ilişkin zamanaşımı savunmasında bulunduklarını, davacının müvekkile ait işyerinde 01/03/2008-05/05/2014 tarihleri arasında dönemsel çalışmalarının olduğunu, davacının 27/12/2013 tarihinde ekonomik sıkıntıları nedeni ile ileride doğacak kıdem tazminatına mahsup edilmek üzere işverenden para talep ettiğini, talebi uyarınca 31/03/2013 tarihinde davacıya ileride doğacak kıdem tazminatından mahsup edilmek üzere ödeme yapıldığını ve davacının aynı tarihli makbuz ve ibraname imzaladığını, 05/05/2014 tarihinde ise davacının mazeretsiz olarak işe gelmediğini ve bu durumun tutanak altına aldığını, davacıya noter aracılığıyla işe davet yazısı gönderildiğini, işbaşı yapmaması nedeni ile iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, ücret iddiası ve yıllık izin ücreti taleplerinin de gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde son bulduğu, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hizmet süresi ihtilaflıdır. Hizmet cetveline göre davacı davalı şirkete ait değişik sicil numaralı işyerlerinde 01.06.2004- 08.12.2004; 14.12.2004-21.11.2005; 22.11.2005- 07.02.2007; 08.02.2007- 01.10.2007; 02.10.2007- 06.04.2009; 07.04.2009- 10.08.2009; 28.09.2009- 5.12.2009; 01.01.2010- 14.09.2010; 15.09.2010-03.05.2011; 01.06.2012-21.10.2012; 22.10.2012-24.12.2012; 25.12.2012- 13.09.2013; 05.12.2013- 12.2.2014 ve 13.2.2014- 03.04.2014 ve 04.04.2014- 16.05.2014 tarihleri arasında çalışmıştır. 04.05.2011-31.05.2012 tarihleri arasında ise davalı şirket ile organik bağ içinde olan ... isimli şirkette çalışmıştır. Organik bağ nedeni ile bu sürenin hizmet süresine dahil edilmesi yerindedir. Ancak davacı tanıkları iş olduğunda gelip çalıştıklarını beyan ettikleri, davacı kuruma çalışması bildirilmeyen 10.08.2009-21.09.2009 ve 22.10.2013-05.12.2013 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığını ispat edemediği halde, davalı vekilinin sonradan kabul etmediği maddi hata içerdiğini bildirdiği tarih karmaşası içeren cevap dilekçesindeki beyanına göre bu sürelerin de hizmet süresine çalışılmış gibi eklenerek belirlenen hizmet süresine göre hesap edilen alacaklarının hüküm altına alınması hatalı olmuştur. Davacının kuruma bildirilmeyen yukarıda yazılı tarih aralıklarında çalışmadığı kabul edilerek hizmet süresi belirlenmeli ve buna göre hizmet süresinden etkilenen alacakları yeniden hesaplattırılmalı, kararı davacının temyiz etmemesi nedeniyle davalı yararına oluşan kazanılmış haklar ihlal edilmeden alacaklar hüküm altına alınmalıdır. O halde davalı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına takdir olunan 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.