4. Hukuk Dairesi 2022/2079 E. , 2024/10639 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/247 E., 2021/2865 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul-İstinaf talebinin esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/68 E., 2019/491 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar v
**4. Hukuk Dairesi 2022/2079 E. , 2024/10639 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/247 E., 2021/2865 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul-İstinaf talebinin esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/68 E., 2019/491 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yay. A.Ş.'nin sahibi, davalı ...'in yönetim kurulu başkanı olduğu Cumhuriyet Gazetesi'nde davalı ... tarafından kaleme alınan 03-04-05-06-07-08.08.2014 tarihli yazı dizisi nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, davalı eser sahibi hakkında müvekkili ve dava dışı kişilere yönelik hakaret suçundan ceza yargılamasının devam ettiğini, yazı dizisinde müvekkiline yönelik somut olgu isnat edildiğini, eleştiri ve basın özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceğini, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 13 üncü maddesine göre davalıların zarardan birlikte sorumlu olduklarını belirterek 30.000,00 TL manevi tazminatın 03.08.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın yayınlanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağını, gazetecinin maddi gerçeği araştırmakla yükümlü olmadığını, yazı dizisine konu haberlerin güncel olduğunu, haberlerin yayınlanmasında kamu yararı bulunduğunu, ifade ve basın özgürlüğü kapsamında olduğunu, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yazı dizisi nedeniyle davacının da katılan olarak yer aldığı ceza dosyasında davalı eser sahibi ... hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, maddi olguların değerlendirilmesine ilişkin mahkumiyet kararının hukuk hakimini bağladığı, yazı dizisinde kullanılan söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın 03.08.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yayınlarda özle biçim arasındaki dengenin gözetilmediği, davacının suç örgütü üyesi olarak gösterilmeye çalışıldığı, kamuoyunda husumet ve kuşku duyulması gereken, güvenilmez bir kişi olarak algılanmasına yol açar mahiyette ifadeler kullanıldığı, ilk derece mahkemesinin kişilik hakkının ihlal edildiği yönündeki nitelemesinin hukuka uygun olduğu, hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yayınlarla beraber kamuoyunda müvekkili hakkında olumsuz algı oluştuğunu, bunun telafisi mümkün olmamakla beraber hükmedilen manevi tazminatın caydırıcı ve hakkaniyete uygun olmadığını, saldırı ile orantılı olarak değerlendirilemeyeceğini, yazı dizisine konu iddialarla ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın kesinleştiğini, Türkiye Cumhuriyetini cebren ortadan kaldırmak amacıyla ortaya atılmış suçlamalar olduğunun verilen bu karar ile sabit olduğunu, bu terör eylemlerinin yazı dizisinde meşrulaştırıldığını, eser sahibi hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğini, bu anlatıma göre eldeki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; sürmekte olan bir soruşturmaya ilişkin yayınlanan yazı dizisinin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğunu, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağını, gazetecinin maddi gerçeği araştırmakla yükümlü olmadığını, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, yazı dizisi ile kamu yararına katkıda bulunulduğunu, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını, yazı dizisinin iddia kapsamında verildiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; Cumhuriyet Gazetesi'nde 03-04-05-06-07-08.08.2014 tarihlerinde yayınlanan yazı dizisi nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Cumhuriyet Gazetesi'nde 03-04-05-06-07-08.08.2014 tarihlerinde, kamuoyunda "17-25 Aralık Operasyonu" olarak bilenen nihayetinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen soruşturmada yer alan polis fezlekelerine ve o dönemde ortaya atılan ses kayıtlarına dayanılarak dava konusu yazı dizisinin kaleme alındığının, yazı dizisinde gerçek olmayan ses kayıtlarına ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen polis fezlekelerine dayanılarak davacıya somut olgu isnadında bulunulduğunun, masumiyet karinesinin ihlal edildiğinin, kesin yargı içeren şekilde beyanda bulunularak özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunun, doğrulanmamış ve/veya yanlış bilgilerin yayılmasında kamunun haber alma hakkı bulunduğunun kabul edilemeyeceğinin (AYM; Enver Kaya (3), B. No: 2020/20482, 6/9/2023, § …), köşe yazılarında kamu yararının ve toplumsal ilginin bulunmadığının, kullanılan söz ve ifadelerin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığının, davalı eser sahibi hakkında davacı ve dava dışı kişilere yönelik hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının düzeltilerek onandığının, Yargıtay (Kapatılan) 18. Ceza Dairesinin belirtilen bu ilamında " ...sanık tarafından kaleme alınan ve 03-04-05-06-07-08/08/2014 tarihlerinde yayımlanan “Arkadaş'ın Babası” isimli yazı dizisi incelendiğinde; sanığın, ceza muhakemesinin tüm evrelerinde geçerli olan suçsuzluk karinesini tamamen göz ardı edip, kişilerin suçlu olup olmayacağına fezleke düzenleyen polisler tarafından değil, yetkili yargı organlarınca karar verilebileceğini nazara almaksızın, gerek ele geçirdiği polis fezlekesindeki yazıları tartışmasız bir gerçekmiş gibi sunarak gerek ilave yorumlarda bulunarak, yazı dizisinde isimlerini açıklayıp hedef gösterdiği katılanları yasa dışı tutum ve davranışlarda bulunan suç örgütünün lideri ve üyeleri olarak tanıtmak, oluşturulan sayfa düzenleri, kullanılan başlıklar ve görüntülerle bu durumu pekiştirip onları lekelemek, 17-25 Aralık 2013 tarihinde yapılan operasyonların ardından gelişen süreci peşin hükümle ele alıp ... kötüniyetle hareket ettiği anlaşılmaktadır." tespitlerine yer verildiğinin, davacının kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin ve olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın taraflar yönünden ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.