Davacı vekili asıl dava ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ... Holding AŞ bünyesinde yer alan Şirketlerin Rusya'da bulunan ... şantiyesinde 04.04.2012-27.11.2014 tarihleri arasında elektrik formeni ve beton santral operatörü olarak aralıksız çalıştırıldığını, davalı Şirketler arasında ticari ve organik bağ bulunduğunu, davacının iş sözleşmesinin haksız ve ihbarsız feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalı…
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, husumet, davanın süresinde açılıp açılmadığı, vekâlet ücretine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bir davada davacı ve davalı olmak üzere daima iki taraf bulunur. Davada taraf olarak gösterilen bu kişilerin gerçekten o dava ile ilgili olup olmadığı ise taraf sıfatı ile ilgilidir. Sıfat, dava konusu subjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka yöneliktir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan davacı sıfatı (aktif husumet), yani davacı olma yetkisi de o hakkın sahibine ait olacaktır. Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise, o hakka uymakla borçlu olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (... Kuru, Medeni Usul El Kitabı, Ankara, 2020, C.I, s. 332). Mahkemenin de taraflar arasındaki dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili tarafından asıl davalılar ... ... Holding AŞ, ... Uluslararası AŞ, IC ... İnş. San. ve Tic. AŞ'ye yöneltilen dava dilekçesinde; davacının davalılara ait Rusya'da bulunan ... şantiyesinde elektrik formeni ve beton santral operatörü sıfatıyla çalıştığı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği ileri sürülerek karşılığı ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsili talep edilmiştir. Devam eden süreçte aynı iddialar ileri sürülerek davalılar ... AŞ ve ... Nükleer AŞ'ye karşı işçilik alacaklarının tahsili talebiyle birleşen dava açılmış ve davaların birleştirilmesi talep edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile delillerin incelenmesinde; davacının 04.04.2012-27.11.2014 tarihleri arasında gerçekleşen çalışma döneminde Rusya'da çalıştığı, davacı ile iş sözleşmesi imzalayan Şirketin birleşen dava davalısı ... Nükleer AŞ olduğu, banka kayıtlarına göre davacıya çalışma süresi boyunca ücret ödemelerinin anılan davalı tarafından yapıldığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamında davacının asıl davanın davalıları ... ... Holding AŞ, ... Uluslararası AŞ, ... İnş. AŞ ile birleşen davanın davalısı ... AŞ tarafından birlikte istihdam edildiğine veya davalıların davacıya karşı sorumluluğunu gerektirir bir başka hukuki ilişkinin varlığına dair delil bulunmamaktadır. Şu hâlde asıl davanın davalıları ... ... Holding AŞ, ... Uluslararası AŞ, IC ... İnş. San. ve Tic. AŞ ile birleşen davanın davalısı ... AŞ hakkında açılan davaların husumetten reddine karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece asıl davanın davalıları ve birleşen davanın davalısı ... AŞ yönünden davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle ret kararı verilmesi hatalıdır. Bununla birlikte davanın husumetten reddine karar verilmesi hâlinde davalılar brahim ... AŞ, ... Uluslararası AŞ, IC ... İnş. San. ve Tic. AŞ, ... AŞ lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yargılama gideri bakımından değerlendirme yapılması gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.