11. Ceza Dairesi 2020/552 E. , 2020/5579 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜM : Mahkumiyet 1-Özel belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesi: Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların…
**11. Ceza Dairesi 2020/552 E. , 2020/5579 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜM : Mahkumiyet 1-Özel belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesi: Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiillerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış; sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, hükümlerin ONANMASINA, 2-Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesi: Sanık hakkında ilk hükümde 10 ay hapis cezası ve 500 TL adli para cezasına hükmedilmesine dair sonuç cezanın kazanılmış hak olduğu dikkate alınmadan kazanılmış hak miktarının 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası olarak uygulaması aleyhe temyiz olmadığından; yine ilk hükümde taksit uygulanmasına rağmen ikinci hükümde uygulanmamış ise de Yargıtay Ceza Kurulu'nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıkladığı üzere, eleştiri konusu yapılan ve sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının, sanık lehine olması nedeniyle bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Dairemizin 23.03.2016 tarih ve 2016/190 esas ve 2016/2607 karar sayılı bozma ilamından önceki 29.05.2014 tarih, 2013/127 esas ve 2014/392 karar sayılı mahkûmiyet hükmünde sanık hakkında TCK’nin 157/1., 62, 52. maddeleri uygulanarak 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezasına hükmedildiği, bu kararın sanık tarafından temyiz edilmesi sonucu kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla; mahkemenin ilk mahkûmiyet hükmünün kazanılmış hak olacağı gözetilerek yapılan uygulamada 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezasının kazanılmış hak uyarınca 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezasına indirilmesi yerine 10 ay hapis ve 4 gün adli para cezasına hükmedilmesi gün ve para cezasının adli para cezasına çevrilmemesi;