Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin bir ticari ilişki sebebiyle,---- tanzim tarihli; -----tanzim tarihli; -------- aldığını,----- müvekkili uhdesinde iken kaybedildiğini beyan ederek---- tanzim tarihli ----- tanzim tarihli; ----- vade tarihli ---- bedelli bonoların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya yüklü miktarda kumaş siparişleri verdiğini ve ödemelerinin büyük bir kısmını peşin olarak bankalar yoluyla yaptığını, bir kısmını ise bir takım çekler ile ödediğini, ancak davalının sipariş edilen malları teslim etmediği gibi müvekkili hakkında haciz işlemi uyguladığını, müvekkilinin haciz ve muhafaza baskısı ve tehditi altında davalının avukatına 4.300 TL nakit ödeme yaptığını ve borca itiraz ettiğini, bu sırada davalı tarafa ... Bank 'a ait 21.11.2015 vadeli 13.400 TL bedelli ... numaralı çek ile aynı bankaya ait 31.11.2015 vadeli 13.400 TL bedelli 0492956 numaralı çeklerin işçiler tarafından verildiğini, müvekkilinin yaklaşık 170.000 TL civarındaki peşin ödemelerine karşılık gönderilen kumaş toplamının sadece 15.776,10 TL kadar olduğunu beyanla söz konusu çeklerin hükümsüz olduğunun karar altına alınmasına, haciz esnasında davalı vekiline ödenen 4.300 TL'nin müvekkiline iadesine, Bakırköy 12. İcra Müd.nün ... E. sayılı icra dosyası ile Bakırköy 8. İcra Müd.nün ... E sayılı dosyaları bakımından gerek asıl alacak toplamı 26.800 TL ile gerekse ferileri için borçlu olmadıklarının tespitine, uygulanan haciz nedeniyle müvekkilinin manevi zarara uğramış olması karşısında 30.000 TL'den az olmamak üzere manevi tazminat ödenmesine ve davalının her iki dosya alacaklarının % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yapmış oldukları ihtiyati haciz sırasında hukuki hakları olan muhafaza işlemlerinin engellenmesi amacı ile taraflarına iki adet çek ve bir miktar nakit ödeme yapacaklarını beyan ederek anlaşmaya vardıklarını, davacı alacaklı vekilinin haciz memurunun önünde çek koçanını getirerek, iki adet çek yaprağını 20.11.2015 keşide tarihli 13.400 TL bedelli ve 31.11.2015 keşide tarihli ve 13.400 TL bedeli olarak doldurduğunu ancak nakit paranın gelmesi beklendiği için taraflarına teslim edilmediğini, çek yaprakları kendi zilyetliğinde iken defalarca odasına girip çıktığını, nakit para geldikten sonra davacıdan çek yaprakları ve 4.300 TL nakit paranın bizzat tarafınca davacının kendisinden teslim alındığını, ancak söz konusu çekler daha sonra bankaya ibraz edildiğinde iş bu çeklerdeki imzaların davacıya ait olmadığından bahisle müvekkiline ödeme yapılmadığını, davacının dava konusu olan çeklerden 30.06.2015 keşide tarihli 16.800 TL bedelli çeki ise kendisinden önceki ciranta olan ...'dan ödemesini aldığı halde aynı çeki kullanmaya devam ettiğini ve müvekkiline ciro edip karşılığında mal aldığını, Bakırköy 8. İcra Müd.'nün ... E sayılı icra takibine konu ettikleri 27.07.2015 keşide tarihli, 10.000 TL bedelli ve ... numaralı çekin davacının amcası ...'ın imzası ile yapılmış olsa da karşılığında verilen çek ile hukuki anlamda ...'a karşı bir işlem yapılmadığını, davacı aleyhine alınmış bulunan ihtiyati haciz kararının hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini beyanla davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; ''Somut olayda Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibine konu olan ...Bankası Keşan Şubesine ait keşidecisi ... olan 8010809 çek numaralı 31.06.2015 tarihli 16.800,00 TL bedelli çek ile Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün...e sayılı takibine konu ...bank Kırıkkale Şubesine ait ... çek numaralı 25.08.2015 tarihli 10.000 TL bedelli çeklerin davacı tarafından ciro edilmesi sonucu davalıya verildiği, davalının çeklerin yetkili hamili konumunda olup çek bedellerin tahsili için yukarıda yazılı icra takiplerini başlattığı tartışmasızdır. Davamıza konu olan icra takibine konu çekler her ne kadar davalı defterlerinde kayıtlı değil ise de, davalının söz konusu çeklerin yetkili hamili olduğu ve davacının da ciranta konumunda olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu sabittir. Davacı, dava konusu çekleri kendi ticari defterlerine kaydetmiştir. Davacı defterlerindeki kayda göre davacının davalıya dava konusu çekler de dahil olmak üzere 2014 ve 2015 yıllarında 98.830,00 TL tutarında ödeme yaptığı, karşılığında davalıdan 2.500,00 TL nakit tahsil ettiği ve 15.776,00 TL'lik mal aldığı, söz konusu tahsilatın ve mal alımının 98.83000 TL'den tenzili sonucu davacının davalıdan 80.553,90 TL alacaklı durumda bulunduğu, dolayısıyla takip konusu çekler karşılığı davalının davacıya herhangi bir mal veya hizmet satışının bulunmadığı, bu nedenle davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşılmakla anılan çeklerle ilgili davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ancak davacı dava dilekçesinde takip konusu asıl alacak ve ferileri itibariyle menfi tespit talep etmiş ise de, davasını her iki takibe konu asıl alacağa ilişkin çek bedelleri olan 16.800,00 TL + 10.000,00 TL = 26.800,00 TL üzerinden açtığından dava ve kötü niyet tazminatı bu miktar üzerinden kabul edilmiştir. Davalı, takip konusu çekler karşılığı davacıya mal teslim etmediği halde davacı hakkında takip başlattığından söz konusu takiplerde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmakla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, davalının kötü niyet tazminat talebinin ise koşulları bulunmadığından reddine'' karar verilmiştir.